• $8,2788
  • €10,0856
  • 488.528
  • 1460.9
15 Mart 2015 Pazar

Saçmalardan seçmeler…

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Abdullah Gül, sonunda açıklama yapmak zorunda kaldı, “Aktif siyasette yokum” mesajını verdi.

Var mıydı ki? Tabii ki yoktu ama ittiriliyordu. Hem de Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi kendisi için “Çankaya Köşkü’ne çıkamaz” diyen çevreler tarafından keşfedilmişti. Onlar tarafından ittirilip duruyordu.
Neymiş? Ahmet Davutoğlu kendisinden beklenen performansı gösterememiş, Abdullah Gül, AK Parti için bir kurtuluş demekmiş, Başbakan olması için de siyasete girip milletvekili sıfatını kazanması gerekiyormuş, vesaire vesaire…
Saçmaydı, saçma olmasına da, “ya tutarsa” düşüncesiyle zorlanıp duruyordu…
Tutmadı!
* * *
Aynı yorumu Hakan Fidan için de yapmışlardı. Söylenenlere bakılırsa, o da Başbakan adayıydı. Seçilecek ve daha sonra düzenlenecek operasyonlarla Ahmet Davutoğlu’nun yerine oturacaktı!
Bunu bile söylediler. Hem de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıktan “yanlış oldu” demesine rağmen söylediler.
Ne oldu? Hakan Fidan MİT’e geri döndü. Ama bütün bunları söyleyenler yine televizyondalar. “Yorumcu” sıfatıyla, Türkiye’deki olan bitenlerle ilgili ahkâm kesmeye devam ediyorlar…
Üstelik, hâlâ dinleyenler, ciddiye alanlar ve “Aaaa bak neler söylüyor” diyenler bile var.
* * *
Fuat Avni denilen bir adamın Twittleri ile yatıp, O’nun twittleri ile kalkanların olduğu bir ülkede yaşadıklarımız çok normal.
Ne demişti Fuat Avni? Yazdıklarına bakılırsa, CHP’nin kapatılması için kumpaslar düzenleniyordu.
Kılıçdaroğlu, hemen üzerine atladı, “Biliyoruz” dedi:
-MİT içinde bir kanat CHP’ye kumpas kuruyor.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Öyle mi?” diyerek hemen karşı atağa geçti:
-Gelin o zaman destek verin. Siyasi partilerin kapatılması için gerekli anayasa değişikliğini hemen yapalım.
Kılıçdaroğlu çark etti.
MHP devreye girdi:
-Aslında AK Parti kapanacak. AK Parti, bu anayasa değişikliğini kendisini kurtarmak için getirdi!
Buna bile “Bak işin içinde neler varmış neler” diyenler çıktı.
* * *
Elde böyle destekçiler ve malzemeler olunca, Fethullah Gülen de Pensilvanya’dan atışa geçti. Dedi ki:
-Bazı kimseleri vesayeti altına alan, kapı kulu gibi kullananlar, yiğitçe halkın karşısına çıkıp itiraf ve tövbeler etmeli.
Der mi, der!..
Şaka gibi ama Türkiye öyle bir hale geldi ki!... Fethullah Gülen de kalkar, bunları söyler. Hem de ağzından çıkanlar ve yaptıkları sorgulanamaz bir cemaat lideri olarak der. İnsanların “kapı kulu gibi kullanılmasından” bahseder.
Nasıl olsa “Yahu sen ne diyorsun” diyen yok. Dese de kendisini sorgulaması mümkün olmayan bir cemaat yapısı arkasında.
* * *
Bu arada, Haşim Kılıç’a, milletvekilliğine aday olup olmayacağını sormuşlar. O da hadlerini bildirmiş. “Siyasete devam ediyoruz, her yerde de devam edeceğiz” cevabını vermiş.
Doğru söylemiş. Ne diyorduk biz Anayasa Mahkemesi’nin başındayken? Siyaset yaptığını söylüyorduk.
O zamanlar kızıyordu ama demek ki itiraf etme zamanı gelmiş!
* * *
Baktım, bizde bütün bunlar olurken, Harvard Üniversitesi Nieman Vakfı, Hasan Cemal’e, Gazetecilikte Vicdan ve Dürüstlük Ödülü vermiş. O da “Gazeteci, sesini çıkarmayan insanların sesi olmaktır” demiş.
Yıllardır bu meslekteyim, Hasan Cemal’den gazetecilik ve basın çalışanları adına bir ses duymadım. Ama Amerikalıların verdiği sese benzer çok ses çıkardığına şahit oldum.
Yakışır bu ödül, Türkiye’nin son günlerde verdiği fotoğrafa çok yakışır!

<p>Mescid-i Aksa'yı savaş alanına çeviren İşgalci İsrail'in Filistin halkına yaptığı zulüm tüm dünya

Mescid-i Aksa'da 'Erdoğan' sloganları

Süper Lig'in yeni takımı GZT Giresunspor, coşkuyla karşılandı

Galatasaray, Yukatel Denizlispor maçı için şehre geldi

Deniz salyasından gübre, tarım ilacı ve temizlik malzemesi yapacaklar