• $13,4611
  • €15,2484
  • 796.962
  • 1910.29
12 Ocak 2017 Perşembe

Rezilliğe bakın, bir de vekil olacak

Yıllardır o çatı altında gazetecilik yaptık. Biz Meclis’te neler gördük, neler… Yaşadığımız garipliklerin haddi hesabı yok. Ancak, bugün olan biten bir başka. Seviye öylesine düştü ki, artık yerlerde sürünüyor.

Bazen utanıyorum açıkçası.

Öyle olaylar yaşıyoruz ki, en hafif ifadeyle vekillerimiz doğru söylemiyorlar. Gözünün içine baka baka vatandaşı yanıltıyorlar. Yasama faaliyeti yapmak yerine algı operasyonları yürütüyorlar. Örnek mi istiyorsunuz, mesela CHP sözcüleri çıkıp, “Anayasa değişirse Cumhurbaşkanı Meclis’i feshedebilecek” diyorlar:

-Bu yetki Atatürk’e bile verilmedi.

Oysa, mevcut anayasada da var bu yetki. Açın Anayasa’nın 104. Maddesi’ne bakın. Cumhurbaşkanı’nın yasama faaliyetleriyle ilgili yetkileri arasında “TBMM seçimlerinin yenilenmesine karar vermek” de var.

Bazı hukukçular, bunu “Meclis’i fesih yetkisi” olarak değerlendiriyorlar. Mevcut anayasaya göre, Cumhurbaşkanı, Meclis seçimlerinin yenilenmesine karar verebiliyor ama kendisi seçime gitmiyor.

Bu anayasa değişikliği kabul edilirse eğer…

Cumhurbaşkanı, TBMM’de seçimin yenilenmesine karar verirse, kendisinin görevine de son vermiş sayılıyor. Hem Cumhurbaşkanlığı, hem de TBMM seçimleri için halkın önüne yeniden sandık koyuluyor.

Demek ki…

Söylenenler doğru değil. Bir kaşık suda fırtına çıkarılmaya, halkın kafası bulandırılmaya çalışılıyor.

***

Şimdi gelelim, anayasa değişikliği görüşmeleri sırasında bir bayan milletvekilinin sergilediği akılalmaz tavra…

Görülmedi böyle bir şey TBMM tarihinde!

Hiçbir dönemde bir bayan milletvekili ortaya çıkıp, kendisine oy verenlerin ve bütün bir milletin gözünün içine baka baka bu tür sözler sarf etmedi.

CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan, önüne mikrofonu alıp, Genel Kurul’da aynen şu ifadeleri kullandı:

-3 erkek AKP’li vekil, eğer birlikte oy kullanmıyorsanız ve “vallahi anayasayı ihlal etmiyorduk” diyorsanız, 3 erkek bir kabinde ne yapıyordunuz? 3 AKP’li erkek vekilin bir kabinde birlikte ne yaptığını milletimizin bilmeye hakkı var.

Bunlar kabul edilebilirliği olmayan çok çirkin sözler. Buna rağmen, TBMM’de protesto edilmedi, alkışlandı biliyor musunuz?

Allah’tan karşı taraf aynı seviyeye inip, cinsellik taşıyan ve o bayan milletvekilini hedef alan ifadeler kullanmadı da kapandı gitti.

Şimdi, “Muhalefet yanlış gördüğü tavırları eleştiremez mi?” diyebilirsiniz. Eleştirebilir tabii, hem de son derece ağır ifadeler bile kullanabilir. Ama bu tür cinsellik ifade eden ve belden aşağı ifadeler kabul edilemez. Olmaz, olamaz, hiçbir şekilde mazur görülemez.

Yakışmaz o Gazi Meclis’in taşıdığı değer ve atmosfere. Altını çizerek tekrar söylüyorum yakışmadı da! Tekrar ediyorum, karşı taraf da aynı seviyeye inse ve aynı üslubu kullansaydı, yaşayacağımız rezalet Türkiye Cumhuriyeti sınırlarını bile aşardı.

Sizi bilmem ama benim midem kalktı açıkçası.

***

Dün, Kamu Denetçiliği Kurumu Baş Denetçisi (Ombudsman) Şeref Malkoç’la birlikte kahvaltıdaydık.

“Biz halkın avukatıyız” dedi.

Kurumun henüz arzu edilen seviyeye gelmediğinin altını çizerek, önümüzdeki dönem hedeflerini açıkladı:

1) Toplumda hak arama kültürünü yaygınlaştırmak gerekiyor.

2) İdarenin hizmet kalite ve standardını yükseltmek hedefleniyor.

3) Kamuda görev yapanlara yol göstererek, insan haklarına saygı ve hukukun üstünlüğünü perçinleyip, şeffaflığı yaygınlaştırmaya çalışılıyor.

Tabii bu hedeflere ulaşmak için önce kurumun tanınması gerekir. Malkoç’un verdiği bilgiye göre, sadece halkın dörtte biri böyle bir kurumun varlığından haberdar. “Kamu Denetçiliği Kurumu ne iş yapar?” diye sorulduğunda ise, vatandaşın ancak yüzde 10’luk bir bölümü cevap verebiliyor. O da yeterli bir cevap değil.

Aslında bu “ombudsmanlık”, bizden Batı’ya giden, daha sonra Avrupa Müktesebatı ile tekrar geri gelen bir kurum.

Anadolu’nun pek çok yerinde kanaat önderleri tarafından zaten öyle ya da böyle ombudsmanlık görevi yürütülüyor. Bu yüzden halka iyi tanıtılırsa çok daha etkili olacağı kesin.

<p>İstanbul Ticaret Üniversitesi Ulaştırma Sistemleri Uzmanı  Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı araç içinde

Yolda kalan sürücüler araç içinde ne yapmalı?

Hurdalıktan alınan arabanın muhteşem değişimi

Sırları çözülemeyen birbirinden ilginç fotoğraflar! Gerçek oldukları iddia ediliyor

Kendisi küçük etkisi çok büyük! Kansere savaş açıyor