• $8,3074
  • €10,0757
  • 487.897
  • 1444.87
22 Nisan 2021 Perşembe

Rezil siyaset

Kirleterek, çarpıtarak, saptırarak hedefe ulaşmaya çalışıyorlar. Doğrularla yanlışları alt-üst ederek, karartma uygulayarak sonuç almaya çalışıyorlar.

İftira, yalan, tehdit, şantaj en çok kullandıkları araçlar. Hiçbir kutsalları yok. Rezil bir görüntü veriyor, bunun da adına "siyaset" diyorlar.

Geçmişte, bundan 60 küsur yıl önce insanların hayatına mal oldu bu anlayış. Bir Başbakan ve iki bakan astırdı. Bugün de o günlere dönüş özlemi içindeler. Üstelik, bunu da hiç utanmadan ve sıkılmadan dile getiriyorlar.

CHP'nin Grup Başkanvekili Engin Altay, katıldığı bir televizyon programında bakın neler söyledi...

Önce, insanların demokratik haklara kavuşmaları için atılan adımları kirletmeye çalıştı. "Rahmetli Menderes de bir dönem bu dinci odaklara pek yüz vermişti, taviz vermişti" dedi.

Ardından şunu söyledi:

"Onlar da o kadar ileri gitmişlerdi ki, Menderes'ten aldıkları güç ve yüzle..."

Lafa bakın! Dini vecibeleri yerine getirmenin önündeki engellerin kaldırılması haricinde ne aldılar? Ne kadar ileri gittiler?

Engin Altay bunları söylemedi tabii, sadece kirletti. Çünkü yok öyle bir şey!

Sonra da "Umarım Erdoğan'ın sonu benzemesin Menderes'e" sözcükleri döküldü dudaklarından.

Ne anlama geliyor bu ifadeler? Düpedüz tehdit! Hele hele bütün işi Erdoğan'la uğraşmak olan Engin Altay'ın ağzından çıkıyorsa eğer, katmerli tehdit!

Doğaldır ki karşılığı gelir. Nitekim geldi de: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Tarih fukarası, cahil" cevabını verdi:

"Demokrasiye, millete inanmayan, hâlâ darbeyi iktidar aracı olarak gören zavallılar. Menderes'in sonunu Erdoğan'a yakıştırmak! Vallahi sizi 15 Temmuz'dan beter yaparız."

Süleyman Soylu, az bile söyledi. Millet adına konuştu, yakın tarihten bir örnek gösterdi. Demokrasiye karşı asker kartını kullananlara gereken cevabı verdi. Ama, CHP ve destekçisi mahfiller ayağa kalktı. Cumhuriyet Gazetesi, hemen başlığı attı:

"Soylu, CHP'yi tehdit etti."

İşte dikkati çekmek istediğim rezil ve çirkin siyaset bu! Çarpıt çarpıtabildiğin kadar, kirlet kirletebildiğince!

Görülüyor işte:

Türkiye'de öyle bir güruh oluştu ki, hiçbir değer tanımıyor. Hepsi Erdoğan düşmanlığı ile yanıp tutuşuyorlar. Bunların tamamı Erdoğan karşıtlığı yüzünden bütün kutsalları ayaklar altına almaya hazır.

Yobaz bunlar; lafa geldi mi mangalda kül bırakmıyorlar, ama 60 yıl öncesinin hayalleri peşindeler. Çirkin bir şekilde Erdoğan'a Menderes'in sonunu yakıştırıyorlar!

Doğal olarak suç duyurusunda bulunuldu söyledikleri ile ilgili. Çünkü, gerçekten suç, üstelik büyük ve ciddi bir suç. Darbeden bahsediyor, bu ülkenin Cumhurbaşkanı için idamı çağrıştıracak ifadeler kullanıyor.

Her zaman olduğu gibi "ifade özgürlüğü" diye bağırırlar şimdi...

Ne özgürlüğü, ne ifadesi? Demokratik bir ülkede demokrasi karşıtlığı yapmak, idamın kaldırıldığı Türkiye'de siyasetçilere darağacını hatırlatan açıklamalarda bulunmak özgürlükle açıklanabilir mi?

Bu yapılanlar, bu söylenenler, en hafifinden yobazlıktır, barbarlıktır, demokrasi düşmanlığı, bağnazlık ve vicdansızlıktır. Eğer "siyaset" denilecekse de rezil bir siyasettir!

<p>Meteoroloji'nin son verilerine göre hafta ortasında hava sıcaklıkları yükselecek ve yağışlı hava

Ramazan Bayramı'nda hava durumu nasıl olacak?

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı