• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
19 Mayıs 2014 Pazartesi

Paranoyak çapulcular

Günlerdir yaşadıklarımız “pes” dedirtecek cinsten. Akıl alır gibi değil! Söylentinin, yalanın, iftiranın bini bir para. İnanılmaz iddialar, şaşırtıcı bir şekilde havada uçuşup duruyor…
Üstelik mebzul miktarda müşterisi de var.
Tıpkı Gezi Olayları sırasında olduğu gibi!
Mesela sosyal medyada “Ölü sayısı açıklanandan fazla” diye ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Hem insanları tahrik ediyor, hem de aklımız ve beynimizle alay ediyorlar.
Sanki “var” diye iddia ettikleri ölüler ağaç kovuğundan çıkmış. Hiç birinin ailesi ve arayanı yok. Bir Allah’ın kulu “Benim içeride yakınım var” demiyor. Ama bunlar ısrarlı bir şekilde atışa devam ediyor:
“Ölü sayısı saklanıyor.”
İçlerinde biraz beyin sahibi olanlar da bu iddiayı “onlar Suriyeli işçiler” gerekçesiyle millete yedirmeye çalışıyor:
“Üzerlerine beton dökülüp madene gömülecekler.”
Ailelerinin bile cesetleri teşhiste zorlandığı ve bazı cesetlerin kimliklerinin DNA testiyle belirlendiği bir ortamda, maden içinde “Suriyeli-Suriyeli değil” ayrımının yapılabileceğine milletin inanmasını bekliyorlar!
Bitmiyor, daha da ileri gidiyorlar…
Mülki amirler kargaşa çıkarmak amacıyla şehre girmek isteyenleri engellemek için kararlar alıyor. Onlar, hemen “İşte gördünüz mü?” diye atlıyorlar:
-Biz demiştik. İnsanları ve kameraları uzaklaştırıyorlar. Çünkü madenden gizli saklı ceset çıkaracaklar.
Tam bir çapulcu paranoyası!..
Ortada yadırganacak bir durum yok. Biz millet olarak Gezi Olayları sırasında da aynısını yaşamıştık. O zaman da akılalmaz iddia ve yalanın bini bir paraydı.
***
Sıraya girdiler; hepsi Soma’ya koşuyor…
Madende hayatını kaybeden işçi yakınlarının yaralarına mehlem mi olacaklar? Ceplerine koydukları üç-beş kuruşu mu dağıtacaklar? Mezarların başına gidip bir Yasin ya da Fatiha mı okuyacaklar?
Tabii ki değil.
Yayımlanan fotoğraflardan görüyoruz. Sırtlarında “çapulcu” yazılı tişörtlerle mezarlıklarda dolaşıyorlar. Meydanlarda toplanıp Hükümet aleyhine sloganlar atıyorlar. Halkın arasına girip dedikodu üretiyorlar. Gönlü yaralı insanları tahrik etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Kendilerine “madenci yakını” süsü verip yabancı televizyonların uzattığı mikrofonlara kin kusuyorlar.
Sakın ola bunların ölen 301 madenci için oraya gittiklerini iddia eden çıkmasın. Yine milletin feraseti ile alay edilmesin. Kendileri demediler mi, “Ölen işçilerin bu sona müstahak olduklarını” söylemediler mi? Sosyal medyada halen “Onlar Hükümet’e destek verdiler, sonlarını kendileri hazırladılar” yazıları yazılmıyor mu?
Hikâye anlatılmasın kimseye!
***
Günlerdir olan biteni izliyorum. Acıdan ve üzüntüden çok, başka duygularla karşılaşıyorum. Acı yok, ama alabildiğine kin ve nefret var.
Bu kin benliklerini öylesine sarmış ki… Hedefe yerleştirdikleri “düşmanlarına” zarar verebilmek uğruna; insanlıktan bile istifa etmiş durumdalar. Aksi halde, “Ölenler bu sona müstahaktılar” denilebilir mi?
Ama görüyorsunuz ki diyorlar, bunu söyleyebiliyorlar…
Hırsları ve kinleri, aklın da insani değerlerin de önüne geçmiş durumda!
***
İlginçtir, çözmekte zorlandığım garip bir nokta daha var. Maden sahibi ve avanesi basın toplantısı düzenliyor. Karşımıza geçip inanılması güç açıklamalar yapıyor. Hepimizi kör ve sersem yerine koyuyor.
Bunların umurunda bile değil.
Görmüyorlar, duymuyorlar. Hiçbir tepki göstermiyorlar. Hatta sorumlu bakanlarla da çok fazla ilgili değiller. Onlar kafalarına Başbakan Erdoğan’ı takmış durumdalar. Erdoğan adıyla yatıp Erdoğan adıyla kalkıyorlar. Onlara göre bu ülkedeki her türlü olumsuzluğun tek sorumlusu Başbakan!
Bu ne derin bir kindir? Böyle bir kinle nasıl yaşıyorlar, anlayamıyorum. Istırap olsa gerek!

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

Güvenlik güçleri teröristlere göz açtırmıyor!

Keykubadiye Sarayı'ndaki kazılarda ortaya çıktı! 1220'li yıllarda yapıldı

2021'in en etkili kadınları seçildi! İşte listede yer alan isimler