• $8,2986
  • €10,127
  • 489.139
  • 1444.87
06 Haziran 2014 Cuma

Paralel kâbus

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Her gün yeni bir olay ortaya çıkıyor. Sürekli olarak devleti ele geçirme çabalarına dair yeni bilgi ve belgelerle karşı karşıya kalıyoruz. Üstelik bunların çoğu da inanılmaz ve akılalmaz cinsten!
En garip ve çarpıcı olan ise, takındıkları tavır…
“Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış” sözünü haklı çıkarmak için çırpınıyorlar. Her türlü duruma ait savunma ve saldırı planları hazır. Hemen “iftira” diye bağırmaya başlıyorlar:
-Yalan, bizi yok etmek için hazırlanan bir oyun bu!
Hepimizi kör ve sersem yerine koyuyorlar. Milletin hafızası, aklı ve muhakeme yeteneğiyle alay ediyorlar. Söylediklerine bakılırsa, bütün Hükümet üyeleri ve bazı bürokratlar işi gücü bırakmışlar, bunlara yönelik komplolar hazırlamakla uğraşıyorlar!
Oysa yaşananlar hepimizin gözü önünde gerçekleşti. Şimdi, bütün bunları unutmamızı ve hafızalarımızı sıfırlamamızı istiyorlar.
***
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, dün sabah kahvaltısında konuğumuzdu. Paralel Yapı’nın özellikle TÜBİTAK’taki faaliyetleriyle ilgili son derece ürkütücü bilgiler verdi…
Kurumu büyük ölçüde ele geçirmişler. İlgili bakan ve Hükümet’in elini kolunu bağlayan sinsi planlar geliştirmişler. Oyun içinde oyunlar sergilemişler. Devletin önemli sırlarına ulaşmışlar. Yürütülen bütün milli projelerle ilgili bilgileri toplamışlar. Güvenlik kodlarını depolamışlar.
“Hizmet, hizmet” diyorlar da, sormak istiyorum; ne ilgisi var bütün bu yapılanların hizmetle? Gerçekten merak ediyorum, bütün bu bilgileri kime ve neye hizmet etmek için toplamışlar? Devlete mi, millete mi, yoksa başka birtakım çevrelere mi?
Gizlilik olan bütün yerlere sızmışlar. Buna karşılık TÜBİTAK Temel Bilimler Enstitüsü’ne hiç mi hiç itibar etmemişler. Hizmet için en uygun yer olan bu kurumu ciddiye bile almamışlar.
Demek ki…
Proje de, düşünce de, amaç da başka!
***
Şimdi, “Bütün bunlara neden izin verildi?” diyebilirsiniz. Hatta Paralel Yapı bu operasyonları yürütürken, devletin istihbarat kuruluşlarının nerede olduğunu da sorgulayabilirsiniz.
Cevabı basit:
Emniyet İstihbaratını ele geçirmişler. Devlete değil, kendilerine hizmet ettirmişler. Hatta o kadar ileri gitmişler ki, bu kuruma düzmece raporlar hazırlatmışlar. Kendilerinden olmayan bürokratlara her türlü karayı sürmüşler…
Kimine “paraya düşkün” demişler. Kimini, “çarpık ilişkiler içinde olmakla” suçlamışlar. Kimine de bir başka bir kulp takmışlar. Onların önünü kesmişler. Paralel Yapı’ya yakın olan isimleri de pir-ü pak etmişler.
Bunları ben söylemiyorum. Başta Bakan Fikri Işık olmak üzere, pek çok istihbarat bilgisine sahip bakanlar anlatıyorlar. Sırf bu yüzden haksızlığa uğrayan ve canı yanan insanlar feryat ediyorlar.
Onlar ise hep aynı plağı çalıyor:
-İftira!
***
Bu yapıyla ilgili olarak ortaya çıkan veriler son derece ilginç ve düşündürücü. Bakan Fikri Işık diyor ki:
1) Paranın olduğu yerlere sızmışlar.
2) Gücün olduğu yerleri ele geçirmeye çalışmışlar.
3) Devletin gizli bilgilerinin bulunduğu yerleri hedef almışlar.

Çok ilginç! Asıl vatandaşa hizmet edilecek yerlere de sürekli olarak burun kıvırıp, oraları küçük görmüşler.
Bakan Fikri Işık, bu tabloyu “Ajandaları farklıymış” sözleriyle yorumluyor:
-Başlangıçta “Allah rızası” diye yola çıkan bu hareket, giderek bir imparatorluğa dönüşmüş.
Nihai noktada verdiği hüküm ise şu:
-Küresel güç odaklarının hizmetine girmişler.
Paralel Yapı’nın bugün izlediği politika da Bakan Işık’ın haklılığını tescil ediyor!

<p>Sabah namazını Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde yer alan Mescid-i Aksa'da kılan binlerce Filis

İşgalci İsrail gücünü nereden alıyor?

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı