• $8,4732
  • €10,2678
  • 499.153
  • 1441.33
22 Mart 2018 Perşembe

Paket paket PKK’lı

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Yılların getirdiği ciddi bir birikim ve nefret var tabii. Hem de ne nefret! Bugün ise onun patlaması yaşanıyor. Afrin’deki köylüler PKK’lıları yakalıyor, paketliyor, götürüp TSK ya da ÖSO mensuplarına teslim ediyor.

Tabii bu paketlenenler ayak takımı. Önemsenmeyenler ve gözden çıkarılanlar. Onları kullananlar ve işe yarar takımı çoktan kirişi kırıp, tüydüler. Şu sıralar ABD’ye sövmekle meşguller. Belki de hayatlarında ilk olarak doğru bir iş yapıyorlar!

Mesela PKK baronlarından Cemil Bayık, lafını hiç esirgemeden kullanıyor. ABD, Rusya, AB ve BM için “Maskeleri düştü” diyor, verip veriştiriyor…

Başka ne bekliyordu ki? O bölgenin tarihine baksa görecek zaten. “Büyük” dediğimiz devletler, ham hayaller peşinde koşanları kucaklarında gezdirmişler, kullanıp kullanıp atmışlar. Şimdi de kendileri aynı durumda. Afrin ve havalisinde eskimiş, işlevini yitirmiş paçavra muamelesi görüyorlar.

Ortada garipsenecek, yadırganacak bir durum yok. Emperyalistlerle iş tutanların kaçınılmaz sonu ile karşı karşıyalar!

¡ ¡ ¡

Bunların halini görünce aklıma hep Bogos Nubar Paşa geliyor…

Bogos Nubar, Ermeni asıllı bir Osmanlı paşasıydı. Osmanlı Devleti, kendisini paşalık makamına kadar yükseltti. Ancak, O ihanet edip, arkadan hançerlemeye çalıştı. Ekmeğini yediği ülkeye karşı Fransızlarla anlaştı.

Osmanlı’nın “sadık teba” olarak adlandırdığı Ermenileri kışkırttı, silahlandırdı. Bazılarına Fransız üniforması giydirdi. Anadolu’da büyük katliamların altına imza attı.

Çünkü, Fransızlar kendisine bir “Ermeni Devleti” sözü vermişlerdi. Fakat, Anadolu’dan ilk kaçanlar Fransızlar oldu. Ermenileri alabildiğine kullanıp, yüzüstü ortada bıraktılar. Ve Bogos Nubar, Fransızlara o tarihi mektubu yazdı:

“Ermenilere bir devlet sözü verdiniz. Sonra arkanıza bakmadan kaçtınız. Bizi ortada bıraktınız. Tarih sizi affetmeyecek.”

İşte Fransızların Ermeni sevdasının altında büyük ölçüde geçmişin diyetini ödeme psikolojisi yatar. Fransızların geçmişte kullanıp ortada bıraktıkları Ermenilere vicdan borçları vardır. Hep bunu ödemeye çalışırlar.

***

Bugün bakıyoruz, ABD de benzer bir psikoloji içinde. Onlar da PYD ve PKK’ya karşı bir eziklik duyuyorlar.

Bu eşkıyaların sırtlarını sıvazladılar. “Siz aslansınız” deyip, sözler verdiler. Eğittiler ve donattılar. Bize parasıyla satmadıkları silahları onlara bedavaya hediye ettiler. Alabildiğine şişirip, kağıttan bir kaplan haline getirdiler. Ortaya sürdüler.

Sonra…

Sonrası ortada işte: Türkiye tepelerine bindi. Hiçbir şey yapamayıp, seyretmek zorunda kaldılar. Büyük bir çaresizlik içinde verdikleri silahların ÖSO’ya “ganimet” olarak gitmesini bile sineye çektiler.

Cesaretlendirip kullandıkları taşeronların binlercesi öldü. “Nasıl olsa tohumuna para vermedik” düşüncesiyle çok da umursamadılar. Ama bunu da belli etmemeleri gerekiyor. O yüzden zaman zaman homurdanıyorlar. Türkiye’yi hedef alan açıklamalarla, uşaklarını teskin etmeye, ağızlarına bir parmak bal sürmeye çalışıyorlar.

Tarih tekerrür ediyor aslında!

Bu coğrafyada hep aynı oyunlar sahneye konuluyor. İki ana aktör hiçbir zaman değişmiyor: Kullananlar ve kullanılanlar. Geçmişte Bogos Nubar nasıl feryat etmişse, bugün de Cemil Bayık öyle yapıyor.

***

“Büyük” denilen emperyalist devletler hayatiyetlerini devam ettiriyorlar. Biri tutmazsa diğer planı uygulamaya koyuyorlar. Sürekli olarak menfaatleri peşinde koşuyorlar. Taşeron başları açısından da sıkıntı yok. Onlar alışmışlar zaten insan kullanmaya. Yılardır yaptıkları iş bu. Birileri gidiyor, diğerleri geliyor. Cebi dolu patronlar da hiçbir zaman eksik olmadığı için onlar da hayatiyetlerini sürdürüyor.

Olan garibanlara oluyor. Onlar hayatlarını devam ettiremiyor, ölüyorlar. Başkalarını tatmin etmek için can veriyorlar. Ayakta kalanlar, postu deldirmekten kurtulanlar da paket paket toplanıyor.

Ve en önemlisi de…

Asıl bedeli “halk” dediğimiz geniş kitleler ödüyor. “Büyük” dediğimiz devletlerin planları arasında yıllar boyunca emperyalizmin göz diktiği bölgelerde yaşayan masum insanlar eziliyor.

Afrin’de paketlenen PKK’lıların, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim edilmesinin altında da ezilen o masum insanların yükselen “yeter artık” çığlıkları yatıyor.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

Bakan Varank, Ankara Şehir Hastanesi Klinik Araştırmalar Merkezi'ni ziyaret etti

Tüm bildiklerinizi unutun! Seyahat ve deniz yolculuklarını kökten değiştirecek

Filistinli aileler, işgalci İsrail saldırılarından korunmak için okullara sığındı