• $33,1952
  • €36,0226
  • 2551
  • 11156.2
19 Haziran 2024 Çarşamba

Özel klasiği

Kemal Kılıçdaroğlu'nu çok sert eleştirdiğim dönemlerde bile bir sıkıntı yoktu. Meclis'te karşılaştığımızda selamlaşır, hal hatır sorardık. Son derece kibar ve saygılıydı.

"Abi" diye hitap ederdi. Ki bu normaldir, aramızda yaş farkı var. Bu tavrı da aslında kendisini değerli kılardı! Aynı nezaketi ben de kendisine göstermeye çalışırdım.

O siyasetçi, ben de gazeteciyim. Doğaldır kendisini eleştirmem. Ama Özgür Özel bunu doğal bulmayıp rahatsız oldu, açıktan tepki gösterdi. Bu tepkiyi ortaya koyan bir paylaşımının içine de yine "abi" ifadesini koydu. Ben de "Madem abi diyorsun, eleştirilerime kulak var" anlamına gelecek bir cevap verdim.

Aradan birkaç gün geçti...

İsmimi vererek yaptığı bir açıklamada "yargılanacağımı" söyledi. Hatta "işlediğim suçun zaman aşımına girmeyeceği" türünden ifadelerde bulundu. Neydi suçum, bilemedim! Hakkımda bir suç duyurusunda bulunmadığına göre belli ki görüşlerimden ve yazdıklarımdan rahatsız olmuştu.

Çünkü sadece Kılıçdaroğlu'nu değil, kendisini de eleştirmeye başlamıştım!

***

Özgür Özel'in siyaset tarzı bu...

Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı'na adaylığını koyup CHP Grup Toplantısında veda konuşması yaptığı sırada ağlamıştı. Kemal Bey, "Son kez size bu kürsüden bakmak istiyorum" dediğinde gözyaşlarına boğulmuştu.

Sonra ne olduğunu hep birlikte yaşadık...

Ekrem İmamoğlu ile güç birliği yaptı. Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı CHP Genel Başkanlığına adaylığını koydu. Vedasına tahammül edemeyip ağladığı kişiyi koltuğundan etti. İmamoğlu'nun verdiği destekle yerine kendisi oturdu.

Kılıçdaroğlu da "arkadan hançerlendiğini" söyledi.

***

Özgür Bey'in siyaset tarzını bildiğim için "siyasette yumuşama" ya da "normalleşme" denilen sürece adım attığında, konuya temkinli yaklaşmıştım. Onu da burada net bir dille yazmıştım.

Sonra, "normalleşme" dediği süreç, CHP'nin siyasi rant devşirme manevrasına dönüştü. Hem yaptığı ziyaret, hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iade-i ziyareti ardından CHP kanadından gelen açıklamalar, samimi değildi, inciticiydi. Onları da yazdım ve televizyonlarda söyledim.

Zaten Özgür Özel sadece iki gün dayanabildi. Ak Parti, MHP ve BBP'den oluşan Cumhur İttifakı için "Suç ortaklığı" ifadesini kullandı.

Sakın yanlış anlamayın. CHP muhalefettir, elbette eleştirecek. Hatta bu eleştiri sert de olabilir. Orada bir problem yok. Ama "suç ortaklığı" ne demek? Ne biçim ifade bu? Türkiye'yi bir suç örgütü mü yönetiyor?

Eğer öyle düşünüyorsa, niçin Erdoğan'ı ziyarete gitti? Neden CHP'ye geldiğinde kapıda karşıladı? Özgür Özel de suç ortağı mı oldu?

Kendimden örnek verdim, bizzat yaşadığım için biliyorum. Kılıçdaroğlu örneğini önünüze koydum. Özgür Özel tarzı siyaset bu işte! Verdiği görüntüye, o anda içinde bulunulan atmosfere bakmayın. Bir anda tablo değişebilir, her şey alt-üst olabilir.

Bir defa daha öyle oldu zaten!

Demek ki, CHP'nin "normalleşme" dediği şey, sadece bir projeymiş. İçinde samimiyet yokmuş. Başlangıçta ortaya koyduğum ve altını çizdiğim gibi sadece ve sadece siyasi rant elde etmeyi amaçlayan bir manevraymış.

Samimiyet testini geçemedi, sınıfta kaldı Özgür Bey!

<p>Olay Yeni Mahalle'de yaşandı. Edinilen bilgiye göre, vatandaşlar kaldırımda yılanı fark etti. Bun

Elazığ'da kaldırımda yılan paniği

Ticaret Bakanlığı ekipleri İstanbul'da market ve restoranları denetledi

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50'nci yılı! TCG Anadolu Gemisi geçit törenine hazır

Kastamonu'da şaşırtan olay! Söğüt ağacının gövdesinde kiraz ağacı büyüdü