• $9,483
  • €11,0483
  • 542.383
  • 1455.42
13 Ekim 2016 Perşembe

Örtülü savaştır bu

Suriye’de açıktan desteklediği ve silah yardımı yaptığı PYD ile çarpışıyoruz. Musul konusunda ciddi anlayış farklılıklarımız var, çekişiyoruz. Başika ile ilgili olarak da itişip duruyoruz…

Bu örtülü bir savaş!

Sözde “ müttefikimiz” ABD’den bahsediyorum. Irak Başbakanı Haydar El İdadi’nin de arkasında onlar var. İbadi, aslında İran tarafından yönlendiriliyor ama Amerika’nın dümen suyundan da çıkmıyor. Ayrıca, ABD şu günlerde zaten İran’la birlikte hareket ediyor. Yanı başımızda garip bir ittifak doğmuş durumda. Amerika, PKK’nın kulağına fısıldayıp, YBŞ diye bir örgüt kurdurdu. Irak da DAEŞ ile mücadele için İran’ın desteklediği Şii Araplardan Haşdi Şabi adıyla bir örgüt oluşturdu. Sonra bunlar birleştiler. Açık bir ABD, İran ve Irak ittifakı oluştu. Bu ittifak da bir felaket senaryosu üzerinde çalışıyor. Tamamına yakını Sünnilerden oluşan Musul’a Şii-PKK güçleriyle müdahale etmeye hazırlanıyor.

Amaç, Musul’da Türkiye ile Peşmerge’yi devre dışı bırakmak. Şimdi kalkıp, “ABD ile İran ne vakit can-ciğer kuzu sarması oldu?” diyebilirsiniz. Hatta “Garip, İran ile işbirliği içindeki ABD, uyguladığı ambargoyu delmekle suçladığı Rıza Zarrab’ı niye tutukladı?” diye de sorabilirsiniz. Bu yüzden Türkiye’ye yönelen eleştirileri de hatırlatabilirsiniz.

Cevabı yok, ABD bu yapar. Ayrıca, dün dündü, bugün de bugün!

***

İbadi, Türkiye’nin Başika’daki askeri varlığını eleştiriyor. Geri çekilmesini istiyor.

ABD’nin Dışişleri Sözcüsü John Kirby’den de destek geliyor. Kirby, ABD’nin Irak’ın birliğini ve egemenliğini desteklediğini söylüyor. Ülkedeki tüm güçlerin Irak Hükümeti’nin izni ve koordinasyonu ile hareket etmesi gerektiğini belirtiyor.

Şaka gibi değil mi?.. Kirby, topraklarının yüzde 30’unu DAEŞ’e kaptırmış, ülkesinde Kandil gibi büyük terör kamplarının bulunduğu, canı isteyenin bir engel oluşturup yol kestiği Irak’ın egemenliğinden bahsediyor! “Irak’ın izni ve koordinasyonu” gibi garip sözler sarf ediyor! “İbadi, kendi iradesiyle hareket edecek biri değil” diyerek gerçekleri dile getirecek değil elbette. O’nu kendilerinin yönetip yönlendirdiğini söylemesini beklemiyoruz tabi. “Hadi oradan” deyip, geçmek lazım.

***

Apaçık ortada, bugün Irak’ta, Türkiye’nin karşısında üçlü bir koalisyon var: ABD, İran ve onların çizdiği istikametten çıkamayan Irak’taki İbadi yönetimi.

Şimdi, ABD’nin Başika Üssü kurulurken, sesini çıkartmadığı, dolaylı destek verdiği; Irak Merkezi Hükümeti’nin de o dönemde çok mutlu olduğu söyleyebilirsiniz. Hatta o kampı Irak’ın eski Savunma Bakanı Halit el Ubeydi’nin de iki defa ziyaret ettiğini hatırlatabilirsiniz.

Siz, “Ne oldu da bu kadar değiştiler?” sorusunu sormadan söyleyeyim…

1)Türkiye uzun süredir bölgeye ilişkin olarak bağımsız politikalar izliyor. Onların dümen suyuna girmiyor.

2)Yine Türkiye’nin Fırat Kalkanı Operasyonu ile neler yapabildiğini gördüler. Kendi yapamadıklarının başkası tarafından nasıl rahatlıkla gerçekleştirildiği gerçeğiyle karşı karşıya kaldılar.

3)Hepsini Musul endişesi sardı. Türkiye’nin o bölgeyi de rahatlatmasından korktular.

Daha pek çok sebep sayılabilir. Ancak, bu kadarı yeter herhalde.

Eğer Türkiye bölgede etkili olursa…

1)Irak petrolleri ve doğalgazı, Türkiye’ye sorunsuz gelecek.

2)PKK’nın mali kaynakları kesilecek.

3)Mahmur Kampı etkisizleşecek, PKK’ya eleman yetiştirilemeyecek.

4)Bölgeye huzur gelecek.

Belli ki, bunları istemiyorlar. Yanı başımızda bir anda beliren üçlü ittifakın yok başka izahı!

***

Şimdi de 15 Temmuz gecesine dönelim…

O gece Pensilvanya’daki Fetullah Gülen denilen adamın yönlendirdiği darbe girişimi başarılı olsaydı, neler yaşanacaktı? Fırat Kalkanı adı altında bir operasyon gerçekleşmeyecekti.

Türkiye’nin Musul diye bir meselesi olmayacaktı.

PKK terör örgütü içte ve dışta böylesine büyük darbeler yemeyecekti. Suriye’de PYD’nin işine karışan olmayacaktı. Karşılarında, bölgesel gelişmelere müdahale eden ve kendi güvenliğini tehdit eden oluşumlara karşı çıkan değil, “Azıcık aşım, ağrısız başım” diyen bir Türkiye bulunacaktı. Ülkemizi şimdikiler yerine, Irak Başbakanı İbadi gibi tak diye emredilince şak diye yerine getiren tipler yönetecekti.

Şimdi soruyorum, bunca yaşanana “örtülü savaş” adını verirken haksız mıyım? Evet, bu bir savaş! PYD, YPG ve YBŞ gibi PKK’nın türevi oluşumları da dikkate alırsak, zaman zaman sıcak çatışmaların yaşandığı bir savaş.

Kimse kimseyi kandırmasın…

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu