• $8,155
  • €9,7089
  • 457.312
  • 1393.24
04 Şubat 2015 Çarşamba

Örgüt dediğin böyle olur

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Dev-Yol, Dev-Sol, TİKKO, THKP-C, DHKP-C ve diğerleri… Yoktur aslında birbirlerinden farkları. Hepsinin örgüt stratejileri aynıdır…

Bu örgütlerin tamamında sorgusuz teslimiyet ve örgüt disiplini esastır. Tıpkı bugün Paralel Yapı’da olduğu gibi!
Onlarda itaat kültürü vardır. Paralel Yapı’da da biat kültürü! Hem de ne pahasına olursa olsun itaat ve biat!
Öğrencilik dönemimizde mücadele ettik ve yaşadık. 12 Eylül 1980 Darbesi’nin ardından açılan davaları takip ettik. Hepsinin yapılarını iyi biliyoruz. Yasadışı sol örgütlerde tepede oluşturulan kararlar, büyük bir gizlilik içinde aşağılara aktarılır. Bu kararlar sorgulanamaz ve harfiyen yerine getirilir.
Paralel Yapı’da da Pensilvanya’dan aşağılara uzanan bir piramit hâkim. Orada da kararları belli bir otorite alıyor. Bu kararlar gizlilik içinde alt birimlere iletiliyor. Sorgulanmadan yerine getiriliyor.
Silindiği sanılan ve sonradan kurtarılan diyaloglara ait ses kayıtları ortada…
Biri, dönemin Başbakanı Erdoğan’ın Sincan Cezaevi’ne konulmasının planlandığını öğrenince, duruma tepki gösterir gibi oluyor. Diğeri hemen uyarıyor:
-Abi, yukarısı istiyorsa vardır bir hikmet. Sorgulamayı bırak, teslimiyet çizgini aşma! Sorgulamak bize düşer mi hiç?
İşte bu: Geçmişte TİKKO, Dev-Yol ve Dev-Sol gibi örgütlerdeki zihniyet neyse, bugün Paralel’deki de o!
* * *
Söz konusu yasadışı bir örgüt olunca, cezaevine düşmek de peşinen göze alınıyor demektir.
İşte, bu yüzden o örgütler tarafından cezaevleri hep kutsanır!
Hem geçmişte, hem de bugün herhangi bir yasa dışı sol örgüt militanı cezaevine düşerse, statü kazanır. Yüceltilir, hatta hakkında destanımsı yazılar yazılır.
Bugün de aynı filmi seyrediyoruz…
Cezaevine doğru yol alan Paralel Yapı mensuplarının kimi slogan atıyor, kimi göğsünden bayrak çıkarıp sallıyor…
Bu yapının medya ayağı da onları yücelttikçe yüceltiyor. Avukatlarına ve yakınlarına mikrofonlar uzatılıyor. Onlar da gururla açıklamalar yapıyor:
-Kendisini ziyaret ettim. Dimdik ayaktaydı. Ben moral vermek için cezaevine gittim ama ondan moral alıp döndüm.
Tam bir örgüt klasiği!
* * *
Yasadışı örgütlerde ajitasyon faaliyeti de eksik olmaz…
Geçmişte sağa sola saldırırlar, elde silah ortalığı kana bularlar, ama “faşistler saldırıyor” diye feryat etmeyi elden bırakmazlardı. Hatta bu psikolojik saldırı faaliyetleri sırasında sınır ve hudut tanınmazdı. Amaç, kitlelerin kafasını bulandırmaktı.
Peki bugün ne yapılıyor?
Aynısı! Belli başlı medya organlarında alabildiğine bir ajitasyon faaliyeti yürütülüyor. İnsanların zihinlerinde ve duygu dünyalarında sarsıntı yaratılmaya çalışılıyor. Duygu sömürüsünün her türünden örnekler veriliyor.
Ajitasyon faaliyeti, yasadışı örgütlü yapıların olmazsa olmazlarından biridir. Oralarda saldırı da ricat da tek merkezden yönlendirilir.
* * *
Yazık, geçmişte bu yapının içinde bulunan Hüseyin Gülerce de saf saf değerlendirmeler yapıyor. Parel Yapı’nın insanları harcadığını ve intihara sürüklediğini belirtiyor. Örgütün başına çağrılar gönderiyor:
-Yakasını bırakın bu insanların…
Farkında değil herhalde, bu tür yapılarda “insan” dediğin “Bir ölüp, bin dirilen” bir varlıktır!
Kararan, kaybolan hayatlara “intihar” denilmez oralarda. Kullanılan bu insanlar, solda “Halk Kahramanı” olurlar! Paralel Yapı gibi örgütler içinde iseler, onlara da Cennet’in yolu açılır.
Yasadışı çetelerde insanın değerinden bahsedilemez. Sadece ne olduğu belirsiz “dava”nın önemi vardır. “Dava”yı temsil eden tepedekilerin korunması için attakilerin zayiat vermesi gerekir.
İşte “örgüt” denilen yapı böyledir! Yıkılmazsa yıkar. Çökertilmezse çökertir. Kendi militanı da istisna değildir.

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü