• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
15 Kasım 2015 Pazar

“Ohh” demeyeceğiz elbette

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Fransız düşünür, yazar ve şair Victor Hugo, yaklaşık 150 yıl önce teşhisi koyup o ünlü sözleri söylemişti:

“Paris’te bir adam öldürülürse, bu bir cinayettir. Doğu’da elli bin insan boğazlanırsa, bu sadece bir meseledir!”
O günden bu yana farklı bir tavır sergilemedi Fransa. Victor Hugo ne dediyse öyle davrandı. Doğu’da insanların boğazlanmasına seyirci kaldığı gibi, çoğu zaman da destekledi. Pek çok terör örgütünü korudu, kolladı, teşvik etti.
Mesela ASALA terör örgütü…
Fransa’nın desteğini hep arkasında buldu. Bu örgüt, 1975’ten 1980’lerin ikinci yarısına kadar 21 Batı ülkesinde 110 terör olayı gerçekleştirdi. 42 Türk diplomatını katletti. Pek çoğunu yaraladı.
Nihayet 15 Temmuz 1983’te Fransa’da kanlı Orly saldırısını gerçekleştirdi. Havaalanında THY bürosunun önüne koyduğu bombanın patlaması sonucu 8 kişi öldü, 55 kişi yaralandı.
Gördüler ki, terör kendilerini de vuruyor…
Fransızlar, ASALA’ya verdikleri destek konusunda biraz daha dikkatli davranmaya başladılar. Yine de ciddi bir zihniyet değişikliğine gitmediler. Orly’deki o patlamayı gerçekleştiren Suriyeli Ermeni terörist sadece 30 ay ceza aldı.
Evet, 8 cana karşı 30 ay!
* * *
Bundan birkaç gün önce Zübeyir Aydar, Fransız Ulusal Parlamentosu’nda konuşma yapıyordu. Fransız parlamenterler de alkışlıyorlardı.
Kim bu Zübeyir Aydar?...
Kanlı bir terör örgütü olan PKK’nın Avrupa yapılanmasının başındaki isim. Türkiye tarafından yıllardır aranıyor. Başına da 4 milyon lira ödül konulmuş durumda.
Bilmiyor mu Fransa bunu? Biliyor elbette. Bilmesine rağmen bu teröristi parlamentosunda ağırlayabiliyor. Tıpkı diğer PKK’lı ve DHKP-C’li teröristlere olduğu gibi kol-kanat geriyor.
Bugün Suriye’de yaptığı da çok farklı değil. DAEŞ yapılanmasına karşı, bir başka terörist grup olan PYD ile birlikte hareket ediyor. Terörü, başka teröristleri kullanarak etkisiz hale getirmeye çalışıyor. Tıpkı, diğer Avrupa ülkeleri gibi!
Yetmiyor, Türkiye’nin terörle mücadelesine tepki açıklamaları yapıp “takoz” rolü oynamaya da devam ediyor.
* * *
Fransa ayakta. Büyük bir panik yaşıyor. Gazeteler, “katliam”, “savaş”, “Paris’te korku” başlıkları atıyor.
Şimdi, Türkiye’de neyi eleştirmişlerse onu yapıyorlar. Olağanüstü hal ilan ettiler. Silahlı Kuvvetler’den yardım istediler. Sokağa çıkma yasağı koydular.
Çünkü terörle tanıştılar. Ayrıca zaten bize “kabahat” olan, onlar için her zaman hak. Avrupa’nın kafası sürekli böyle çalışıyor!
Daha birkaç gün önce AB’nin üst düzey yetkilileri ile yemekteydim. Önemli isimlerden biri, Almanya’nın 1970’li yıllarda yaşadığı terör tecrübesinden bahsetti. “Demokrasi” içinde nasıl bir mücadele verildiğini ballandıra ballandıra anlattı…
İçimden güldüm, nezaketimden sesimi çıkarmadım. Söz ettiği o mücadele, Alman Kızıl Ordu Fraksiyonu olarak adlandırılan Baader Meinhof çetesiyle yapılmıştı. Marksist-Leninist görüşe sahip olan o çete, pek çok Alman sendikacı ve siyaset adamını kaçırıp öldürmüştü.
Sonra yakalandılar…
Ulrike Meinhof, 9 Mayıs 1976’da hücresinde yağlı iple intihar etti. Onu diğerleri izledi. Jan-Carl Raspe, Andreas Baader ve Gudrun Ensslin de 17 Ekim 1977’yi 18’e bağlayan gece cezaevinde öldüler. Onların da intihar ettiği söylendi. Cezaevinde ve silahla!
Hiçbir Batı ülkesi “Nasıl olur, cezaevine bu silahlar nasıl sokulur, farklı cezaevlerindeki bu teröristler, aynı gün aynı şekilde nasıl intihar eder?” diye sormadı.
Sadece defin işlemi sırasında yüzleri maskeli birkaç sempatizan “Ölmediler, öldürüldüler” diye slogan attı.
* * *
Bütün bunlara rağmen, yıllarca Batı’nın yaptığı gibi “Gördünüz mü, oh iyi oldu” demeyeceğim elbette. Ama birkaç noktanın altını çizmeden de edemeyeceğim:
Yaşanan bütün terör olaylarında Batı’nın büyük sorumluluğu var. 1980’li yıllarda Afganistan üzerinden ABD ile Rusya birbirine meydan okumasaydı, ne Taliban ne de El Kaide olacaktı. Batı, bizi dinleyip Irak’ta Maliki’yi frenleseydi, DAEŞ diye bir terör örgütü de ortaya çıkmayacaktı. Onlar olmasaydı, PKK Türkiye’de bu kadar kan dökemeyecekti.
Bilmem anlatabildim mi?

<p>Bedir Acar: </p><p>'Kur'an'da iki yerde geçen ve Hz. Ya'kūb'un ikinci adı veya lakabı olan İ

Vicdan öldüğünde geriye ne kalır?

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi