• $8,513
  • €10,2702
  • 498.973
  • 1441.33
01 Mart 2015 Pazar

Öcalan’ın çağrısı

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Abdullah Öcalan, yeni bir çağrı daha yaptı. PKK’nın önümüzdeki günlerde olağanüstü toplanmasını ve silahlı mücadeleyi bırakma kararı almasını istedi. Türkiye, önemli bir dönemeci daha atlattı…

Süreç bir adım daha ileri gitti.
Öcalan bu çağrıyı neden yaptı? Niçin son dönemde hep “silahlara veda” vurgusunu öne çıkarıyor?
Çünkü silahlı mücadele ile daha fazla yol alınmayacağını çok önceden gördü.
Alman Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) milletvekili Clemens Binninger daha yeni bir değerlendirme yaptı. PKK ideolojisinin “Dünya halklarının barışı düşüncesine aykırı” olduğunu söyledi.
PKK için “Bir terör örgütüdür” dedi:
-DAEŞ’in varlığı, bir başka terör örgütü olan PKK yasağının kaldırılması için gerekçe oluşturmaz.
En önemlisi de…
Almanya’da yaşayan 800 bin Kürt’ün, yüzde 95’inin PKK ile herhangi bir ilişkisinin olmadığını söyledi.
Bunlar sadece bir Alman milletvekilinin tespitleri değil. Aynı bakış Türkiye’de, Kürt vatandaşlarımızın içinde de var.
Ayrıca, bölge halkının ezici çoğunluğu artık çatışma istemiyor.
* * *
PKK, bir ara Kobani çatışmalarıyla Batı’da sempati toplamaya, kendini aklamaya uğraştı. Ama o da olmadı, başaramadı. Barzani ve Peşmerge önünü kesti, Türkiye buna izin vermedi.
Üstelik Amerika örgütün mali yapısına yönelik güçlü adımlar attı. “Terörist” listesinin yanına “uyuşturucu ve insan kaçakçılığı” listesine de dâhil etti.
Demem o ki…
Bu işin böyle gitmeyeceğini Öcalan dâhil, aklı başında herkes gördü. Ayrıca, uzun süreden beri bölge halkından “yeter artık” sinyalleri geliyor:
-Biz bu sürecin devamını ve sonuca ulaştırılmasını istiyoruz.
* * *
Elbette direnenler olacak…
Daha önce de direndiler. Hepimiz biliyoruz ki, HDP’nin içinde de, Kandil’de de, PKK’da da çatışmasızlığa karşı olanlar var.
Şimdi onların kim oldukları daha net ortaya çıkacak!
Örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısını dinler, silahları bırakmak için gerekli adımları atar, kin ve nefret söylemlerinden uzaklaşırsa mesele yok. O durumda zaten Öcalan’ın örgüt üzerindeki hâkimiyeti tescillenecek, iş daha da kolaylaşacak.
Beklenen olmaz, örgüt tersi yönde adımlar atsa da çok dert değil. Öyle bir durumda ayrışmalar ortaya çıkacak. Takke düşecek, kel görünecek. Bölge halkı, kimin nerede durduğunu daha iyi anlamış olacak. Türkiye açısından bu gelişme bile önemli bir kazanım olacak!
Zaten PKK’yı “çözüme” halk zorluyordu…
Süreç nereye doğru evrilirse evrilsin, artık örgüt üzerindeki o baskı daha da yoğunlaşacak. Kandil, PKK, KCK ve HDP iyice sıkışacak. Demem o ki, neresinden bakılırsa bakılsın, Abdullah Öcalan’ın çağrısı son derece önemli.
* * *
Öcalan’ın çağrısı, bölgede son derece olumlu karşılanmış durumda. Yapılan yorumları izliyorum…
“ Otuz küsur yıllık kanlı mücadele sona erdi. Artık, silah bırakma süreci başladı” deniliyor…
“Süreç geri dönülmez bir noktaya geldi dayandı; gemiler yakıldı” değerlendirmelerinde bulunuluyor.
Bölgede “Bahar havasından” bahsediliyor…
Bazıları, Nevruz’da Öcalan’dan daha güçlü açıklamalar bekliyor…
“Türkiye’nin en büyük sorunuydu, artık bitme noktasına geldi” diyenlerin sayısı hiç de az değil.
Büyük hatalar yapılmadığı sürece, ortaya çıkan bu hava çözüm sürecini çok iyi noktalara taşıyabilir. İyi değerlendirmek lazım.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı