• $33,1952
  • €36,0226
  • 2551
  • 11156.2
20 Haziran 2024 Perşembe

O yapar, yakışır…

Mecelle'de bir kural vardır: "Su-i misal emsal olmaz."

Kötü bir örneği alıp, onun üzerinden değerlendirme yapamazsınız. Kendi yaptıklarınızı o kötü örnekle kıyaslayamazsınız. Onun üzerinden bir sonuca varamazsınız. "Madem ki o öyle yapmış, ben de böyle davrandım" diyemezsiniz.

O kötüdür zaten.

Bu tavır, "Ben onu batakhanede görmüştüm" demeye benzer. Öyle diyene de "Senin ne işin vardı orada" diye sorarlar.

Mecelle'de olduğu gibi çağdaş hukuk sistemlerinde de bu böyledir. Kötü misal hiçbir zaman örnek olmaz.

Ama bugün bakıyorum bu tavır toplumsal bir alışkanlık haline geldi. Herkes bir başkasını örnek göstererek kendi yaptıklarına mazeret arıyor. Başkasının yanlışları üzerinden kendine meşruiyet sağlamaya çalışıyor.

***

Siyasette de çokça karşılaşıyoruz bu tavırla:

Adam, uçuk vaatlerle seçmenin karşısına çıkıyor. Aklına ne geliyorsa vaat ediyor. Sonra da seçilip koltuğa oturuyor. Vaatlerinin tamamını unuttuğu gibi, ne söylediyse tersini yapmaya başlıyor...

Hadi sıkıysa eleştirin bakayım! Sağdan soldan devşirilen trol takımı saldırıya geçiyor. "Ama şu şöyle yapmıştı, bu böyle etmişti" türünden garip, anlaşılmaz bir dirençle karşılaşıyorsunuz.

Çoğu bahane, yanlış ve savunma tabi ki bunların. Ama doğru olsa bile ne değişir? Madem o öyle yaptı sen yapma. Madem onlar yanlıştı ve eleştirmiştin, sen niye yapıyorsun?

Maalesef, toplumsal bir hastalık haline geldi bu tavır! Üstelik biraz üzerlerine gidin, "O yapar, ona yakışır" diyen bir güruhla karşı karşıya kalıyorsunuz.

Değer yoksunu, hiçbir kutsalı olmayan müsilaj takımı bunlar!

***

Misal mi istiyorsunuz? Çok var. Size sadece İstanbul ve Ankara'dan iki örnek vereyim: Biri Ekrem İmamoğlu, diğeri de Mansur Yavaş.

Seçilip göreve geldiği günlerde belediye araçlarını bir alana dizerek, "israf" deyip şov yapmıştı Ekrem İmamoğlu. Ama bugün israfın dibine vuruyor. Özel jetlerden aşağı inmiyor. Ne yaparsa yapsın alkışlayan malum kitle de "yaşa, var ol başkan" naraları atıyor...

İki kelime edip eleştirecek olursanız hemen saldırılar başlıyor. Çok gariptir, İmamoğlu'nun şov amaçlı gezileri, Cumhurbaşkanı'nın bu ülkenin hakkını-hukukunu korumak için yaptığı uluslararası toplantılarla kıyaslanıyor. Elma ile armutlar birbirine karıştırılıyor. "O niye gitti" diye naralar yükseliyor dört bir yandan...

Bunlara kalsa, ülkenin kapısına kilit vurup devlet yönetimini tatil etmek gerekecek!

Mansur Yavaş'la ilgili manzara da farklı değil. En ufak bir eleştiride "Melih Gökçek" diye savunmaya geçiyorlar. Bu konuda yalan yanlış zırvalardan başka ortaya koydukları bir şey de yok. Ayrıca doğru olsa bile 7 yıl olmuş Melih Gökçek gideli. Ne koymuş Mansur Yavaş yerine? Hiçbir şey!

Ama karşımızda öyle bir kitle var ki, bu isimler tüy dikseler, elleri patlayana kadar alkışlayacak...

Maalesef manzara bu!

Mesele A ya da B parti, Ali ya da Veli meselesi de değil. Siyasi bağnazlık, hatta yobazlık da diyebiliriz. "Sirke baldan tatlıdır, benim adam her zaman haklıdır" diyen kafalarla karşı karşıyayız. Onlar yapar, onlara a her şey serbest!

Ne yazık ki faturasını da ülke ve millet olarak bizler ödüyoruz.

<p>Esenköy beldesinde kıyıların ve açıklarında çok sıkılıkla görülen yunuslar bu kez drone ile kamer

Yalova'da ortaya çıktılar... Görsel şölen böyle görüntülendi

Ticaret Bakanlığı ekipleri İstanbul'da market ve restoranları denetledi

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50'nci yılı! TCG Anadolu Gemisi geçit törenine hazır

Kastamonu'da şaşırtan olay! Söğüt ağacının gövdesinde kiraz ağacı büyüdü