• $8,3049
  • €10,0853
  • 488.66
  • 1444.87
24 Nisan 2016 Pazar

O unutmuş, ben unutmadım

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz, “tanık” sıfatıyla mahkemeye çıktı. 28 Şubat dönemi ile ilgili ifade verdi. Silahlı Kuvvetler’in o günlerde herhangi bir baskısı olmadığına yönelik sözler söyledi. Buna karşılık, Başbakan Erbakan’ı suçlayıcı ifadeler sarf etti…

Unuttu herhalde…
Hatırlatmak isterim…
28 Şubat öncesi, hükümet kurma çalışmaları ile ilgili olarak kendisiyle görüşmüştüm. İhtimalleri konuşurken Refah Partisi ile bir koalisyonun mümkün olmadığını söylemişti. Dün gibi hatırlıyorum, “Asker, Erbakan’ı istemiyor” demişti.
Yer de Nenehatun Caddesi’ndeki konutuydu. Mesut Yılmaz unutsa da ben o görüşmeyi hiçbir zaman unutmadım. Durum bu olunca, RP ile ANAP koalisyon hükümeti formülü hayata geçirilemedi.
Mesut Yılmaz, askerin o dönemdeki tavrını bir “baskı” olarak görmeyebilir. Hükümeti, askerin düşüncesine göre şekillendirmenin önemli olduğunu da düşünebilir. O yüzden de mahkemede bu tür ifadeler verebilir.
Bu O’nun görüşü…
Ancak, Hükümet kurma görevi verilen kişilere “Ben onu istiyorum” ya da “Şunu istemiyorum” görüşünün iletilmesi, hele hele bunun Silahlı Kuvvetler tarafından yapılması ciddi bir baskıdır!
* * *
O günlerde yaşadıklarım film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor…
13 Mart 1998’de birlikte Tiflis’e gitmiştik. Ancak, kendisine yakın “çekirdek gazeteci” kadrosunda olmadığımız için atlatılmıştık. Türkiye’ye döndüğümüzde, durumu gazeteleri okuyunca anladık.
Yılmaz, o gezide belli medya gruplarından malum gazetecilerle özel bir görüşme yaptı. Onlara pandomim sanatını kullanıp, omuzlardaki apoletleri işaret ederek bir generali tarif etti. O generalin ne kadar etkili olduğunu anlatmaya çalıştı.
İsim vermedi ama o general Çevik Bir olarak gazetelere yansıdı. Daha sonra, yarı sohbet-yarı pandomim olan o görüşme üzerine bir dizi yorum yapıldı. Yapanlar da kendisine yakın hissettiği gazetecilerdi.
Başbakan Yılmaz ise, daha sonra Çevik Bir’in adını vermeden kendisi için “devlet görevlisi” ifadesini kullandı. İşte o ifadeden sonra ben devreye girdim ve yaşadıklarımı hiçbir şekilde unutmam mümkün değil.
* * *
O dönemde Başbakanlar belli periyotlarla basın toplantıları düzenlerlerdi. Yerli-yabancı basın bir salona doldurulur, önce Başbakan genel bir açıklama yapar, sonra soru-cevap faslına geçilirdi.
Yer de genellikle DSİ Toplantı Salonu olurdu.
O gün de DSİ’de Mesut Yılmaz’ın yaptığı açıklamanın ardından soru-cevap bölümüne geçildi. Ben de Başbakan’a bir soru sordum:
-Siz Çevik Bir’den “devlet görevlisi” olarak söz ettiniz. Siz de devletin tepesinde Başbakanlık görevi yapıyorsunuz. Bütün bu yaşananların ardından o devlet görevlisi hakkında bir işlem yapmayı düşünüyor musunuz?
Mesut Yılmaz hiddetlendi…
Bana aynen şu cevabı verdi:
-Ya sen benim söylediklerimi anlamamışsın ya da soru sormayı bilmiyorsun.
Ardından, salonun üst katına doldurulan “şakşakçı ve tezahüratçılar” devreye girdi. Bir alkış tufanı koptu.
Düştüğüm durumu düşünebiliyor musunuz?
Oysa, o günlerde Başbakan’a mutlaka sorulması gereken en önemli soruyu sormuştum! Mesut Yılmaz da bu cevabı uygun görmüştü!
Şimdi hakkını da yememek lazım, daha sonra bana doğru davranmadığının farkına varmış olacak ki, gönlümü almak için devreye girdi. İlk karşılaşmamızda elini omzuma koyup, gülerek “Soru sormayı öğrendin mi?” dedi.
Evet, o dönemde bunlar yaşandı! Bizzat içindeydim. Şahidi de bazılarının öznesi de benim.
* * *
Şimdi sakın yanlış anlaşılmasın, Mesut Yılmaz “doğruları söylemedi” demiyorum. Başka bir noktaya dikkat çekmek istiyorum: Kim bilir, belki kendisi de askerlerle aynı düşünceleri paylaşıyordu. O yüzden de yaşananları “baskı” olarak görmüyordu. Zaten o günlerde izlediği siyaset ve takındığı tavırdan bu belli oluyor!
Ancak, bütün bunlar ve mahkemede söyledikleri gerçeği değiştirmez ki…
28 Şubat post-modern bir darbeydi. Millet de bunu öyle düşünüyor ve onaylamıyor. Eğer millet aksini düşünüyor olsaydı, Mesut Yılmaz bugün siyasete devam ediyor olurdu!

<p>Meteoroloji'nin son verilerine göre hafta ortasında hava sıcaklıkları yükselecek ve yağışlı hava

Ramazan Bayramı'nda hava durumu nasıl olacak?

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı