• $ 5,7245
  • € 6,3381
  • 272.777
  • 102761
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

O gece ansızın...

Bir garip ruh haliyle karşı karşıyayız. Bazıları o televizyon benim, bu televizyon senin gezip, ekranlardan “yapamayız, edemeyiz” diyor. Bazıları da eline kalemi almış, “Türkiye yaptırım filan uygulayamaz” türünden yazılar yazıyor…

Türkiye’nin en yetkili ağızları, “yapacağız” diyor, bunlar “hayır, yapamayız” diye bağırıyor. Ardından, neden ve niçin yapamayacağımıza dair bir sürü gerekçe geliyor.

Onlar inatla “olmaz” demeye devam ededursun, biz yapmaya başladık bile…

İşte, Irak Merkezi Hükümeti’nin çağrısına uyduk, Kuzey Irak’a yapılan bütün uçuşları durdurduk.

Ama bunlar hâlâ aynı yerde. “Yapamayız” demeyi sürdürüyorlar.

Biz de yapmaya devam ediyoruz. Artık Kuzey’i muhatap almayacağız. Irak’ın ham petrol ihracatı için Bağdat’la anlaştık bile. Onların “kapatamazsınız” dedikleri vanaları bir şekilde kapattık.

Bakıyorum da halen aynı yerdeler. Türkiye adım adım yaptırım uyguluyor. Onlar ise “yapamayız, olmaz” demeyi sürdürüyorlar. Belli ki Irak askerleriyle sınırda yaptığımız ortak tatbikatın ne anlama geldiğinin bile farkında değiller.

Bunlar hep böyle…

ABD ile bir meselemiz mi var? Hemen karşı safta yer alıyorlar. Kucağımızda oturup, sakalımızı yolmaya başlıyorlar.

Avrupa ile bir kriz mi ortaya çıktı? Anında onların değirmenine su taşımaya başlıyorlar. Hemen Avrupalı gibi davranıyorlar.

Gün oluyor, terör örgütlerinin avukatlığına bile soyunuyorlar. Gün geliyor, Esad gibi katillerin yanında yer alıyorlar.

Kimliksiz ve son derece kişiliksizler. Ayrıca oldukça ezikler, aşağılık kompleksi bütün benliklerini esir almış.

İçimizde yaşayan yabancılar bunlar. Bakın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Barzani ve ekibine “Böyle giderse aç kalırsınız” mesajını verdi. Bunlar hemen kaleme sarılıp, “Olmadı bu sözler” türünden yazılar yazmaya başladılar.

Adamın elindeki bıçakla şah damarımıza yaptığı hamleleri görmemekte ısrar ediyorlar. Buna karşılık, bizim milli menfaatlerimizi korumak için söylediğimiz sözlere takılıyorlar. Gerçekten hormonlu, bu toprağın insanı değil bunlar!

***

Hele hele yeni türeyen bir grup var ki, onların içine girdikleri tavırlar yenir yutulur gibi değil. Bir anda türeyip, televizyonlarda boy göstermeye başladılar. Sözde iktidara yakın görüntü verip, aynı tavırları sergiliyorlar…

Biri kalkmış, “Sınırları ve vanaları niçin kapatalım ki” diyor:

-Menfaatlerimiz var, para kazanıyoruz biz oradan.

Tam bir “ört ki ölem” durumu. Ortada milli menfaatlerimizi derinden etkileyecek olan bir adım var. Bu ülkenin bakanları “taviz yok” diyorlar. Başbakanı kararlılık vurgusu yapıyor. Cumhurbaşkanı “Ne pahasına olursa olsun böyle bir oluşuma izin vermeyiz” diyor.

Bunlar paradan bahsediyorlar!

Oradan gelecek üç-beş kuruşu ülke menfaatlerinin üzerinde tutuyorlar!

Üstelik bunları da kararlılık vurgusu yapan, kesinlikle taviz verilmeyeceğini söyleyen ve “ne pahasına olursa olsun, gereken adımları atmaktan kaçırmayız” diyenlerin adına söylediklerini iddia eden tavırlar sergiliyorlar.

Sanırsınız bu ülkenin bakanları oyun oynuyor. Başbakanı ve Cumhurbaşkanı’nın sözleri sadece bir kuru gürültüden ibaret. Söylediklerinin hiçbir değeri yok.

Bunlar, birinci gruptakilerden çok daha tehlikeli!

***

Hiç kimsenin kuşkusu olmasın, Türkiye kararlı!..

Devletin en üst noktalarından yapılan açıklamalar da kuru gürültüden ibaret değil!..

İlk adımı attık ve devamını da getireceğiz. Görüyorsunuz işte, Kuzey Irak’a karşı yaptırımlar peş peşe geliyor.

Türkiye, Irak’ın kuzeyinden gelecek olan üç kuruş uğruna milli menfaatlerinden vazgeçecek bir ülke değil. Basit bir oluşumla karşı karşıya da değiliz. Söz konusu olan ülkenin bekası ve milletin birliği!

Ve biz tarihte bu değerler söz konusu olduğunda hep gerekeni yaptık. Çanakkale’de de öyle oldu, Milli Mücadelede de!

O öyle diyormuş, bu şunu söylüyormuş diye bakmadık. En zayıf olduğumuz dönemlerde bile geri adım atmadık. Devletin zirvesinden yapılan açıklamalar ve atılan adımlar gösteriyor ki, bugün de aynı kararlılık içindeyiz.

“Olmaz, yapamayız, edemeyiz” diyenler şunu iyi bilsin ki, devletin en tepesinden yükselen “Bir gece ansızın gelebiliriz” sözleri, durup dururken söylenmiş, kuru gürültüden ibaret laflar değil. Türkiye’nin birliği, bütünlüğü ve milletin refahı gerektirirse, o gece ansızın gelebilir!

<p>Bartın´ın Ulus ilçesinde yaşayan iki üniversite mezunu 41 yaşındaki Tunç Demirkaya, 1996´da lise

Hayalindeki Yaşamı Köyünde Buldu

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Trump'tan 'saldırıya hazırız' mesajı

Yer: Gaziantep... Havadan böyle görüntülendi