• $13,5647
  • €15,3804
  • 790.851
  • 1979.83
28 Aralık 2021 Salı

Ne bağırıyorsunuz?

Bir değil, üç beş değil. İstanbul Belediyesi'nde işe alınanların tam 557'sinin öyle ya da böyle terör örgütleri ile irtibatlı olduğu ortaya çıktı. Üstelik daha 12 bin kişi incelendi. Henüz incelenmeyen 33 bin kişi daha var. Eğer onların da durumu aynıysa eyvah ki ne eyvah! Orantıya vurursak, İBB'de 2 binden fazla terör iltisaklı isim var demektir.

Vahim bir tablo değil mi bu?

İstanbul ve İstanbul'da yaşayan 16 milyon insan için çok ciddi bir tehlike arz etmiyor mu?

Hatta bir milli güvenlik meselesi sayılmaz mı?

Devletin ilgili birimlerinin acilen harekete geçmesi, inceleyip araştırması, gerekli tedbirleri alması gerekmez mi?

İşte İçişleri Bakanlığı da bunu yaptı. Harekete geçti ve iddiaların araştırılması için mülkiye müfettişleri görevlendirdi. Bunu yapmasa görevini ihmal etmiş, suç işlemiş olurdu. İstanbul ve İstanbulluları kaderi ile baş başa bırakmak gibi bir vurdumduymazlığın içine girerdi.

Doğal olarak gerekeni yaptı.

Sen misin bunu yapan. İmamoğlu ve şurekası, CHP ve destekçileri ortalığı ayağa kaldırdılar. "Olmaz, olamaz" yaygaraları çevreyi sardı. Tepkilerle birlikte tehditler de havada uçmaya başladı.

Niye olmaz?..

İmamoğlu layusel mi, dokunulmazlığı mı var? Türkiye Cumhuriyeti'nin kanunları O'nu bağlamaz mı? Dilediği gibi davranıp istediğini yapabilir mi? İstanbul, bu ülkeden ayrılıp bağımsızlığını mı ilan etti? Yoksa birtakım gerçeklerin ortaya çıkması korkusu mu sardı çevreyi?

***

Lafı evirip çevirmenin anlamı yok: Terör bir insanlık suçudur. Teröre destek vermek de bu insanlık suçuna ortak olmaktır. Dünyanın bütün medeni ve demokratik ülkelerinde teröre yaşama hakkı tanınmaz.

Üstelik, bu konuda en çok canı yanan ülkelerden biriyiz biz. Binlerce masum insanımızı teröre kurban verdik. Milyarlarca dolar kaybettik. Halen de PKK, YPG ve pek çok terör örgütünün hedefiyiz.

O yüzden teyakkuz halinde olmak ve en ufak bir kuşkuyu değerlendirmek zorundayız. Üstelik elde kuşkudan öte ciddi veriler var. Mahkemelere sunulan iddianamelerde net bilgiler yer alıyor. Ayrıca, yerel seçim öncesi Kandil'deki terör baronlarının ve kaçak FETÖ'cülerin İmamoğlu'na verdikleri destek konusunda kendi beyanları var.

Bu yüzden müfettiş gönderiliyor işte. Soruşturmayı yapacak olan mülkiye müfettişleri bu ülkenin çocukları. Ne kadar ciddi ve titiz çalıştıklarını en iyi ben bilirim. Rahmetli babam da mülkiye müfettişiydi benim. Kılı kırk yararlar, belge üzerinden tespitler yaparlar. Hazırlayacakları teftiş raporları sübjektif değil, objektif olmak zorundadır.

Sonuç olarak bir hukuk devletinde olması gerekenler yapılıyor. Böyle bağırıp çağırıp yaygara yapmak, en basitinden hukuka saygısızlıktır.

Ne diyor sözcüsü Murat Ongun:

"Bu saatten sonra İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu millete emanettir."

Madem öyle susup oturmak ve ortaya çıkacak sonucu beklemek gerekir.

Merak etmeyin. O müfettişler bu milletin evlatlarıdır. Hukuk ne diyorsa onu yaparlar. Eğer bir suç ortaya çıkar ve yargıya intikal ederse, mahkemeler de "Türk Milleti" adına karar verirler.

O yüzden bağırıp çağırmanın, olayı eğip-büküp çarpıtmanın hiçbir anlamı yok!

<p>Ezgi Aşık <span style='font-size: 1.6rem;'>soruyor, Sağlık İletişimi Derneği Başkanı Dr. </span><

Omikron ile Kovid-19'un şiddeti azalıyor mu?

Topladığı tahtalardan öyle bir şey yaptı ki...

Son hali hayran bıraktı! Hurdalıktan 2000 dolara satın aldı

Tesla'nın koltuğunu kestiler! Bakın içerisinden neler çıktı