• $32,2053
  • €35,1156
  • 2500.7
  • 10643.6
30 Mayıs 2023 Salı

Muhasebe

Evet, Recep Tayyip Erdoğan kazandı. Evet, bu gerçekten bir zafer! Yıllardır kazandığı seçimleri peş peşe sıralarsak gerçekten büyük bir başarı.

Ama Kemal Kılıçdaroğlu da yüzde 47,84 oy aldı. Tam 25 milyon 432 bin seçmen tarafından desteklendi. Bunu yabana atmamak ve şapkayı öne koyup düşünmek lazım!

Ne yaptı Kılıçdaroğlu bu kadar oy alabilmek için? Hangi marifeti sergiledi? Arkasında ne tür bir başarı hikâyesi var?

Sadece bol bol laf etti. Gerçekleri çarpıttı. Her gün yeni bir karartma ve çarpıtmanın altına imza attı. Hizmet siyasetini istismar siyaseti ile yıkmaya çalıştı. Peşine de yüzde 48'e yakın seçmen kitlesi taktı.

Bakın bu sonuç normal değil!

"Erdoğan düşmanlığı" diyorlar. Madem öyle, bu Erdoğan düşmanlığını besleyen ne? Erdoğan, bu millete zulüm değil hizmet etti. Nereden çıktı bu Erdoğan düşmanlığı? Üzerinde kafa yorup düşünmek gerekmez mi?

Bir de "değişim isteğinden" bahsediyorlar. Neyi değiştireceğiz biz? Emperyalizme karşı gösterdiğimiz milli duruşu mu? Terörle mücadele kararlılığımızı mı? Milli kalkınma hamlesini mi? Yoksa binlerce yıldır biriktirdiğimiz değerleri mi?

Eğer öyle ise çok büyük bir sıkıntı var burada!

***

Gazeteler başlıklar atmışlar. Genellikle Erdoğan'ın "Yedi düvele karşı" büyük bir zafer elde ettiğinden söz ediyorlar. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, küresel bir kuşatmayı yardığımızdan bahsediyor. PKK ve FETÖ gibi yapıların ağzını bıçak açmıyor.

Niye?

Çünkü Türkiye üzerinde emelleri ve beklentileri vardı. Erdoğan oyunlarını bozuyordu. Eski dönemlere dönmeyi hayal ve arzu ediyorlardı. Kılıçdaroğlu'nun seçilmesini istiyorlardı.

Olmadı, başaramadılar. Ama seçilmesini arzu ettikleri Kemal Kılıçdaroğlu, yüzde 48'e varan oy aldı.

Bunun üzerinde uzun uzun düşünmek gerekmez mi?

***

Elbette seçmen sandığa gider ve dilediği kişiye oy verir. Belli gruplar hariç, seçmen bazında kimseyi suçlamıyorum. Eski alışkanlıklar, çevre faktörleri, algı oyunları, illüzyonlar, yalan üzerine bina edilen siyaset anlayışı onları da etkiledi. Böyle bir tablo ortaya çıktı.

"Atatürkçüyüm" diyenler, O'nun kurduğu Cumhuriyeti yıkacağını söyleyenlerle el-ele, kol-kola verdi. Ülkenin milli bütünlüğü ile problemi olmayanlar, "özerklik" diyenlerin peşine takıldı. Cami cemaatinden insanlar, kadeh kaldırıp onlara sövenlerle yan yana geldi.

"Olmaz" denilenler oldu. "İmkânsız" diye bakılanlar gerçekleşti. Demek ki biz bir yerde hata yaptık. Demek ki, dev hizmetlerin altına imza atmakla, hayal denilenleri gerçekleştirmekle, terörle mücadelede büyük başarı kazanmakla olmuyor. Bunun altına da doldurmak, tahkim etmek gerekiyor.

Eğitimde, kültürde, tarih bilincinde, milletin milli ve dini değerlerini kitlelere aktarmakta boşluk bırakırsanız, böyle bir sonuç ortaya çıkıyor!

Üstelik böyle giderse gelecek de çok aydınlık görünmüyor. O yüzden, bazı konularda yeniden, yeni baştan başlamak lazım. Eğitim ve kültürde boşluk bırakılırsa eğer, kitleler rüzgârın önünde sürüklenen kuru yapraklara dönerler. "Olmaz" denenler olur, "gerçekleşmez" denenler gerçekleşir!

Gün zafer şarkıları söyleme değil, muhasebe yapma zamanıdır!

<p>Ekranınızın çatladığını düşündüyseniz merak etmeyin...</p><p>Telefonunuz kırılmadı.</p><p>Logo te

X'in logosu neden değişti?

60 KPSS puanı yetiyor: İlan resmen açıklandı! Onlarca personel alımı yapılacak…

Türk Yıldızları'ndan nefes kesen gösteri!

Soykırımcı İsrail on binlerce Filistinliyi katletti... Ez-Zeytun mahallesi yerle bir oldu!