• $ 5,7477
  • € 6,3537
  • 279.031
  • 100237
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

MHP, MHP gibi davrandı!

Aslında beklenen bir açıklamaydı, ama belki biraz erken oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli malumu ilan etti. “Cumhurbaşkanlığı için aday çıkarmayacağız, 2019’da Erdoğan’ı destekleyeceğiz” dedi.

Şaşıranlar oldu…

Destekleyenlerden alkışlar yükseldi…

Bazıları da tepkilerini ortaya koydu…

Devlet Bey’in bu tasarrufu, bundan sonra da çok tartışılacak gibi görünüyor. Ancak, olması gereken oldu. MHP’nin yapısına, hedeflerine ve geçmişte ortaya koyduğu mücadeleye uygun bir adım atıldı.

***

Gelinen noktada, “MHP bu adımla ne kazandı?” sorusundan çok, “Bu adımı atmasaydı neler kaybederdi” sorusunun cevabını aramak lazım…

MHP, kırmızı çizgileri bulunan ve ideolojisi olan bir siyasi parti. Türk Milliyetçiliği esası üzerine vücut bulmuş. Yıllarca da o doğrultuda mücadele etmiş. Manevi lideri Alparslan Türkeş, geçmişte bu fikirlerinden dolayı idamla yargılanmış. Tabanında da sırf bu fikirlerinden dolayı çile çeken pek çok isim var.

Kılı kırk yaran bir hassasiyetle hareket etmek zorunda. Günübirlik hesaplarla siyasi manevralar yapması zor. Geçmişinden kopamaz. İdeolojisini inkâr edemez.

Tersini yaparsa eğer…

Başkalarından farkı da varlık sebebi de kalmaz!

Mesela…

CHP gibi bir “blok siyaseti” güdemez. Daha düne kadar mücadele ettiği gayri milli çevrelerle kol kola giremez. Onların peşine takılıp gidemez. Sırf isimler üzerine, sempati ve antipati eksenli bir siyasi tavır belirleyemez. Böyle bir tutum, bütün geçmişi ve fikriyatı inkâr edip, havlu atmak anlamına gelir.

Durum bu olunca…

Ya tek başına hareket etmek ya da savunduğu fikirlere yakın ve milli düşünen çevrelerle birlikte hareket etmek zorundadır.

***

Diyeyim ki Devlet Bahçeli tek başına hareket etmeyi tercih etti. Şimdiden “Ben de varım” dedi ve 2019’da Cumhurbaşkanlığı için adaylığını ilan etti.

MHP ve ülke açısından getirisi ne bunun? Var mı Bahçeli’nin herhangi bir şansı?

Tabii ki yok!

Ayrıca bir de Türkiye’nin içinde bulunduğu gerçekler var. Kim ne derse desin, kim aksini iddia ederse etsin, Türkiye uzun süreden beri milli bir mücadele veriyor. Ülke, içeriden ve dışarıdan oldukça ciddi saldırılarla karşı karşıya!

İstiklalimize kastettiler. 15 Temmuz’da darbe yapıp, bizi milletçe esir almaya çalıştılar. Daha ötesi var mı bunun?

Üstelik, saldırılar sona ermiş de değil. Çeşitli kılıklara bürünüp, değişik şekilde karşımıza çıkmaya devam ediyor. Gün oluyor ekonomi alanında, gün geliyor siyasi arenada boy gösteriyor.

Hedeflerinde ise ülkenin milli birliğini, bütünlüğünü temsil eden Recep Tayyip Erdoğan yer alıyor.

Çünkü, “otur” dediklerinde oturmuyoruz. “Sus” dediklerinde susmuyoruz. “Ver” dediklerinde vermiyor, “al” dediklerinde almıyoruz. Geçmişte olduğu gibi onların dümen suyunda hareket etmiyoruz.

Şimdi kendinizi Devlet Bahçeli’nin yerine koyun ve cevap verin. Yıllarca “Ne Amerika, ne Rusya, ne Çin; her şey Türkiye için” deyip, ülkenin içinde bulunduğu şu şartlarda tersi bir adım atabilir misiniz?

İşte bu yüzden MHP, MHP gibi davranmıştır, fikriyatına ve ülkesine sahip çıkmıştır. Bahçeli, milli güçlerin yanında alması gereken yeri almıştır.

Elbette “Ama dün şöyle diyordu, bugün böyle yaptı” gibi birtakım değerlendirmeler içine de girilebilir. Bu neyi ifade eder ki! MHP’nin yapısına, geçmiş mücadelesine ve fikriyatına bakınca, dün söylenenler değil, bugün yapılanlar doğrudur.

Atılan bu adım, MHP ve Bahçeli’ye ne kazandıracaktır, bilemem. Açıkçası işin o tarafıyla ilgili de değilim. Fakat büyük fotoğrafa bakınca Türkiye’ye çok şey kazandıracağı bellidir.

<p>Kentte dün akşam saatlerinden itibaren hava sıcaklığının düşmesi dolayısıyla Huser Yaylası´na kar

Rize´de Huser Yaylasında Mevsimin İlk Kar Manzarası Büyüledi

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Trende panik! AFAD ekipleri alarma geçti

ABD'de asparagas davet yüzlerce kişiyi harekete geçirdi