• $13,6399
  • €15,215
  • 786.844
  • 1997.69
4 Ocak 2022 Salı

Meydan okuma

Çok önemli bu konu: Hatta Türkiye'nin en önemli meselelerinden biri! Bu ülkenin İçişleri Bakanı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne terör bağlantılı isimlerin doldurulduğunu söylüyor. Başkan İmamoğlu da "Bütün çalışanların zan altında bırakıldığı" gibi bir ifade ile karşısına çıkıyor.

Ne basit bir cevap bu?

Eğer böyle bir durum varsa... İstanbul'da belediyeye teröristler doldurulmuşsa...

Bunun tek bir sorumlusu var. İstanbul'da belediyeyi yönetenler. Bütün çalışanları zan altında bırakanlar da, İstanbul'da yaşayan insanları tehlikeye sokanlar da onlar. Ayrıca, mesele zan meselesi de değil. Çünkü terör bir insanlık suçu ve biz bu insanlık suçlularından çok çektik. Canlarımız toprağa verildi, minicik yavrular öksüz ve yetim kaldı. Kolunu- bacağını kaybeden insanlarla dolu çevremiz.

Böyle hassas bir konuda, "zan-man" gibi basit cevaplar verilemez. Hele hele, konu "Madem bunlar terörist, neden gelip tutuklamıyorlar" gibi akla zarar cevaplarla geçiştirilemez. O zaman sorarlar adama:

-Bu ülkede terör ve teröristle mücadele etmek, sadece İçişleri ve Adalet Bakanlıklarının görevi mi? Onlara destek vermek de belediye başkanlarının işi mi?

Kimse bu ülke insanının feraseti ile alay etmesin.

Ayrıca, adeta bir meydan okuma bu sözler! Gazetelerde kimin ne olduğu çarşaf çarşaf yayınlanıyor. Gazeteler, televizyonlar, kimin kiminle irtibatlı olduğunu, ne yaptığını bildiriyor. Bu ülkenin savcıları, hazırladıkları iddianamelerde tüyler ürpertici bilgiler paylaşıyor...

Çok mu zor bu isimleri –en azından mesele netleşene kadar- görevden almak? Bu ülkede yaşayan herkes gibi belediyelerin de teröre karşı tedbir almak gibi bir görev ve sorumlulukları yok mu?

***

Ortada çok ciddi suçlamalar var. Verilen cevaplar ise kelimenin tam anlamı ile meseleyi karartmaya ve toplumun kafasını karıştırmaya yönelik!

"Madem öyle, bu insanlara temiz kağıdını kim verdi?" gibi evlere şenlik bir savunma ile milletin karşısına çıkıyorlar.

Öncelikle onun adı "temiz kağıdı" değil. Adli Sicil Belgesi. Ayrıca, orada istihbarat bilgileri, kişinin kaç kere gözaltına alındığı, devam etmekte olan bir davada yargılanıp yargılanmadığı, hatta hükme bağlanmış ama kesinleşmemiş cezaları yer almaz. Sadece varsa Yargıtay tarafından onanıp kesinleşmiş cezalar gösterilir.

Bilmiyorlar mı bunu? Bilmemeleri mümkün değil, biliyorlar. Ama yine de böyle bir cevap veriyorlar. Milletin kafasını bulandırmak, suçlamalardan kaçıp kurtulmaya çalışmaktan öte bir anlamı yok bunun!

***

Teröre karşı duyarlı, mücadele iradesi olan ve iyi niyetli bir yönetimin yapacağı belli:

İçişleri Bakanlığı'na başvurur, "Bu konu çok ciddi" dersiniz. "Birlikte çalışalım" teklifi yaparsınız. Gerekirse bir komisyon kurulur, işe yeni alınan personel gözden geçirilir. Hakkında ciddi iddialar bulunan ve üzerinde mutabakat sağlanan kişiler ayıklanır. Hem İstanbul kurtulur, hem belediye; hem de bu tartışmalar son bulur.

Ama ne yapıyor İBB? Bu konuyu araştırmak için Mülkiye Müfettişleri gönderilince ortalığı ayağa kaldırıyor!

Kimse kimseyi kandırmasın. İyi niyetli bir yaklaşım değil, devlete meydan okumaktır bu!

<p> </p>

Kamu işçisinin maaşı ne kadar artacak?

Polisleri şaşkına çeviren suçluların ilginç fotoğrafları

dünyanın en zor testi olduğu iddia edilen dikkat testi! Sosyal medyayı salladı

Limonu mikrodalgada 20 saniye ısıtırsanız... Bakın nasıl bir etkisi var