• $7,5124
  • €9,0748
  • 442.974
  • 1523.51
05 Ocak 2021 Salı

Memleket çocuğuydu

Neredeyse 12 yıl olacak. Muhsin Yazıcıoğlu suikastının gerçekleştiği 2009’dan bu yana sürekli olarak yeni gelişmeler ortaya çıkıyor. Artık katiller belli; ama “şu kişi” diye adını koymak zor.

Tepede bir azmettirici var: Fetullah Gülen. Altında da yıllar boyunca “cemaat” adıyla bin bir türlü pisliğe bulaşan devlet görevlileri. Artık net olarak görülüyor ki, Muhsin Yazıcıoğlu’nun katledilmesi onların işi.

“Niye?” derseniz, çünkü Muhsin Yazıcıoğlu bu memleketin çocuğu idi. Yerliydi, milliydi ve milli konularda tavizsizdi. Üstüne bir de 1980 öncesi, Ülkü Ocakları ve Ülkücü Gençlik Derneği Genel Başkanı olarak yaşadığı büyük tecrübeyi eklemek lazım. İlaveten, en ağır baskı ve işkencelere karşı ne kadar dirençli olduğunu ispat etmişti. Türkiye üzerinde planlar yapanların kendisini engel olarak görmesi çok doğaldı.

Belki çok etkili değildi, ama emrinde bir Nizam-ı Alem Ocakları vardı. Türkiye’nin ihtiyaç duyması halinde, takviye edilip Anadolu’da büyük bir direniş gücü haline getirilebilirdi. 1980 öncesi genel başkanlığını yaptığı Ülkü Ocakları’nın işlevine soyunabilirdi.

Belki, o gün için hedef alınmasının özel bir sebebi de vardı. Ancak, rahmetli Yazıcıoğlu genel olarak ülke düşmanlarının önünde güçlü bir engeldi.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun bir de yumuşak karnı vardı:

BBP, ciddi maddi sıkıntılar içindeydi. Rahmetli, helikopter olayından kısa süre önce bir gece telefonla aradı. Her zaman olduğu gibi “Kardeş ben Muhsin” dedikten sonra biraz dert yandı:

-Biliyorsun ne helikopterimiz ne de uçağımız var. Kara yolu ile seyahat edip seçim çalışması yapıyoruz. Zaman kısıtlı, daha çok seçmene ulaşmamız lazım. Otele bile gidemiyor, yol boyunca araçta uyuyorum.

Herkes de biliyordu bu durumu.

Yazıcıoğlu’nun bir helikoptere “hayır” demesi mümkün değildi. Tam zamanında “ilaç gibi” bir helikopter yetiştirildi. O helikopter ise Muhsin Başkan’ı hayattan kopardı. Tereyağından kıl çeker gibi bir operasyon gerçekleştirildi.

Ülke düşmanları ve Türkiye’de operasyon gerçekleştirmek isteyenler, karşılarına çıkabilecek önemli bir engelden kurtulmuş oldular.

O gece Büyük Birlik Partisi Genel Merkezi’ne gittim. Tam bir panik havası hâkimdi ve kimse ne yapacağını bilmiyordu…

Telefonla valilik ve jandarmaya ulaşılmaya çalışılıyor; oradan gelen bilgilerle avunuluyordu. Onlar da ya FETÖ’cü ya da FETÖ’nün denetiminde olduğu için BBP’yi diledikleri gibi yönlendiriyorlardı.

Hiç unutmuyorum, Genel Merkez’den sürekli açıklama yapılıyordu:

-Arkadaşlar, devletimiz gerekeni yapıyor. Jandarma bölgede gereken çalışmaları yürütüyor. Hiçbir arkadaşımız bölgeye gidip çalışmaların önünde engel teşkil etmesin. Devlet görevinin başında… Bu arada valilikten “Yazıcıoğlu’nun yaralı olarak kurtarıldığı” yönünde yalan-yanlış bilgiler bile sızdırılıyordu.

Gerekli karartmalar yapılmıştı zaten olay sırasında!

Sonuç:

FETÖ görevini yaptı. Din, iman, İslam maskesi ile inançlı bir Müslüman’ı katletti. Amerika da Çekiç-Güç başta olmak üzere pek çok konuda karşısına dikilen Yazıcıoğlu gibi bir isimden kurtulmuş oldu.

<p>Türk savunma sanayisi şirketi HAVELSAN kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer risklerin tespi

İHA'lara 'milli' dokunuş: Kimyasal riskleri de tespit edecek

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Haftanın yalanları

Kısıtlamaların sona ermesiyle İstanbul'da hareketlilik başladı