• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
25 Ekim 2015 Pazar

Meclis’te beşinci parti

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

“Beşinci parti” adını Devlet Bahçeli koydu, ama konu yeni değil. Uzun süredir çabalar var bu yönde…

Bakmasını bilen zaten görüyor. Bu amaçla en fazla kendini paralayan Paralel Yapı. Çırpınıyor, uğraşıyor, gazeteleri ve televizyonları vasıtası ile elinden geleni ardına koymuyor. Hedefi ise belli: Ak Parti içindeki uyumu ve beraberliği bozmak. Ak Parti’yi sıkıntıya sokmak, güçsüz kılmak, mümkün olursa içinden yeni bir yapı ortaya çıkartmak.
Asıl hedef ise Cumhurbaşkanı Erdoğan. Ak Parti üzerine oyunlar oynayıp, Erdoğan vurulmaya, yıpratılmaya ve desteksiz bırakılmaya çalışılıyor. Çünkü, Paralel Yapı alabildiğine sıkıştı ve bunaldı. Kendisine çıkış yolu arıyor.
Erdoğan sıkıntıya girerse, Paralel Yapı rahatlayacak… Erdoğan güç kaybederse, Paralel Yapı kuvvetlenecek… CHP ile MHP çantada keklik. Sıkıştığı yerde oralardan destek alıyor. HDP ile zaten uzun süreden beri birlikte hareket ediyor.
Ama Beştepe öyle mi? Sürekli olarak “inlerine gireceğiz” açıklamaları geliyor. Son günlerde görüldüğü gibi, inlerine de giriliyor.
Demek ki…
Tayyip Erdoğan olduğu müddetçe Paralel Yapı’ya hayat hakkı yok. Erdoğan’ı frenlemenin tek yolu da Ak Parti’yi güçsüz kılmak.
“Beşinci Parti” söyleminin altında yatan Türkiye gerçeği bu!
* * *
Sık sık Abdullah Gül adının ortaya atılmasının arkasında bu hesap var.
Bu yüzden Gül ismi allanıp pullanıyor, zaman zaman bu amaçla arkasına geçilip ileri doğru itilmeye çalışılıyor. Sırf bunun için Ak Parti içinde bir takım isimlerle ilgili siyaset mühendislikleri yapılmak isteniyor. Başbakan Davutoğlu’na yönelik “rüştünü ispat et” türü tahriklerin hedefi de bütünlüğü bozmak, yıpratmak ve güçsüz düşürmek.
Çok uğraşılıyor, ama sonuç vermiyor…
Niye biliyor musunuz? Çünkü, üzerinde oyun kurulanların tamamı “küskün” olarak nitelendirilebilecek isimler! Kimi listeye alınmamış, kimisi yönetimden uzaklaşmış, işleyişin içinde yok…
Türk Siyasi Tarihi “küskünlerle” sonuç alınamayacağının örnekleri ile dolu. Mesela ANAP döneminde listeye giremeyenler, genellikle kazan kaldırırlardı. Bir araya gelip, açıklamalar yaparlardı. Çok doğru sözler söyledikleri de olurdu ve yeni bir oluşum peşinde koşarlardı.
Bu hareketlenmeler, basında geniş yer alırdı.
Sonra, sabun köpüğü gibi sönüp giderdi. Çünkü, kamuoyu “küskünler hareketine” olumlu bir bakış sergilemezdi.
Bugün de durum farklı değil.
* * *
Şimdi geleyim olayın bir başka yönüne…
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “beşinci partiden” bahsetti; Başbakan Ahmet Davutoğlu da cevap verdi:
-Beşinci parti çıkarsa MHP içinden çıkar.
Olabilir mi?
İhtimaldir, neden olmasın! Ayrıca, MHP’den bu yönde sinyaller de gelmeye başladı. MHP, 1 Kasım’da oy gerilemesi yaşarsa, ciddi tartışmalara gebe. Parti yönetimi yok sayıyor, hatta konuşulması bile yasaklandı; ama Musavat Dervişoğlu’nun yaptığı “defol git” çıkışı son derece önemli. Tabanda alabildiğine tartışılıyor.
Bahçeli’nin “hayırcı” yaklaşımından duyulan rahatsızlık, kamuoyu araştırmalarına da yansımış durumda. Bahçeli ise bütün bu gelişmelere rağmen, CNN Türk’te “1 Kasım’da MHP’de oy gerilemesi yaşanırsa ne yaparsınız?” sorusuna “Partimin başında olurum” cevabını verebiliyor.
Daha da ileri gidip, kendisini eleştirebilecek isimleri şimdiden tehdit edebiliyor:
-Kimse harcatmasın kendini!
Demek ki, daha önce Bahçeli’nin gözüne takılan isimler gibi Musavat Dervişoğlu da gidici. Belli ki 1 Kasım’ın ardından o da disipline verilecek.
Peki, danışmayan, konuşmayan, hesap veremeyen ve vermek de istemeyen böyle bir yapının devam etmesi mümkün mü? Olamayacağına göre, Bahçeli’nin dillendirdiği “beşinci parti” MHP içinden çıkabilir. Önce bir sandığı görelim.

<p>Armutalan Mahallesi Şirinyer mevkisinde dün öğle saatlerinde başlayan ve İçmeler Mahallesi'ne kad

Şahin'in kahreden ölümü

Fransa'da 400 evsiz Vosges Meydanı'nda çadır kurdu

Nizip sabunu yurt içi ve dışından yoğun ilgi görüyor

Milas'taki yangında zarar gören 80 hektarlık ormanlık alan havadan görüntülendi