• $33,1952
  • €36,0226
  • 2551
  • 11156.2
30 Ağustos 2022 Salı

Maksat ortalık karışsın

Örnek çok da, ben sadece yakın dönemde yaşanan iki tanesinden bahsedeyim...

Şubat Ayında Samsun'da Atatürk Anıtı'na halat bağlayıp çekmeye çalışan iki kişi tutuklandı. "Hakaret" suçu kapsamında cezaevine gönderildiler.

Hakaret suçunda tutuklama olur mu? Olmaz elbette. Ama doğru olan yapıldı. Çünkü tepki dalga dalga yayıldı, infial ortaya çıktı. Yargı da tedbir amaçlı böyle bir karar aldı.

Ağustos başında da bir provokatör Ankara Tuzluçayır'da cemevine saldırdı. İçeri bir sandalye fırlattı. O da hemen yakalandı ve apar topar tutuklandı.

Peki "sandalye fırlatma suçundan" tutuklama yapılır mı? Normal şartlarda o da olmaz tabii. Fakat yine doğru olan yapıldı. Yargı, infial patlamasını ve muhtemel provokasyonları önledi.

Her iki tutuklamaya da bir tek kişi karşı çıktı mı?

Çıkmadı, hepimiz destekledik. Çünkü Türk Milleti adına karar veren yargı, olması gerekeni yaptı.

Nihayet bir Gülşen olayı ile karşılaştık. Toplumun sinir uçları ile oynayan, derin yansımaları olabilecek çok çirkin sözler sarf etti. İnfiali önlemek için Gülşen de tutuklandı.

Vay, sen misin bunu yapan? "Olmaz, olamaz" feryatları yükseldi. Daha önce yaşanan iki olaydaki tutuklamaları alkışlayanlar, "Hak, hukuk, adalet" diye bağırmaya başladı. Standart yoksunluğu ve çifte standart dört bir yanımızı sardı.

***

Peki, bağıranlar kimler?

Genellikle siyasetçiler ve bir kısım gazeteciler. "Ne var Gülşen'in sözlerinde? Özür de diledi. Türkiye'de hukuk yok" diye ortalığı ayağa kaldırmaya çalıştılar.

Gırtlaklarına kadar standartsızlık çamurunun içine battıklarını gösterdiler. Çünkü bunlar, kendilerine yönelik en basit bir hakarette hemen savcılığa koşan tipler. Yargıda binlerce dosyaları var. Uzlaşma safhasında şikâyet ettikleri kişinin özrünü kabul ettiklerine dair tek bir örnek yok. "İlle de para" diyorlar. Özür filan dinlemiyorlar. Bütün işi gücü bu olan özel avukatlık büroları ile çalışıyorlar. Ama, toplumun değerleri ve alerji duydukları bir kesim söz konusu olduğunda, "Ne varmış bunda, özür diledi işte" diyebiliyorlar!

Hiç samimi değiller.

Nitekim sonuç hasıl oldu, infial önlendi. Gülşen de ev hapsi şartı ile tahliye edildi. Bitti...

***

Bütün işleri ortalığı karıştırmak, önlerine ne gelirse gelsin kirletmek ve istismar etmek.

Bunların bir başka özellikleri daha var:

Zaman zaman ipe sapa gelmez bazı iddialar ortaya atılıyor. Hep birlikte oraya üşüşüyorlar. Linç kampanyalarına destek veriyorlar. Belli isimler ve çevreler hakkında olumsuz algılar oluşturmak için çırpınıyorlar. Sosyal medyada gerçek kimliklerini gizleyerek, sağa sola çamur atmak için organizasyonlar düzenliyorlar.

Hedef belli:

Ortalık karışsın, rakipler itibar kaybına uğrasın, derin güven bunalımları ortaya çıksın.

İç ve dış bağlantıları var. Çok organize çalışıyorlar. Belli başlı sosyal medya platformları tarafından korunuyorlar. Hiçbir standartları ve değerleri bulunmuyor. Yapabileceklerinin ve kirletme kapasitelerinin sınırı da yok.

Her geçen gün daha fazla çirkinleşiyorlar, daha çok saldırganlaşıyorlar. Ellerinde karalar var ve leş kargaları gibi birlikte hareket ediyorlar.

<p>Olay Yeni Mahalle'de yaşandı. Edinilen bilgiye göre, vatandaşlar kaldırımda yılanı fark etti. Bun

Elazığ'da kaldırımda yılan paniği

Ticaret Bakanlığı ekipleri İstanbul'da market ve restoranları denetledi

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50'nci yılı! TCG Anadolu Gemisi geçit törenine hazır

Kastamonu'da şaşırtan olay! Söğüt ağacının gövdesinde kiraz ağacı büyüdü