• $8,4579
  • €10,2784
  • 500.861
  • 1441.33
06 Mart 2015 Cuma

Kurmay devlet aklı

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Fes

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki geniş bir heyetle gerçekleştirilen Fas gezisi sona erdi. Kazablanka’dan başlayıp, Rabat’la devam eden gezi, Fes’te noktalandı.
Dönüş yolunda Numan Bey’le Afrika’dan Ortadoğu ve Türkiye’ye baktık…
Ortadoğu’da istikrarsızlık devam ediyor. Suriye’de Esad yerinde oturuyor. Uluslar arası camia bir perspektif ortaya koyabilmiş değil. Durum bu olunca Numan Kurtulmuş da soruyor:
-Esad gitmezse, Suriye’de nasıl bir demokrasi kuracaksın?
Bırakın demokrasiyi, bu bölgede istikrar ve insanların can güvenliklerini nasıl sağlayacaksın?
Bu soruların cevapsız olması, büyük sıkıntı!
* * *
Suriye ve Irak’taki DEAŞ varlığı, hem bizim, hem de bütün dünya için problem…
Numan Kurtulmuş’un sözleriyle, DEAŞ militanları “ikinci nesil cihatçılardan” oluşuyor. İçlerinde çok sayıda Çeçen ve Afganistan kökenli insan var.
Kurtulmuş’a göre, ortak özellikleri şunlar:
-Doğmuş, savaş görmüş. Ana ve babaları yok. Dünyaya ilişkin hiçbir beklenti içinde değiller. Hayatın kendilerine hiçbir şey vermeyeceğine inanıyorlar…
Bir başka ifadeyle bu savaşçılar, İslam coğrafyasının belli bölgelerinde yaşanan travmaların ürünü!
Bu travmaları da bugün DEAŞ’tan en çok şikayet edenlerin yaşattıkları bir gerçek!
Kurtulmuş, ayrıca “Büyük bir kurmay akıldan” bahsediyor:
-Bunların arkasında sadece stratejik değil, büyük bir devlet ya da devlet akılları var.
Tabloyu daha da netleştirmek için üstüne bir de Suriye ve Irak’taki istikrarsızlığı koyuyor. Ardından batıdaki şaşkın bakışa dikkati çekiyor:
-Rakamlarla uğraşıyorlar. Şu kadar bin kişi şurada, bu kadar bir kişi burada türünden. Diyelim ki bunların hepsini yarın sabah öldürdün. Bitecek mi? Yenileri gelecek. Bunlara destek olan stratejik akıllar devam ettiği sürece!
* * *
Kurtulmuş’un bir başka tespiti daha var…
Bazı Batılı ülkeler, oturdukları yerden başka ülkeleri suçluyorlar, “teröre destek veren ülkeler” gibi bir argümanı kullanıyorlar!
Mesela, “Fas’tan bin-iki bin kişi geliyor” diyorlar.
Numan Kurtulmuş da soruyor:
-Belçika’dan, Fransa’dan kaç bin kişi gidiyor? İtalya, İngiltere ve Almanya’dan ne kadar kişi DEAŞ’a katılmış?
Bir başka soruyla devam ediyor:
-Aynı mantıkla hareket edersek, Belçikalılar, Hollandalılar ve Fransızlar da teröre destek oluyor mu diyeceğiz?
Yani, kontrolü son derece güç uluslar arası bir mesele ile karşı karşıyayız!
* * *
Yine kendi içimize dönersek…
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’a göre, Türkiye’nin önce kendisini sağlama alması gerekiyor. Hedef, barışın sağlanması, silahların susturulması ve bir daha hiçbir terör örgütünün eline silah almayacağı bir ortamın oluşturulması.
Bu konuda önemli mesafeler alındığının altını çiziyor:
-Doğu ve Güneydoğu’da katıldığımız toplantılarda, artık terör örgütünü çok net eleştiren insanlar ortaya çıkmaya başladı.
Bir başka noktaya daha dikkati çekiyor. “Bizim de elimizde yapılmış çalışmalar var” diyor:
-Dağda bir militanın maksimum 28 yaşına kadar yaşadığını biliyoruz. Çok kötü koşullar var, hastalıktan ölüyor, telef oluyorlar. Ben, artık terör örgütünün bunu devam ettirmeyi göze alabileceğini ve yeni bir dağ kadrosu devşireceğini düşünmüyorum.
* * *
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Türkiye’nin bir zihniyet değişikliği gerçekleştirdiği, ancak bu değişikliğin henüz kurumsallaşamadığı görüşünde. “Eski sistemi demonte ettik ama yeni sistemi monte edemedik” diyor.
Ve yapılması gerekenleri sıralıyor:
-Bunun için Türkiye’nin anayasa değişikliğine ihtiyacı var. Siyasi Partiler Yasası ve seçim sistemi değişmeli. 12 Eylül’den kalma bütün antidemokratik yasalar da ayıklanmalı.

<p>Bedir Acar: </p><p>'Kur'an'da iki yerde geçen ve Hz. Ya'kūb'un ikinci adı veya lakabı olan İ

Vicdan öldüğünde geriye ne kalır?

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi