• $28,9919
  • €31,2252
  • 1866.62
  • 7913.76
26 Eylül 2023 Salı

Kırk yıllık riyakârlık

O günü çok iyi hatırlıyorum. Takvimler 7 Kasım 1982 Pazar gününü gösteriyordu. Hep birlikte yollara düşüp sandığa gittik. Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni anayasası için oy kullandık.

İki renk oy pusulası düzenlenmişti. Kabul ve ret oyları farklı renklerde basılmıştı. Ürkekti insanlar, genellikle "evet" verdikleri belli olsun diye neredeyse açık oy kullanıyorlardı. Çoğunlukla oy kabininden çıkıp, pusulayı herkesin içinde zarfa yerleştiriyorlardı.

Çünkü...

12 Eylül 1980 Darbesi'nin izleri hâlâ tazeydi. İdamlar gerçekleştirilmişti, binlerce insan cezaevindeydi ve çoğu "idam cezası" ile yargılanıyordu. Ürkeklik vardı insanların üzerinde.

Arkadaşlarımın çoğu cezaevindeydi. Aralarında idam edilenler vardı. Gençtim, kanım deli akıyordu. Kendimce bir tepki geliştirdim ve oy kabininden çıkıp, "hayır" oyunu sallaya sallaya ve herkese göstere göstere zarfın içine yerleştirdim.

O anı anlatamam size. Ankara Kavaklıdere İlkokulu'nda oy kullananlar çevremden dağıldı. Sanki o an cezalandırılacakmışım gibi bir psikoloji vardı üzerlerinde. Zarar görmek istemiyor gibiydiler.

Hiçbir şey olmadı tabii. Ancak, insanlar böyle bir ruh hali içinde sandığa gidip oy kullandılar. O baskı ortamında 1982 Anayasası'na yüzde 91,37 oranında "evet" oyu çıktı.

***

Gazetecilik mesleğine başlamıştım o günlerde. Bütün siyasi partileri yakından takip ettim. Anayasa'nın kabulünün hemen ardından başladı şikâyetler. En sağdan en sola herkes "darbe anayasasına" tepki gösterdi. Kenan Evren destekli halkın "horoz partisi" adını verdiği Turgut Sunalp'in Milliyetçi Demokrasi Partisi hariç, arkasında duran olmadı. Zaten eski bir asker olan Sunalp'in MDP'si de seçimde burnunun üzerine çakıldı.

En sert eleştirileri Erdal İnönü'nün SODEP'i ve devamında SHP ve CHP gibi partiler yaptı. Hepsi darbe anayasası ile Türkiye'nin yönetilemeyeceği mealinde sözler sarf etti.

Ama onların bugünkü temsilcisi olan CHP, bu konuda hep fren işlevi yaptı. AK Parti bazı değişiklikler gerçekleştirdi. Ancak, 1982 Anayasası'nın ruhu aynen kaldı ve yamalı bohçaya döndü.

***

Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğu kesin. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuda talimatı vererek ilk adımı attı...

Dün TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'la beraberdik. O da yeni anayasa ihtiyacından bahsetti. Hatta "Yeni bir anayasa yapmak boynumuzun borcudur. Artık bu Darbe Anayasası'ndan kurtulmanın vaktidir. " ifadesini kullandı.

İyi güzel de nasıl olacak bu?

Meclis aritmetiği ortada! Cumhur İttifakı'nın oyu yetmiyor. Yeni anayasa için siyasi partiler arasında uzlaşma gerekli. Darbe Anayasası'ndan en çok şikâyet edenler, dün olduğu gibi bugün de ipe un seriyorlar. "Türkiye'nin önceliği bu değil, ne gereği var şimdi?" türünden söylemler ortaya çıktı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, henüz masaya oturmadan, önüne bir metin gelmeden yan çizmeye başladı.

Kırk küsur yıllık bir riyakârlık hikâyesi ile karşı karşıyayız!

Oysa Numan Kurtulmuş'un dediği gibi yeni anayasa siyasi bir gündem değil, Türkiye'nin gündemidir. Muhalefetin görevi de Meclis'i tıkamak, engellemek değil, ülkenin önünü açmaktır!

<p>Kocaeli'nin Gebze ilçesinde palet fabrikasında çıkan yangına müdahale ediliyor.</p><p>Barış Mahal

Kocaeli'de palet fabrikasında yangın çıktı

Rıza Çalımbay ve İsmail Kartal tercihini yaptı! İşte dev derbinin 11'leri...

Dikkat: Bu otomobiller 350 bin TL ile 450 bin TL arası! Kaçıran adeta pişman oluyor

Gaziantep sise büründü