• $ 5,7477
  • € 6,3537
  • 279.031
  • 100237
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Kılıçdaroğlu’nun kara kaplı defteri

Basına ve dinleyicilere kapalı yapıldığı için kamuoyunun pek haberi olmadı. Ancak, CHP’nin o kapalı kapılar ardında gerçekleştirdiği Tüzük Kurultayı’nda, Kemal Kılıçdaroğlu oldukça zor anlar yaşadı.

Aradan zaman geçtikçe hepsi birer birer ortaya dökülüyor… Mesela, bir “Görev Devir Teslim Hikâyesi” var. CHP’de yaşananlara uyarlandı. Kurultay sırasında kürsüde ve bütün delegelerin önünde Kemal Bey’in gözlerinin içine baka baka anlatıldı…

Hikâye şu:

“Tecrübeli siyasetçi, görevi devrettiği yeni başkana, dara düşüp sıkıştığında açması için üç kapalı zarf verir. ‘Bunları sırasıyla aç’ der. Bir süre sonra sıkışan başkan 1 numaralı zarfı açar. İçindeki ‘Senden öncekileri suçla’ nasihatını görür, gereğini yapar. Aradan bir süre daha geçer, yine sıkışır ve 2 numaralı zarfı açmak zorunda kalır. Onun içinde de ‘Yakınlarını ve çalışma arkadaşlarını suçla’ diye yazmaktadır. Yine gereğini yapar. Ancak, sorunlar bir türlü bitmez. İyice bunalan siyasetçi 3 numaralı zarfı da açmak gereğini duyar. Son zarfın içinde ise ‘Sen de üç zarf hazırla’ nasihatı bulunmaktadır.”

İşte, CHP’de Kılıçdaroğlu’nun geldiği nokta bu!..

Ana Muhalefet Partisi’nde, bunlar artık bağıra bağıra söyleniyor. Kurultay da zaten bu yüzden basına kapalı olarak yapıldı. Ama işe yaramadı, Kurultay’da seslerini CHP tabanına duyuramayanlar, şimdi “işte ben bunları söyledim” diyerek, konuşma metinlerini kamuoyuyla paylaşmaya başladılar.

***

Biliyorsunuz, Kemal Kılıçdaroğlu, Kurultay konuşmasında CHP’nin milletvekilleri ve yöneticilerine çeşitli suçlamalarda bulundu. Partide adeta sıkıyönetim ilan etti. Onların gazetelere açıklamalar yapmalarını ve televizyonlarda görüşlerini açıklamalarını bile izne bağladı. “Konuşamazsın arkadaş” dedi. Kendisinden izinsiz konuşanlara da kapıyı gösterdi.

Bu tavır, doğal olarak rahatsızlığa yol açtı…

Partinin önemli isimlerinden biri olan Yılmaz Ateş, Kurultay’da kürsüye çıkıp, “Basına açık olarak yapılan bölümde sizin konuşmanız canlı olarak yayınlandı” dedi:

“Genel Başkanlığınızdan önce görev yapmış bizleri suçladığınız gibi, yakın çalışma arkadaşlarınıza, belediye başkanlarına da ağır suçlamalar getirdiniz. Sizden başka kimsenin çalışmadığını iddia ettiniz. Hem örgüt, hem de kamuoyu karşısında hepimizi suçlu ilan ettiniz. Daha sonra Kurultay basına kapatıldığı için bizim cevaplarımızı ise kimse duymayacak.”

İsyanını net bir dille ortaya koydu:

“Böyle bir demokrasi anlayışı kabul edilemez.”

Kılıçdaroğlu’na sordu:

“Bu arkadaşlarımız seçim bölgelerine nasıl gidecekler? Halkın karşısına nasıl çıkacaklar?”

***

Ağırdı Yılmaz Ateş’in sözleri…

Kurultaylarda halkın sorunlarına çözüm üretemedikleri gibi, bu sorunların sözünü bile edemediklerini söyledi.

Kılıçdaroğlu’nun “Anayasa ihlal ediliyor” derken, CHP’nin anayasası olan Tüzüğü çiğnediğinden bahsetti.

Parti içi demokratik platformların işlemediğinin altını çizdi.

CHP’nin, halkın sorunlarına inandırıcı çözümler ve projeler getiremediğine dikkati çekti.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun sürekli olarak “ben yaptım, ben ettim” dediğine işaret ederek, “Neredeyse kendinizden önce CHP’yi yok sayacaksınız” dedi.

Ve “Kara Kaplı Defter” konusunu açtı…

Kemal Bey’e, “Milletvekillerinin ve belediye başkanlarının sicillerini kara kaplı defterde tuttuğunuzu ifade ederek, onları tehdit ettiniz” sözleriyle yüklendi:

“Siyasi partilerin, hele hele genel başkanların gizli-kapaklı gammazlama ajandaları olmaz.”

“Verdiğiniz görevler aleni olmalı” dedi. Demokrasilerde siyasilerin karnelerinin örgüt tarafından oluşturması gerektiğinin altını çizdi.

Yılmaz Ateş, ardından Kemal Kılıçdaroğlu için oldukça ağır ifadeler kullandı. “Bu sizin söylediğinize fişleme denir” dedi:

“Bunu kişiliğinize de CHP Genel Başkanına da yakıştıramam.”

Yılmaz Ateş’in yaptığı bu konuşma, örnekler içinden sadece bir örnek. Başkaları da var elbette. CHP’nin kapalı kapılar ardında kamuoyundan gizlemeye çalışarak yaptığı Tüzük Kurultayı, parti içindeki ciddi rahatsızlıkların dışa vurumuna sahne oldu.

Zaten bunun için kurultay halka ve basına kapatıldı.

***

Daha önce yazmıştım, şimdi de tekrarlamak istiyorum:

Bir yandan “demokrasi” nutukları atacak, “demokrasi” denildiğinde mangalda kül bırakmayacaksınız. Diğer taraftan, kapıları kapatıp basından ve parti tabanından gizli-saklı bir kurultay yapacaksınız…

İnandırıcı olmaz, yama gibi sırıtır! Siz “oh be atlattık” derken, parti içinden de işte böyle sert tepkiler yükselir. Görüyorsunuz işte, böyle bir devirde kapalı kapılar ardında siyaset yapılmaz! a

<p>Çanakkale´nin Biga ilçesine bağlı Kemer köyü yakınında yer alan antik çağın önemli liman kenti Pa

18 Asırlık Parion Antik Kenti´nin Surları Gün Yüzüne Çıkıyor

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Demirhindinin karaciğere mucizevi faydası herkesi şaşkına çeviriyor!

Emeklilere 3600 ek gösterge ve intibak yasası müjdesi