• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
1 Şubat 2017 Çarşamba

“Kılıçdaroğlu’nun başı için”

Meclis’te olmadı, anayasa değişikliği teklifi engellenemedi. Şimdi tartışmalar, yönlendirme çabaları ve algı operasyonları medyaya sıçradı. Umutlar ve hayaller, Nisan’da yapılacak referanduma taşındı.

Kamuoyu araştırmaları düzenleniyor…

Değerlendirmeler ve tahminler yapılıyor…

Herkes kendine göre bir takım sonuçlar çıkarıyor. En ilginç olanı da herkes kendi çıkardığı sonuca kendisi inanıyor.

Oysa, sonuç ortada. Cumhurbaşkanlığı seçiminde, Erdoğan tek başına yüzde 50’nin üzerinde oy topladı. Türkiye’nin halkoyuyla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı olarak Beştepe’ye çıktı. O günlerde arkasında bir tek AK Parti vardı.

Bugün ise, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Ekmeleddin İhsanoğlu’na oy veren MHP, AK Parti ile birlikte hareket ediyor. Demem o ki, bugün sandıkta sonuç almak Cumhurbaşkanlığı seçimine oranla çok daha kolay.

Tablo açık ve net olarak ortada:

Referandum öncesi ibre “evet”ten yana.

***

Tabii, her şey ayan beyan ortada olmasına rağmen, bu tabloyu kabul etmemekte direnenler de var…

Diyorlar ki:

-MHP’li seçmenin büyük bölümü “hayır” oyu verecek.

Öyle değil, ama bir an için öyle olduğunu kabul etsek de sonuç değişmez. Elde var zaten yüzde 50. Üstüne bir de MHP’den gelecek oyları koyun. Referandumda, kabul için gereken sınır yine aşılır.

Ayrıca, hep tekrarlıyorum, söyleye söyleye dilimde tüy bitti…

Bu ülkede Başkanlık Sistemine “evet” demeye en yakın kesim, Milliyetçi Hareket Partililerdir. Çünkü, ömürleri Başkanlık Sistemi için mücadele etmekle geçti. Ülkücü hareketin varoluş sebebi olan 9 Işık Doktrini, Başkanlık Sistemine dayanır. Komünistler için “manifesto” neyse, ülkücüler için “9 Işık” odur. Vazgeçilemez, bırakılamaz, bir kenara atılamaz. Bunun yanı sıra, açın Alparslan Türkeş’in bütün kitaplarına bakın. Başkanlık Sistemi tamamında “Milletin kurtuluş reçetesi” olarak gösterilir.

Belli çevreler, Türkeş’in farklı konulardaki çeşitli konuşmalarını “kes-yapıştır” metodu ile kullanmaya kalksalar da… “Bakın Türkeş de Başkanlığa karşıydı” türünden çarpıtmalara girişseler de… Hatta, Türkeş’in başkanlığa destek veren konuşmalarını dahi “Başkanlığa karşı çıkıyor” çarpıtmalarıyla millete yutturmaya kalksalar da…

Sonuç vermez, işe yaramaz. Çünkü, MHP’liler ve ülkücüler geçmişte yaşadıklarını ve Türkeş’in bu konuda neler söylediğini herkesten iyi biliyorlar.

Ayrıca…

MHP’liler, Duran Kalkan gibi PKK baronlarının “Erdoğan-Bahçeli anlaştı. Bizi bitirmek için Başkanlığı getirmeye çalışıyorlar” açıklamalarını bile bile “hayır” bloğunda yer almazlar.

Sadece kimler “hayır” der biliyor musunuz?..

Türkeş’i tanımayan, mücadelenin içinden gelmeyen, doktrin nedir bilmeyen ve MHP’ye sonradan eklemlenmiş olan birkaç kişi. Bunlara bir de MHP’deki iç çekişmeler yüzünden fikriyatı kenara bırakıp kin ve nefretle hareket eden minik bir grubu ekleyin. Hepsini toplasanız küsurattan öteye gitmez.

***

Buna karşılık, kimse üzerinde durmuyor, ama CHP’deki “evetçiler” var…

CHP Eskişehir Milletvekili Cemal Okan Yüksel’in tweeti ortada. Bakın ne yazmış:

“Malatya’da bir vatandaş, Kılıçdaroğlu’nun başı için evet diyeceğini söylüyor. Bu neyin öfkesi? Bu nasıl kin, nasıl kana susamışlık?”

Yüksel, görmüş, ama anlayamamış orada ortaya konulmak isteneni! Oradaki “Kılıçdarloğlu’nun başı” ifadesi çok başka ve derin anlamlar ifade ediyor.

Bugün CHP içinde Kılıçdaroğlu politikalarından rahatsız olan geniş bir grup var. Partilerinin HDP ile birlikte hareket etmesini kabul edemiyorlar. Terörist cenazelerine katılan milletvekillerini hazmedemiyorlar. CHP içinde boy gösteren FETÖ unsurlarından rahatsızlar. Kılıçdaroğlu Genel Başkanlığa gelir gelmez CHP’de ortaya çıkan TESEV’ciler hepsini hop oturtup, hop kaldırdı. Yıllardır sürdürülen tutarsız politikalara tepki gösteriyorlar. Vesaire, vesaire… Ve seslerini yükseltip, açıktan kampanyalar düzenliyorlar:

-Bu son şansımız. Referandumda “evet” diyelim, Kılıçdaroğlu’nu gönderelim. Aksi takdirde kurtuluş yok.

“Kılıçdaroğlu’nun başı için evet” ifadesinin altında işte bu tepki var. Bu tepkiler, daha çok CHP içinden, CHP tabanından yükseliyor. Referandum tahmini yapanlar, CHP’de içten içe yükselen bu tepkiyi de yabana atmasınlar derim!

<p>Otto Yayınlarından çıkan 'Nebevi Liderlik ve Hz. Muhammed'  kitabı 508 sayfadan oluşuyor. Hz. Pey

Yalçın Akdoğan'ın yeni kitabı: “Nebevi Liderlik ve Hz. Muhammed”

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor