• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
15 Şubat 2017 Çarşamba

Kılıçdaroğlu yüce, Bahçeli cüce!

Bir CHP yöneticisi ya da milletvekili Anayasa Referandumu için “evet” kampanyası yapabilir mi? Veya en basitinden medyanın karşısına çıkıp “evet” oyu vereceğini açıklayabilir mi?

Düşünülmesi bile zor değil mi?

Yapamaz, olamaz, imkansız. Alıp, kapının önüne koyarlar adamı. Hatta bu mekanizma işletilmeden CHP içinden birileri çıkıp, dayak bile atabilir. Partiden ve yandaş çevrelerden kimse de yadırgamaz, “orada ne oluyor” diye sormaz.

Ne demişti Kemal Kılıçdaroğlu “evet” oyu verecekler için? Hatırlarsınız, “demokrasiye ihanetle” suçlamıştı!

Şimdi bir başka tarafa dönelim. Biraz da AK Parti’den bahsedelim. Farz edelim iktidardan biri çıktı, “Ben hayır oyu vermeyi düşünüyorum” dedi. AK Parti de disipline gönderdi. Ortalık karışır, yer yerinden oynar. Dört bir yandan “Bunun adı faşizm” feryatları yükselir. Hemen “diktatörlük” suçlamaları yapılır.

“Olmaz” mı diyorsunuz?

Oluyor işte. AK Parti’de değil, ama bugün MHP’de bunlar yaşanıyor. CHP için “hak” olanlar, iş MHP’ye gelince “kabahat” olarak algılanıyor. Türkiye’de işler, çifte standartlı yaklaşımlar ve algı operasyonlarıyla yürüyor!

***

MHP, geçmişi, mücadeleleri ve iddiaları olan siyasi bir oluşum. Bir başka ifadeyle ideoloji partisi.

Var mı buna itirazı olan? Olamaz, çünkü gerçek böyle!

İdeolojisi de belli. 9 Işık’ta yazıyor, tek tek sıralanıyor. Her başlığın altında ise ayrıntılı olarak açıklanıyor. Ayrıca, hareketin “manevi lideri” olarak adlandırılan Alparslan Türkeş’in bıraktığı bir miras var. O miras da “Temel Görüşler” isimli kitapta ortaya konuluyor.

Defalarca yazdım burada. Her ikisinde de “Başkanlık Sistemi” var. Yani, Türkiye’yi Başkanlık Sistemi’ne götürmek, MHP’nin varlık sebeplerinden biri.

Ayrıca, Devlet Bahçeli yıllardır her salı günü Meclis’te konuşuyor. “Ülkücü düşünce ve ülkücü idareden” bahsediyor. Salonda bulunanların tamamı da elleri patlayana kadar alkışlıyor.

İşte o düşünce, Türkiye’nin kurtuluş reçetesi olarak Başkanlık Sistemi’ni görüyor!

Bitmedi dahası var… 1980 Darbesi’nin ardından Alparslan Türkeş ve 587 arkadaşının sıkıyönetim mahkemesinde yargılandığını ve o davada 200’den fazlası hakkında idam cezası istendiğini yazmıştım burada. En önemli suçlama, “anayasal düzeni zorla değiştirerek” başkanlığı getirmek istemeleriydi. “Suçlar” sıralanırken, birinci maddede öyle yazıyor.

Demek ki, Başkanlık Sistemi’ni getirmek ve bunun için mücadele etmek, MHP’li olmanın en önemli şartlarından biri.

Bu yüzden de “hayır” kampanyası yürüten MHP’li milletvekilleri Yusuf Halaçoğlu, İsmail Ok, Nuri Okutan ile Sinan Oğan’ın disipline sevk edilmelerinin yadırganacak bir tarafı yok.

Olması gereken yapılmış...

MHP, tersi bir tutum takınsa yadırganırdı!

Cumhuriyet Gazetesi, buna rağmen, “Bahçeli Demokrasisi” başlığını atıp, bu yaşananları eleştirebiliyor.

İşte, günümüzde “algı” denilen olgu bu: Gerçekleri ters-yüz edip, halkın önüne koymak!

***

Hadi Cumhuriyet ve belli çevreler, meşrepleri gereği bunu yapıyor diyelim. Ama o ihracı istenen 4 milletvekili de aynı yolda yürüyor…

Bakın Nuri Okutan ne diyor:

-MHP, bu saate kadar bağlayıcı bir karar almış değil.

MHP milletvekili olmuş ama belli ki partinin ideolojisi ve geçmişinden habersiz. “Bağlayıcı karar” yok diyebiliyor. Oysa MHP bu uğurda verdiği mücadele ve ödediği bedelle bağlı!

Ve Okutan ardından da şunu söyleyebiliyor:

-MHP Genel Merkezi AKP’ye savruluyor.

Partisinin nereye savrulmasını bekliyordu acaba? CHP’ye, HDP’ye, PKK’ya ya da DHKP-C’ye doğru mu?

Okutan bunları söylerken, Almanya Parlamento Başkanı Norbert Lammert de Türk Hükümeti’ni “Kendi anayasasına karşı darbe yapmakla” suçladı. Bir başka ifadeyle darbe ürünü 1982 Anayasası’na sahip çıkıp, bugün Türkiye’nin önünü açacak bir düzenlemeye tepki gösterdi!

Tablo açık, net ve ortada: Türkiye’ye şaşı bakan yabancılar rahatsız. Kılıçdaroğlu ile birlikte milli bakışı terk eden CHP huzursuz. HDP, PKK ve DHKP-C de yanlarında. Hepsi ağız birliği edip, “hayır” diye bağırıyor. Durum bu olunca kimse merak etmesin, MHP’liler katılmaz o safa. O yüzden ben MHP seçmeninden çok büyük oranda “evet” oyu bekliyorum.

<p>Otto Yayınlarından çıkan 'Nebevi Liderlik ve Hz. Muhammed'  kitabı 508 sayfadan oluşuyor. Hz. Pey

Yalçın Akdoğan'ın yeni kitabı: “Nebevi Liderlik ve Hz. Muhammed”

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor