• $13,6091
  • €15,1974
  • 785.829
  • 1997.69
29 Aralık 2016 Perşembe

Kılıçdaroğlu ile konuşunca…

Önceki akşam gazetelerin Ankara temsilcileri olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuğuyduk. Kafamdaki soruları sorma imkânı buldum. Kemal Bey’in neler düşündüğünü öğrenmeye çalıştım…

Öncelikle söyleyeyim, CHP anayasa değişikliği konusunda hiç esneyecek gibi değil. Başbakan Yıldırım, defalarca “Rejim değil, sistem değişiyor” dedi. Cumhuriyet’in bir yere gitmediğini söyledi. Kılıçdaroğlu ise, anayasa değişikliğinin “rejimi değiştireceği” söyleminde ısrar ediyor. Daha da ileri gidip, “yazın bir köşeye” diyor:

-Türkiye, adım adım daha karanlık bir tablonun içine çekilecektir.

Kendisine, “Ama sonuçta kararı halk verecek” diyoruz…

O da 1982 Anayasası’nın halkın yüzde 92 oyuyla kabul edildiği tezini ortaya koyuyor. Ve aynen şu ifadeyi kullanıyor:

-Dünyanın her ülkesinde halklar uzun vadeli düşünmezler. Bunu düşünecek olanlar, aydınlar ve bürokrasidir.

İşte “Halk Partisi’nin” Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu meseleye böyle bakıyor. Alın size yeni bir tartışma konusu!

***

Kılıçdaroğlu, anayasa değişikliğinin TBMM’den geçmeyeceği iddiasında. “Kurtuluş Savaşı’nı yapan Gazi Meclis’in itibarını koruyacağını” söylüyor.

Araya giriyorum:

-Bunlar çok iddialı uç sözler. Bu değişiklik Meclis’ten geçerse Parlamento’nun itibarı yok mu olacak?

Yine “rejim değişikliği” iddiasında bulunup cevap veriyor:

-Anayasa değişikliğini iki partinin tekeline alıp, anayasayı değiştirmeye kalkmak, demokrasiye ihanettir. Ben Meclis’in bunu kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Bu benim şahsi görüşüm tabii.

Söz dönüp dolaşıyor, “tutuklu gazeteciler” konusuna geliyor. Kemal Kılıçdaroğlu, bilinen görüşlerini tekrarlayıp, “147 tutuklu gazeteciden” söz ediyor…

Bir hatırlatma yapıyorum:

-Siz böyle diyorsunuz, ama Adalet Bakanlığı isim isim açıklama yapıp, o kişilerin bazılarının asker ve polis katili olduğunu ya da adli suçlardan dolayı cezaevinde bulunduklarını ortaya koydu. O açıklamayı okumadınız mı?

Kılıçdaroğlu, “okudum” diyor:

-Okudum tabii. Biz bu rakamları gazeteci örgütlerinden alıyoruz. Adalet Bakanlığı, gitsin onlara anlatsın. O rakamları bana verenler gazeteciler. Ben onlara inanırım. İktidar kamuoyuna açıklama yapacağına, gitsin onlara anlatsın.

***

Gündemdeki konulardan biri de FETÖ. K ılıçdaroğlu’na, CHP içinde de rahatsızlığa yol açan, Parti Meclisi’ndeki iki ismi soruyorum. Kanun Hükmündeki Kararname ile FETÖ üyesi oldukları iddiasıyla üniversitedeki görevlerinden uzaklaştırıldıklarını, ancak CHP’de göreve devam ettiklerini hatırlatıyorum.

Kemal Bey, soru için teşekkür ediyor:

-Mahkeme kararı olmadan ben bu insanları suçlayamam. Versinler mahkemeye, karar çıkarsa bizim bir şey yapmamıza da gerek yok. Bu arkadaşlar kendileri gereğini yaparlar.

Tabii, sohbet sırasında Fırat Kalkanı Operasyonu da gündeme geliyor. Kılıçdaroğlu, “Niye yalnızız?” diye soruyor. Türkiye’nin, Cumhuriyet Tarihi’nin en büyük yenilgisini yaşadığı iddiasında bulunuyor.

Türkiye’nin bağımsız bir ülke olarak, kendi milli menfaatlerini korumak için başkalarından izin almak ya da birlikte hareket etmek gibi bir mecburiyetinin bulunup bulunmadığını soruyorum. Kemal Bey, “Ama onları da ikna etmeliydik” ısrarını sürdürüyor.

Kılıçdaroğlu, El Bab’ın sınırlarımıza uzak bir nokta olduğunu belirtip, “Neden oraya kadar indiğimizi” sorguluyor.

“Atatürk” diyorum:

-Talat Paşa’ya yazdığı mektuplarda, Afganistan’da özlük hakları bakımından Anadolu’ya bağlı bir Türk birliğinin bulunması gerektiğini söylüyor. Ayrıca, “Anadolu’nun savunması Afganistan’da başlar, biz İngilizleri Afganistan’da durdurmak zorundayız” diyor.

Ve ekliyorum:

-Atatürk mü doğru yapıyordu, yoksa siz mi?

Kılıçdaroğlu cevap veriyor:

-Atatürk’ün söylediği en güzel söz, “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözüdür. Dünyada barış olmasıdır.

Sohbet bitiyor, Kemal Kılıçdaroğlu ile birbirimize “iyi yıllar” diliyor ve ayrılıyoruz.

<p> </p>

Kamu işçisinin maaşı ne kadar artacak?

Polisleri şaşkına çeviren suçluların ilginç fotoğrafları

dünyanın en zor testi olduğu iddia edilen dikkat testi! Sosyal medyayı salladı

Limonu mikrodalgada 20 saniye ısıtırsanız... Bakın nasıl bir etkisi var