• $8,4352
  • €10,0443
  • 491.886
  • 1392.91
30 Aralık 2015 Çarşamba

Kendi kendini yok eden HDP

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Bu zihniyetle yan yana gelinmez” dedi. HDP ile randevusunu iptal etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan yolunda patladı. HDP’nin ortaya koyduğu tavrı eleştirdi; verdi veriştirdi…
Kabine üyelerinden peş peşe tepki ve “ayağını denk al” açıklamaları geldi. Bu arada MHP sözcüleri de HDP’ye sert tepki gösterdi.
Aslında çok sabır gösterildi. Geç bile kalındı.
Çünkü…
Karşıda terör örgütünün sözcülüğü ve destekçiliğini üstlenen bir siyasi parti var. Yaptığı açıklamalardaki üslup son derece seviyesiz. Küstahlık diz boyu. Buna bir de Türkiye’nin üniter yapısına yönelik son saldırıları ekleyin.
Ortaya konulan tepki son derece doğal.
* * *
Önceki akşam Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal’ya yemekteydik. Terör desteği ile Türkiye’nin üniter yapısına yönelik olarak atılan her adımın “intihar” ile eş değer olduğunu söyledi. Terör örgütünün her geçen gün daha da zor bir durumun içine girdiğine yönelik değerlendirmeler yaptı. Önümüzdeki günlerde Diyarbakır’ın Sur İlçesi’ne gideceğini söyledi.
Kendisine, bölgede terör örgütü ile çatışmalar olduğu hatırlatıldığında ise güldü. “Gideriz biz” dedi.
Dün de Başbakan Yardımcısı Lütfü Elvan’la birlikteydik. PKK ile mücadele için “kararlıyız, kökleri kazınacak” ifadesini kullandı.
Ünal da Elvan da son derece rahattı!..
Her iki bakanın terörle mücadele konusunda söylediği sözler netti. Kamu güvenliğinden taviz verilmeyeceği kararlılığı açıkça ortaya konuluyordu.
Bu kararlılığın HDP de farkında. O yüzden bugün terör cenahında bir panik havası göze çarpıyor. O panik de HDP’ye hata üzerine hata yaptırıyor.
Kontrol kaybedildi, denge bozuldu…
Baksanıza, Selahattin Demirtaş, Türk Siyasi Tarihi’nde benzeri görülmeyen açıklamalar yapabiliyor artık. Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünden yana tavır koyan gazetelerle ilgili olarak, “Benim için tuvalet kağıdı kadar değeri yok” diyebiliyor.
Çirkinlik ve çirkeflik zirve yapmış durumda!
* * *
Oysa, Demirtaş daha düne kadar “şirin çocuk” rollerindeydi. HDP’nin bir “Türkiye Partisi” olduğunu iddia ediyordu. Meydanlara çıkıp, kitlelerin karşısında “birlik ve bütünlük” nutukları atıyordu.
Belli başlı bazı medya organları tarafından da destekleniyordu. Eline saz veriliyor, ekranlara çıkarılıp, “Bir Anadolu çocuğu” imajı çizilmeye çalışılıyordu. Hatta söylediği sözler manşetlere çıkarılıyordu.
Ancak, öylesine hatalar yaptı, öyle yanlış adımlar attı ki…
Aynı yayın organları şimdi O’nu manşetlerinden eleştirmeye başladılar. Hemen manevra yapıp yalnız bıraktılar. Çünkü, bir batağa doğru sürüklendiğini gördüler. Kendileri de o batağın içine batmak istemediler.
Sadece bu kadar mı? Değil elbette. Halktan da beklediği desteği bulamadı. Daha düne kadar bu yapıya sempati ile bakan çevreler sesini yükseltmeye ve “yeter artık” demeye başladı.
HDP, kendi kendini yalnızlaştırdı…
Giderek kendi eliyle kendini yok etmeye başladı!
* * *
Şu fotoğrafa bakın:
Karşımızda terörü kutsayan, terör örgütünün sözcülüğünü yapan, Kandil’den talimat alan, barbarlığa ve Vandallığa destek veren, girdiği parlamento çatısı altında ülkesine yönelik tehditler savuran, Türkiye’yi sağa sola jurnalleyen, demokrasiden bahsedip demokrasiyi torpilleyen bir yapı var.
Sürdürülebilir mi bu?..
Ya da sürdürülmesine izin verilebilir mi?
İşte HDP’nun geldiği nokta bu! Legal görünümlü bir siyasi parti, ama illegalite ile el ele, kol kola! Üstelik, Türkiye’nin birliğine ve bütünlüğüne karşı net bir saldırı halinde.
Bitti artık, HDP gerçek yüzünü gösterdi. Artık geri dönemez, girdiği bataklığın içinde çırpınacak. Çırpındıkça da daha fazla batacak. Yolun sonuna gelindi.

<p>Mete Gazoz, Tokyo 2020'de altın madalyayı kazanarak tarih yazdı. Genç sporcumuzun henüz 17 yaşınd

Mete Gazoz sözünü tuttu! Henüz 18 yaşındayken bakın ne demişti

İki deli bir araya geldi: Adana'da Balotelli izdihamı

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı