• $32,8618
  • €35,1284
  • 2452.85
  • 10771.4
7 Mart 2023 Salı

Kazanacak aday

Onu bunu bilmem, "O öyle demiş, bu böyle söylemiş" gibi boş laf ve dedikoduların peşine de düşmem. Ama "Ne oldu?" derseniz, başından beri ne diyorsak o gerçekleşti.

Daha önce yaşadığımız, büyük kavgalarına şahit olduğumuz Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'in nasıl bir şey olduğu da gayet güzel anlaşıldı!

Daha masa kurulurken söylemiştim. Oyun üstüne oyunlara hazır olunması konusunda herkesi uyarmıştım. Kemal Bey o Altılı Masa'yı kendi adaylığını dikte ettirmek için kurmuştu. Meral Hanım da sıkışıklık yaşanıp, ibrenin kendine dönmesi için planlar oluşturmuştu. "Ayak oyunlarına hazır olun" demiştim. Yazdım bunları. Merak eden açıp okusun.

Bu arada, Meral Hanım, sürekli "kumar masasından" bahsetti. Haksız da değildi. Çünkü Altılı Masa oluşturulurken, amiyane tabiri ile herkesin kafasında "ütmek" vardı. Orada birleşenler "Biz ne kazanırız, daha fazla ne alırız" düşüncesiyle masaya oturdu.

Geldiğimiz noktada açığa çıktı bütün bunlar.

***

Sözde oturup uzlaşacaklardı...

Oysa Kemal Kılıçdaroğlu aylar öncesinden adaylığını ilan eden çıkışlar yaptı. Zaten CHP Başkanlık Divanı da kamuoyuna açıklamasa da bu yönde net bir karar aldı.

Meral Akşener ise, CHP ve Kılıçdaroğlu'nun önünü kesmek amacıyla "kazanacak aday" söylemini üretti. CHP'ye olmayacakları oldurmak, imkânsızı dikte ettirmek için çabaladı. Amacı, ibreyi kendisine döndürmek, en azından partisini CHP'nin altında ezdirmemekti.

Uzun zaman karşılıklı el enselerle geçti. Adayların adının masaya yatırıldığı toplantıda da kıyamet koptu. Konuya bu noktadan bakıldığında, Altılı Masa aslında ilk toplantıda birbirine girdi.

"Kazanacak aday" söylemine gelince...

Yoktu ki hiçbir adayın diğerinden farkı. Tamamı istismar siyasetinden örnekler veriyor, hepsi "Erdoğan düşmanlığına" sırtını dayıyordu. Bütün hesaplar, Altılı Masa ile birlikte HDP'nin de desteğini almak üzerine yapılıyordu.

O yüzden kimse ortaya çıkmadı, çıkamadı.

***

Uzun süredir iki figür, yaldızlanarak milletin önüne konuldu. Biri Ekrem İmamoğlu, diğeri de Mansur Yavaş. Oluşturulan havaya bakılırsa, aday oldukları takdirde silip süpürüyorlardı.

Ama kazın ayağı öyle değil işte. İddia edildiği gibi olsa, Akşener'in çağrısına ikisi de koşardı. Demirel'in dediği gibi Akşener onlara "Hiçbir faninin elinin tersiyle itemeyeceği bir makam olan Cumhurbaşkanlığını" sundu.

Ama ikisi de geri çekildi. Hiçbir şansları yok çünkü.

Ayrıca, bu ülkedeki hava pompalandığı gibi olsaydı, Meral Hanım da sağda solda aday aramaz, kendisi ortaya çıkardı.

Çok açık ve net olarak göründü ki:

Elde kazanacak bir aday yok. Ancak, hep birlikte yan yana gelip, el ele tutuştuklarında, düşmanlıklar üzerinden belirecek küçük bir ümit ışığı var. Üstelik deprem felaketinin ardından ortaya koydukları görüntü sonucu o da karardı gitti.

"Bundan sonra ne olur?" sorusuna gelince...

İşte olanlar ortada. Akşener bir anda parladı ve söndü. "Kazanacak aday" diye topluma lanse edilenler, "kazanamayacak adayın" peşine takıldı. Bugüne kadar söylenenlerin tamamı yenildi yutuldu. Yola yine birlikte devam edecekler. Yok ki başka çare ve formülleri.

<p>Sıcak havalarla birlikte yılanların da sık görüldüğü Kemaliye'de hemen her gün yeni görüntüler or

Yılanların dansı büyüledi

A Milli Takım kampında Vincenzo Montella ile Arda Güler arasında ilginç anlar!

BİM'de bu salı neler var? BİM 25 Haziran 2024 aktüel ürünler kataloğu

Turistlerin gözdesi... Bergama Akropolü'nün kuşları