• $9,289
  • €10,7939
  • 527.456
  • 1414.97
18 Ağustos 2014 Pazartesi

Kavgacı Erdoğan!

En çok Gezi Olayları sırasında duyduk. Önce “ağaç” diye başladı. Sonra getirilip Erdoğan’ın üslubuna bağlandı.
“Ne vardı biraz alttan alsaydı” denildi:
-Başbakan, Gezi Olayları’na katılan gençlere sıcak mesajlar verseydi… Onlara kol kanat gerseydi…
Hatta yakın çevresinden bile buna benzer görüşleri dillendirenler oldu. Kiminin morali erken bozuldu. Kimisi yapılmak istenenleri anlayamadı ve göremedi. “Yumuşak üslup” tartışmaları, Erdoğan’ın en yakınına sıçradı.
Oysa yapılmak istenen zaten buydu…

Başbakan’a önce geri adım attırmak, sonra da diz çöktürmek! Nitekim “özür dileyenlerin” hali ortada. Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff bunu denedi. 19 Haziran 2013’te sokak eylemleri için “gurur duyuyorum” ifadesini kullandı. Ama eylemler durmak yerine daha da arttı. Bu açıklamalar, sokağa dökülenlere güç ve moral verdi.
Bakın Brezilya’ya, aradan 1 yıldan fazla zaman geçti, eylemler halen devam ediyor! Türkiye’de ise kesildi, bitti.
O günlerde de yazdık ve televizyon programlarında değerlendirdik.
Eğer Erdoğan da kanunsuz sokak eylemlerine müsamahakâr davransaydı… Ürküp, çekinip geri adımlar atsaydı… Çevresinden dahi yükselen “yumuşak mesajlar verilse iyi olur” seslerine kulak verseydi…
Türkiye bugün son derece sıkıntılı bir noktadaydı!
* * *
Ardından 17 Aralık operasyonu geldi…
Benzer görüntüler o zaman da yaşandı. Yıkılanlar, moralleri bozulanlar, gelecek endişesi içine girenler oldu.
Bu operasyonun arkasındaki güçlere çiçek uzatılması gerektiğini savunanlar ortaya çıktı. “Uzlaşma” ve “anlaşma” gibi birtakım söylemler geliştirildi.
Oysa orada da durum aynıydı. Erdoğan, en ufak zafiyet göstermiş olsaydı, olaylar çok farklı gelişecekti.
Büyük bir kavga verdi…
O kavga sayesinde bu ülkedeki “Paralel Yapılanma” ortalığa saçıldı. İşte, aylardır gelen şok dalgaları ile sarsılıyoruz. Bütün kirli çamaşırlar piyasaya dökülüyor. Kendilerini yıllardır farklı gösterenlerin gerçek yüzleri ortaya çıkıyor.
Bunlar, Erdoğan’ın “kavgacı” denilen kişiliğinin sonucu!
Eğer, O da yanındaki, yakınındaki bazı isimler gibi davransaydı… Tereddütlü adımlar atsaydı… Farklı bir politika uygulasaydı… Paralel Yapı, eskiden olduğu gibi gücünü devam ettirseydi…
Türkiye, sıkıntıların içinde kıvranıyor olacaktı!
* * *
30 Mart ve 10 Ağustos seçimlerinden çıkan sonuçlar ortada: Bazı çevreler “kavgacı” ve “sert” olarak değerlendirse de, vatandaş öyle bakmıyor. Başbakan Erdoğan’ın bu yapısı, söylenenlerin tam tersine destekleniyor.
Millet, Erdoğan’ın mücadeleci kişiliğinden memnun!
Kim ne derse desin, AK Parti’nin peş peşe kazandığı seçim zaferlerinin ardında da Erdoğan’ın bu kişiliği yatıyor. Olaylara zamanında, net ve kararlı müdahalelerde bulunabiliyor.
Cumhurbaşkanlığı devir teslimi ve yeni başbakanın belirlenmesi sürecinde de öyle oldu. Yine Türkiye’yi sıkıntıya götürebilecek fikirler ortaya atıldı. AK Parti’nin içinde de polemikler ve dalgalanmalar yaşandı.
Ne zaman ki Erdoğan devreye girdi… Ne zaman ki, ağırlığını koyup, Paralel Yapı dâhil, sürece dışarıdan müdahalelerin önünü kapattı…
Hepsi bıçak gibi kesildi!
* * *
Tekraren demem o ki…
Bugünkü başarının altında, aslında bazılarının alabildiğine eleştirdiği, “kavgacı” diye yerden yere vurduğu, o kişilik yatıyor!
Üslubunu ve tarzını beğenmeyenler olabilir elbette. Normaldir, eleştirilebilir. Hatta yerden yere vuranlar da çıkabilir. Ama Erdoğan’ın kararlı ve mücadeleci kişiliğidir, kendisini halkoyu ile seçilmiş 12. Cumhurbaşkanı olarak Çankaya Köşkü’ne taşıyan. AK Parti’nin gösterdiği başarıların altında da o kişilik vardır.
Bu gerçek algılanamıyor!

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Haftanın gündemine oturan en önemli gelişmelerden biri Uzay Yolu

Elon Musk ve Jeff Bezos arasında sular durulmuyor | TeknoZone #5

Dev şirketlerinin logolarındaki gizli anlamlar

Servis minibüsüyle kamyonet çarpıştı: 2 ölü, 11 yaralı

Motosiklet kazası sonrası şartlı uzlaşma