• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
2 Nisan 2015 Perşembe

Katillerle kol kola

İstanbul’da Adliye basıldı, masum bir devlet görevlisi, saatlerce gördüğü işkencenin ardından hunharca katledildi. Bu ülkede çok garip şeyler oldu…

Olay devam ederken, twitler atıp, DHKP-C’li saldırganların sırtlarını sıvazladılar. Onlara destek veren yorumlar yaptılar. Hatta daha da ileri gidip, kutsadılar. Yazarken utanıyorum, ama içlerinde milletvekili de vardı, gazeteci de.
Sonra, silahlar patladı, Savcı Kiraz alçaklar tarafından katledildi. O silahın tetiğine basan ellere “terörist” ya da “katil” diyemediler. “Eylemci” dediler. Bir cinayeti haklı ve mazur göstermeye çalıştılar.
Yetmedi, bitmedi, bu kadarla da kalmadı…
Cumhuriyet Gazetesi, dün insanlıktan nasibini almamış katillerle yapılan neredeyse tam sayfa bir de röportaj yayımladı.
O röportajda, hiç utanmadan ve sıkılmadan, adliye basan teröristlerin, polislere “katil” diyen ifadelerine yer verildi. Ama asıl katiller “eylemci” diye geçiştirildi.
Bir tek katillerle el ele, kol kola, sarmaş dolaş fotoğraf çektirip, yayınlamadıkları kaldı!
Ben yadırgamadım biliyor musunuz!..
Daha önce de yazmıştım. O gazetenin Genel Yayın Müdürü Can Dündar, yurtdışında açıklamalar yapıp, “elde silah beklemekten” bahsetmişti. Meşrebini zaten önceden ortaya koymuştu.
Bu tabloya bakıp sadece tiksindim!
* * *
Adliyeyi basanlar, Berkin Elvan’ın da katilleriydi…
Şimdi kimse karşıma çıkıp “etmek” edebiyatına soyunmasın. “Ekmek almak için sokağa çıktığında vurulan” bir çocuktan bahsetmesin.
Önceki günkü saldırıyı düzenleyen alçakların astıkları afişler ve yaptıkları açıklamalar ortada. O afişte ve yapılan açıklamalarda ekmek almaya giden bir çocuk yoktu. Kullanılan, yüzüne maske takmış ve polise taş atan 15 yaşında bir “eylemci” vardı. Tıpkı, alabildiğine istismar edilen ve kullanılan diğer “taş atan” çocuklar gibi!
“Yoldaş Berkin Elvan’dan” bahsediyorlardı…
Evet, 15 yaşındaki o yavruyu sokağa ve polisin üzerine süren onlardı. Berkin Elvan, Adliye baskınını gerçekleştiren, bu yasa dışı suç örgütünün uyguladığı kaba ve çirkin çocuk istismarı sonucu hayatını kaybetti.
Önce dirisini kullandılar…
Sonra da ölüsünü!
Cumhuriyet Gazetesi’ndeki ifadelerinde yer aldığı gibi “Kardeş ve yoldaş Berkin” diyerek, masum bir savcımızı katlettiler. “Berkin de Berkin” diyen birtakım çevreler de bu cinayete destek verdiler.
* * *
Yaşananlar, insanlık dışıydı…
Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, kendisine gün boyu işkence yapıldıktan sonra katledildi. Ağzı bantlandı, elleri bağlandı, kafasına silah dayanarak fotoğraf çektirildi. Kim bilir, belki de dövüldü ve tartaklandı.
Sürekli “ölüm” tehdidi altında tutularak, yanında pazarlıklar yapıldı.
Sosyal medyada paylaşılan fotoğrafların, DAEŞ’in yayımladıklarından farkı yoktu. Birinde gırtlağa dayanan bıçak, diğerinde kafaya dayanan silah vardı. Sergilenen vahşet ise birbirinin aynıydı.
Buna rağmen, o vahşete bizim içimizden, “gazetecilerden” bile destek çıktı. İçine düştükleri kin ve nefret girdabı, bunları katillerle sarmaş dolaş yaptı. DAEŞ katilleriyle aynı görüntüyü vermelerine yol açtı.
Allah’tan azınlıktalar. Hepimizden, dört bir yandan tepki gördüler. Anadolu Yayın Platformu Başkanı Sinan Burhan da 142 yerel medya temsilcisinin imzasıyla bunları lanetledi.
* * *
Gelinen noktada size, bize, hepimize büyük görevler düşüyor. Mecburuz, hatta mahkumuz. Bu ülkede huzur istiyorsak, katillerle kol kola girenlerin ipliğini pazara çıkarmak zorundayız.
Onlar pervasızsa, biz daha cesur olmak durumundayız.
Yok öyle şey… Köpeksiz köyde değneksiz gezer gibi hareket edemezler ve etmemeliler. Türkiye sahipsiz değil!

<p>Akşam Gazetesi Yazarı Kurtuluş Tayiz, 'Markar'ı çok erken kaybettik. Markar hayat, yaşam doluydu.

'Anıları ve geride bıraktıkları bize ışık tutacak nitelikte'

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi