• $7,2842
  • €8,7901
  • 404.508
  • 1527.45
04 Şubat 2021 Perşembe

Kasetli kayyum

Madem konu açıldı, "kayyum" üzerine değerlendirmeler yapılıyor; 2010 Yılından bir örnek verelim. Yakın çevresine "Ben bürokrasiden geldim, partide üç il başkanı say deseler, sayamam" diyen Kılıçdaroğlu, o yıl CHP"ye Genel Başkan olmuştu.

Normal bir durum değildi bu. Ancak, kaset tartışmaları, hay-huy ve vaveyla içinde kaynadı gitti. İçine düşülen çaresizlik, olabilecek bütün tartışmaların önünü kesti. Kemal Kılıçdaroğlu da koltuğa iyice yerleşti. Aradan geçen zaman içinde büyük bir özgüven kazandı ve şimdi Boğaziçi Üniversitesi Rektörü"ne "kayyum" diyor.

Oysa, Boğaziçi"ndeki rektör atamasında garipsenecek bir durum yok. Diğer üniversitelerde ne yaşanmışsa o oldu. Anayasa ve yasalar çerçevesinde bir atama gerçekleştirildi. Yakışıksız "kayyum" benzetmesi ise konuyu kirletmek, çarpıtmak ve istismar etmek için ortaya atıldı. Bunu da en çok CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dillendirdi.

Ama olmuyor, uymuyor, yakışmıyor. Çünkü, yapılan atamada diğer rektör atamalarından farklı bir durum yok. Gayri tabii bir görüntü ile karşılaşmış değiliz.

Peki, dönemin "etkisiz elemanı" Kemal Kılıçdaroğlu"nun, bir kaset komplosunun ardından kaşla göz arasında CHP Genel Başkanı olması normal miydi?

Değildi tabii ki!..

Ama şartlar olgunlaştırıldı. Bir anda kendisinin bile şaşırdığı baş döndüren gelişmeler sonucu CHP"ye Genel Başkan yapıldı. Adeta bir kayyum ataması gibi! O yüzden "kayyum" benzetmesi, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu"dan çok, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu"na yakışıyor.

Kılıçdaroğlu, sosyal medyada konuya ilişkin özel bir paylaşım yapmış, Rektör Bulu için "kimse istemiyor" diyor. İstemeyenleri de "öğrenciler, öğretmenler, eski mezunlar" diye sıralıyor.

Tabii ki koca bir çarpıtma bu. Boğaziçi"nde eylemlere katılan öğrenciler yüzde 1, akademisyenler ise yüzde 10 bile değil. Ayrıca, Kılıçdaroğlu"nun dediği gibi olsa ne fark eder? T.C. yasalarında rektör isimleri öğrenci, öğretmen ve mezun üçgeninde belirlenmiyor ki! Her şeyin bir kuralı var. Polisler toplanıp, "istemiyoruz" diye gösteri yapsalar Emniyet Genel Müdürü"nü, askerler kazan kaldırsalar Genelkurmay Başkanı"nı mı değiştireceğiz biz?

Ayrıca...

Dedikleri doğru ise, önce parti tabanının istemediği, son gelişmelerle adı "Kasetli Kayyum"a çıkan kendisinin o görevde olmaması gerekmez mi?

Kılıçdaroğlu, Boğaziçi"nde bir bardak suda fırtına koparmak isteyenlere destek verip, birlikte hareket ediyor.

Barbarlık ve vandallığa sahip çıkıyor. Ülkenin dört bir yanında düzenlenen Boğaziçi eylemlerinde gözaltına alınanlar için "Türkiye"nin evlatlarını serbest bırakın" çağrısı yapıyor.

"Evlatlar" dediği kişilerin ne yaptıklarını gördük. Polis araçlarına saldırıyorlar, zarar vermeye çalışıyorlar. Devletin polisine ağıza alınmayacak küfürler ediyorlar. Kanunları ayaklar altına alıyorlar. Herkesin gözünün önünde suç işliyorlar. Kin ve nefret dolular.

Kılıçdaroğlu işte bunları cesaretlendiriyor. O"nun yaptığı da açıkça suç!

Kemal Bey "kontrolünü kaybetmiş iktidardan" bahsediyor; ama gerçekte kendisi zıvanadan çıkmış gibi!

<p>Bursa'da kısıtlamada denetim yapan bekçilerin 'dur' ihtarına uymayan sürücünün, savunması şaşkınl

Bekçilerin 'dur' ihtarına uymayıp kaçtı, savunması şaşkınlık yarattı

Niğde'de kaçak kazı yapan 4 kişi suçüstü yakalandı

Akkuyu Santrali'nde ikinci ünitenin konsol kirişinin kurulumu tamamlandı

Adıyaman'da ''Gastropod'' nesline ait hayvan fosili bulundu