• $13,8044
  • €15,6508
  • 787.959
  • 2034.94
19 Ekim 2021 Salı

Kaos çağrısı

Kemal Kılıçdaroğlu, memurları niçin tehdit etti? CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç gerekçesini açıkladı. Bazı memurları suçlayarak, "Bize gelen duyumlar var. Devleti soymak için her türlü numarayı çekiyorlar" dedi.

Kim bunlar? Çektikleri numaralar neler? Devleti nasıl soyuyorlar?

Eğer öyle bir şey varsa, CHP'nin yasalar ve Anayasa çerçevesinde üzerine düşeni yapması gerekir. Hukukta bunun yolu belli. Gidersiniz, savcılığa suç duyurusunda bulunursunuz. "Devlet soyuluyor" diye bağırıp bunu yapmıyorsanız, işlenen suça siz de ortak olmuş olursunuz.

Tabi gerçekten böyle bir şey varsa!

Böyle bir durum yok ve sadece iktidarı suçlamak için bu tür duyumlar uyduruyorsanız, o durumda da kirli siyaset yapmış olursunuz. Sadece bu kadarla kalmaz, yine suç işlemiş bir konuma düşersiniz. Olmayan bir suç uydurup yargıyı meşgul etmek, adalete karşı işlenen suçlar arasına girer. TCK'da düzenlenmiştir ve hapis cezası vardır.

Kısacası, Türkiye bir aşiret devleti değildir. Yargı yolları açıktır ve bir suç isnadında bulunan bunu ispat etmek durumunda, hatta zorundadır.

***

Üstelik konu sadece günün meselesi değil ki...

Kemal Kılıçdaroğlu, uzun süredir bazı iddialar ortaya atıyor. "İspat et" denildiğinde de her seferinde ipe un seriyor. En önemlisi, sürekli olarak çiftçileri, memurları, savcıları, basın mensuplarını, kısaca toplumun her kesimini tehdit edip onlara parmak sallıyor. "Direnin, direnmezseniz sorarım size" türünden sözler sarf ediyor.

Toplumu "sivil itaatsizliğe" davet ediyor!

Nedir sivil itaatsizlik? Yasalara karşı koymaktır. Şiddet içermeyen, ancak yasal olmayan politik bir eylemdir. Pasif direniş adı da verilebilir. Hayatı, devlet işleyişini kilitlemeye ve kaos oluşturmaya yönelik bir çağrıdır.

Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de suçtur bu. Cezai yaptırımlar içerir.

1980 öncesi terör örgütleri yapardı bunu. Özellikle üniversitelerde öğrenciler itaatsizliğe teşvik edilirdi. Daha sonra HDP devraldı görevi. Doğu ve Güneydoğu'daki illerimizde "hendek kalkışması" sürerken, "sivil itaatsizlik çağrıları" yapıldı.

Amaç kaos üretmekti, Türkiye'yi idare edilemez hale getirmekti

Bugün de Kemal Kılıçdaroğlu'nun "erken seçim kapıda", "gittiler gidiyorlar" söylemleri ile birlikte, memurları itaatsizliğe sevk etmesinin hiçbir farkı yoktur.

Şimdi kimse kalkıp "Kemal Bey, kanunsuz emirleri yerine getirmemesi için memurları uyarıyor" gibi bir söylem içine girmesin. O zaten suçtur. Kılıçdaroğlu bunu yapmıyor, seçilmiş iktidarı gayri meşru ilan edip, onun talimatlarını yerine getirecek herkese parmak sallıyor.

Kirli ve kriminal bir siyaset dili kullanıyor.

Sadece bu kadarla kalmıyor. Bu ülkede yatırım yapan yerli sermaye ile bu ülkeye yatırım yapmayı düşünen yabancı sermayeyi tehdit ediyor. Türkiye'de can güvenliğinin olmadığını söylüyor, yatırım yapılamaz bir ülke olarak gösteriyor.

Çok tehlikeli, kirli, demokrasi dışı ve ülke karşıtı bir siyaset dili kullanıyor.

"İddialarını ispat et" denildiğinde de duymazlıktan gelip yeni bir kirletme kampanyasına soyunuyor. Kılıçdaroğlu siyaset değil, kaos teşvikçiliği yapıyor.

<p class='MsoNormal'>Eda Cabul sordu, Hukukçu Cüneyd  Altıparmak cevapladı.</p>

FİYATLAR NEDEN ARTIYOR?

Samsun'da kaybolan 130 küçükbaş hayvanı drone ile bulunan çiftçinin sevinci

Tuz Gölü kuraklık nedeniyle küçülüyor

Akkuyu NGS'nin birinci ünitesinde pompa istasyonunun temeli inşa ediliyor