• $8,7203
  • €10,3893
  • 500.158
  • 1414.15
08 Haziran 2021 Salı

Kafa bu işte

İfadeler gerçekten oldukça garip, düşündürücü ve dehşet verici. Bu kafa ile oturup konuşmak, ortak bir nokta bulmak ve anlaşmak mümkün mü?

Emre Kongar, Cumhuriyet'te iki yazı yazdı. Sözde "CHP'nin rejim konusundaki kritik hataları"nı sıraladı. Yol gösterdi. Birinci bölümdeki ifadeler çok çarpıcı...

CHP için "Atatürk'ün partisi" ifadesini kullandı ve daha başlangıçta hükmünü verdi:

"Varlığımızı borçlu olduğumuz İstiklal Savaşı'nın, Türkiye Cumhuriyeti'nin, Lozan'ın, Demokratik ve Laik Hukuk Devleti'nin kurucusu, yaratıcısı ve mirasçısıdır."

Hemen bir düzeltme yapalım: Kurtuluş Savaşı'nı millet gerçekleştirdi, CHP ya da başka bir siyasi yapı değil. Ayrıca, bu ifadelerin çoğu tartışılır, ama ben "mirasçı" kelimesine takıldım. "Türkiye Cumhuriyeti'nin mirasçısı" ne demek? Ne biçim ifade bu? Bu Cumhuriyet, CHP'nin tapulu malı mı? Millete ait değil mi?

Ama yazılmış bunlar!

Cumhuriyet CHP'ye aitmiş! "Mirasçı" ifadesinin başka bir anlamı yok. Ayrıca, "mirasçı" denildiğine göre, her şart altında iktidarda olması gerektiği düşünülüyor! Daha sonraki satırlarda bu düşünce açık ve net olarak görülüyor zaten.

Şu ifadeler göze çarpıyor:

"CHP'nin rejim konusunda en kritik stratejik hatası, İsmet İnönü döneminde Genç Cumhuriyet demokrasiyi destekleyecek sınıfsal, ekonomik, eğitimsel, kültürel ve siyasal yapıya ulaşmadan Çok Partili Düzene (erken) geçmesi olmuştur."

Ne diyeyim şimdi ben buna?

Hem demokrasiden söz ediyor, hem tek partili dönemi savunuyor!

Adeta, "Neden gerekli düzenlemeleri yapmadan çok partili döneme geçildi de CHP iktidarı başkasına kaptırdı?" diye düşünüp hayıflanıyor! Süslü ve saplantılı bir takım ifadelerle de bu düşüncesine haklılık kazandırmaya çalışıyor.

Bu arada, milleti de aşağılıyor. "Eğitimsel düzenlemeler yapılmadan çok partili düzene geçmek" ne demek? Herhalde zihin kodlarında "Cahil halka seçme ve seçilme hakkı nasıl verilir?" düşüncesi hâkim!

Daha sonra yazdıklarında bu görülüyor zaten...

Resmen darbe savunuculuğu yapıyor. Menderes ve arkadaşlarının idamı ile sonuçlanan 27 Mayıs 1960 Darbesi'ne haklılık kazandıran ifadeler kullanıyor. Aynen şöyle diyor:

"Bu hatanın sonunda, demokrasi sayesinde iktidara gelen Demokrat Parti, demokratik rejimi katletmiş ve sonunda "Tahkikat Encümeni" Yasası ile "Sivil Darbe" bile yaparak, 27 Mayıs Askeri Darbesi'ne neden olmuş, sonuçlarını bugün bile yaşadığımız toplumsal ve siyasal yaralar açmıştır."

Demokrat bir kafadan çıkacak fikirler değil bunlar. Ama dillendirilip yazılabiliyor. Bence, bugün yaşadıklarımıza da ışık tutuyor. 15 Temmuz Darbe Girişimi'nden sonra sahte demokratlar ne dedi? Ülkeyi ve milleti esir almaya çalışan kökü dışarıdaki silahlı kalkışmayı bir kenara atıp "sivil darbeden" bahsetti.

İşte, başlıkta belirttiğim kafa bu kafa!

Halkın seçtiği ülkeyi yöneten bir Başbakan'ın, darbe ile indirilip idam edilmesine dahi haklılık kazandırmaya çalışan bu kafalara ne denir? Bunlarla ne konuşulur? Nasıl ve ne şekilde ortak bir noktada buluşulur?

İmkanı var mı?..

Bilen ve elinde sihirli bir formülü bulunan söylesin.

<p>Seda Sayan ve Uğur Arslan'ın sunuculuğunu üstlendiği bir  döneme damgasını vuran Evleneceksen Gel

Solmaz Çiros, Armağan Çağlayan'ın programını terk etti

İstanbul'da ''Yeditepe Huzur Uygulaması'' gerçekleştirildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, GDAÜ toplantısında konuşma yaptı

Anzer Yaylası'nda arıcıların bal mesaisi başladı