• $8,4313
  • €10,2454
  • 498.541
  • 1441.33
08 Mart 2015 Pazar

Kadın deyince...

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Bugün 8 Mart, Dünya Kadınlar Günü. Yani, bol bol süslü lafların edileceği, “kadınlar başımızın tacı” türünden tribünlere çokça mesajlar gönderileceği bir gün…

Yine riya kokacak her taraf, riya! Alıştık biz, her 8 Mart’ta, tecavüzlerde ve kadın cinayetlerinde sürekli olarak aynı tabloyu yaşıyoruz.
Önce iğneyi kendimize batıralım: Genellikle bizim medyamızda yıllardır yapılanlar aynı. Kadını hep cinsel bir obje olarak öne çıkarıyoruz. Tiraj ve reyting savaşlarında acımasızca ve ölçüsüzce cinselliği kullanıyoruz.
Şöyle bir dolaşın internet sitelerinde. En “ciddi” yayın organlarında yer alan fotoğraflara bir bakın. Ne demek istediğimi göreceksiniz. Kadına nasıl bir misyon biçtiğimizi daha iyi anlayacaksınız.
“Kadın” denildiğinde hep cinsellik ön planda!
Bir yandan bunu yapıyoruz, diğer taraftan her tecavüz olayının ardından ortalığı ayağa kaldırıyoruz. Tecavüzcüleri yerden yere vuruyoruz:
-Hayvan bunlar, insan değil…
İyi güzel de yaşadığımız bu toplumsal sıkıntının altında bizim hiç mi payımız yok? Kadını “insan, dost, arkadaş” yerine, her fırsatta cinsel bir obje olarak öne çıkaranlar çok mu masum?
Bence, bunun üzerinde çok ciddi düşünmemiz lazım!
* * *
Öyle bir toplum yetiştirmişiz ki…
Genç, sokakta arkadaşlarıyla yürürken mahallesinden ya da yakın çevresinden tanıdığı bir kıza rastlayıp tokalaşıyor. Kızdan ayrıldıktan sonra, yüzü değişiyor, sırıtmaya başlıyor. Olaya başka birtakım anlamlar yüklemeye çalışıyor. Öyle yaptığında bir statü kazandığını düşünüyor!
“Eşkıya” filminde Uğur Yücel’in televizyondaki Harika Avcı’yı gösterip söylediği sözler, toplumsal yapımızın ve yetişme tarzımızın bir özeti:
-Harika Avcı yengen olur Kör İbraam Ağa.
“Kadın” denildiğinde bakış bu!
* * *
Gelelim Gezi Olayları’ndan bu yana tekrarlanan Kabataş’taki taciz tartışmalarına…
Genç bir kadın “tacize uğradım” diyor. Karşısındaki bir güruh ise, o günden beri adeta tacizcilerin avukatlığına soyunmuş durumda. Hep bir ağızdan “Hayır, uğramadın, yalancısın” diye bağırıyor…
Çünkü o kadın farklı, başı örtülü… Çünkü o genç kadın, onlarla aynı zihniyette olan insanları suçluyor…
Durum bu olunca, “kadın” ya da “mağdur” olmasının hiçbir anlamı yok. Hemen, “Benim suçlum haklıdır” mantığı devreye gidiyor. “Pozitif ayrımcılık” nutukları yerini negatif bir bakış açısına bırakıyor.
Bu öyle bir kin ve nefretle dolu bakış açısı ki…
Farkında olmadan hepsini “Kadın benden değilse eğer, taciz serbesttir” noktasına sürüklüyor!
* * *
Üstelik o olaylar sırasında Ankara’da da taciz edilen o kadar çok kadın tanıyorum ki. Hakaretler, küfürler havada uçuştu. Bildiğim onlarca fiili saldırı yaşandı.
Şimdi adını yazmayayım, A Haber’in bayan muhabiri zorbalar tarafından Kızılay’da tartaklandı, canını zor kurtardı.
O günlerde bizzat benim kızım panik halinde defalarca telefonla aradı:
-Baba yine yolu kesmişler, burada bizi tutuyorlar. Zorla klakson çalmamızı istiyorlar. Arabamı yumrukladılar.
En vahimi de kardeşim, gelinimiz ve 1 yaşındaki yeğenim, araçları içinde saldırıya uğradı. Allah yardım etti de canlarını zor kurtardılar.
Daha birkaç gün önce “Kabataş da Kabataş” diyen Gezi Kafalı bir gazeteciye bunları anlattım. Bana, yalancı muamelesi yapıp “O zaman bunları niye yazmadın” dedi, biliyor musunuz?
Yani, demem o ki “faşizm” sözcüğünü dillerinden düşürmezler ama işlerine geldiğinde her türlü faşizan baskıyı uygularlar. “Kadın hakları” diye bas bas bağırırlar, işlerine gelirse kadına yönelik tacizi bile meşrulaştırmaya çalışırlar. “Her taraf riya kokacak” derken, işte bunu anlatmaya çalışıyorum. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun!

<p>Libya açıklarında batmak üzere olan şişme bottaki 97 düzensiz göçmen, bölgedeki Deniz Kuvvetleri

MSB duyurdu: Mehmetçiğin dikkati faciayı önledi

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi