• $13,5136
  • €15,3543
  • 771.526
  • 1809.65
24 Eylül 2015 Perşembe

Kabinede bayram temizliği

“Bizim çocukların tepesine bomba yağmasını engelleyemedik” deselerdi… “Türkiye’nin bölünmesi amacıyla Cizre’de atılan adıma yeterli desteği veremediklerini” söyleselerdi… “Biz bakan olunca PKK’ya kol kanat gereceğimizi sandık ama olmadı, beceremedik; yaptırmadılar” diye konuşsalardı… Hatta iyice ileri gidip daha önce diğer HDP’li yandaşlarının yaptıkları açıklamalara atıfta bulunarak, “İç savaşı başlatamadık” serzenişini sergileselerdi…

Anlardım, üstelik hak da verirdim.
Ama onlar çok farklı bir yol izlediler. Yavuz Hırsız misali suç bastırmaya çalıştılar. Sağa sola, ona buna saldırdılar…
Buna karşılık, yaptıkları açıklamada çok doğru bir nokta vardı. HDP’li bakanlar “lanetlendik” ifadesini kullandılar.
Bakın buna hiç itiraz etmem. Gerçekten de lanetlendiler.
Kahpe pusularla katledilen asker ve polis yakınları, PKK’nın baskı altında tuttuğu Kürt vatandaşlarımız, dağa kaçırılan çocukların aileleri, kısacası her kanlı saldırı sonrası şehit haberleriyle sarsılan milletin kahir ekseriyeti tarafından lanetlendiler!
Hem de 26 gün gibi kısa bir sürede bunu başardılar.
* * *
Şimdi adına “algı” diyorlar; ama eskiden Marksist-Leninist yasadışı silahlı solun çeşitli fraksiyonları, buna “ajitasyon faaliyeti” derlerdi…
Vurur, kırar, yapar, eder, sonra da kendilerine engel olarak kimi görüyorlarsa, onu suçlarlardı. Fraksiyon ayrılıkları yüzünden çıkan çatışmalarda öldürdükleri yandaşlarına kalabalık cenaze törenleri düzenleyip bağırırlardı:
-Kahrolsun faşistler, kahrolsun faşistler…
Aradan yıllar geçti. Değişen hiçbir şey yok. Aynı kökten türeyen PKK destekçisi HDP’li bakanlar da aynısını yaptılar. “Saray, köşk” dediler, “Talimatlandırılmış AKP hükümetinden” söz ettiler. “Darbe ve savaş konsepti” gibi birtakım ifadeler kullandılar. Kandil’deki terör baronları ve PKK ne diyorsa, onu söylediler.
Bence çok iyi oldu.
Vatandaşa kimin ne olduğunu göstermiş oldular: Bir yanda halkı birbirine karşı kışkırtıp kırdırmak isteyen, terör yapılanması ile birlikte hareket eden, ülkeyi bölmeye çalışan kendileri ve çevrelerinde saf tutan destekçileri var. Diğer tarafta ona engel olmak isteyen, birlik ve bütünlüğümüzü korumak için gereğini yapan suçladıkları çevreler.
* * *
Şimdi çok daha iyi anlaşıldı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yerli ve milli 550 milletvekilli” derken neyi kastettiği…
Bu topraklarda doğup büyümek, yerli sıfatını kazanmak için yetmiyor. Selahattin Demirtaş, onun koltuk ortağı Figen Yüksekdağ ile önceki gün istifa eden HDP’li bakanlar da bu topraklarda doğdular.
Yerli ve milli oldukları söylenebilir mi?..
Söylenemez, zaten düzenledikleri basın toplantısında kendileri ifade ettiler. Cizre’de yaşananları nasıl çarpıtıp, Türkiye’yi batıya jurnallediklerini ballandıra ballandıra anlattılar. Bize ait yerli ve milli olan ne varsa, hedefe koyup saldırıya geçtiler.
Marifet mi yaptıkları, tabii ki değil. Tam tersine utanç verici! Türk ve Türkiye düşmanlığıyla yetişmiş ırkçı bir Yunanlı, Ermeni, Alman ya da İngiliz de zevk içinde ellerini ovuşturarak bunlar ve benzer söylemleri sıralayabilirdi…
İşte yerli ve milli olmakla olmamak arasındaki fark bu!
Yerli ve milli olmayan her türlü değeri ayaklar altına alarak, pervasızca saldırır. Diğeri ise, ne pahasına olursa olsun ülkesine haksızlık etmez.
Aslında bu istifalar çok da iyi oldu biliyor musunuz?..
Hani, “Kurban olayım tipiye, esti getirdi kapıya” derler ya, aynen öyle! Kabinede kendiliğinden bir bayram temizliği yapılmış oldu. Allah bu ülkeye bir lütufta daha bulundu.
* * *
Bugün bayram; istemezdim böyle bir yazı yazmayı. Ama başımıza bela olan dış destekli terör bayram dinlemiyor. Onların destekçileri de boş durmuyor.
Bu tür yazılar bizim içinde bir mecburiyet oluyor!
Bir başka nokta daha var. Yine gayri milli ve yerli olmayan ve “Fetullahçı Terör Örgütü” olarak adlandırılan yapıya kurban ve deri bağışı yapılması, artık “teröre yardım ve yataklık suçu” kapsamında değerlendiriliyor.
Aman ha dikkat edin! Uyarmak istedim.
Ucu dışarıya bağlı gayri milli yapılarla mücadelede Allah’ın bu millete güç ve kuvvet vermesi dileğiyle iyi bayramlar...

<p>Coronavirüsün en çok mutasyona uğramış versiyonu olan ve 30'dan fazla mutasyonun tespit edildiği

Çok mutasyonlu yeni Covid-19 varyantı: Omicron

Yunus polislerinin zorlu eğitiminden kareler

Misafirlerini kendi tasarladığı 'dönen ev'de ağırlıyor

Çöpe gidecek malzemeleri dönüştürüp dünyaya pazarlıyor