• $32,5928
  • €34,8575
  • 2507.34
  • 9693.46
12 Nisan 2023 Çarşamba

Jilet

Gazeteciliğinden çok partili kimliği ile öne çıkan Enver Aysever çok kızmış, "CHP'liler kendilerini jiletleyecek" demiş.

Neden? Çünkü milletvekili aday listeleri çok kötüymüş. Daha düne kadar yerden yere vurulan devşirme isimler, partililerin önüne "aday" diye konulmuş. Listelerde FETÖ'cüler de varmış, CHP içindeki itibarsız isimler de. Vesaire, vesaire...

Bunun için kendilerine jilet atacaklarmış!

Oysa buna ne gerek var? Mazoşist mi bunlar? Ya gider başka partiye oy verirler, ya da oy kullanmazlar, olur biter. Jilet de neyin nesi?

Ama Aysever bana göre haklı. Bir kendisine bakıyor, bir de çevresine. Ardından da "jiletlemekten" bahsediyor. Çünkü daha önce de "Kafamı duvara vura vura Kılıçdaroğlu'na oy vereceğim" demişti. O kafasını duvara vurursa, diğerleri de kendilerini jiletler elbet.

Bağnazlık dediğimiz tam da bu işte! Futbol takımı tutar gibi siyasi parti destekleyeceksin. Engellemelerle sonuçlanan atakları "gol" olarak değerlendireceksin. Karşı taraf iyiymiş, zaferi hak etmiş diye hiç düşünmeyeceksin. Yenildiğin takdirde karalar bağlayacak, hatta kendine jilet atacaksın.

Maalesef içimizde çok var bunlardan.

***

Jiletleme fiilini bir kenara atarsak, aslında haklılar tepki göstermekte. Sen yıllar boyunca bağır çağır, karşındakini son derece sert ifadelerle eleştir. Hatta bütün oyununu bu eleştiriler üzerine kur. Sonra da eleştirdiğin kişi, sana gelsin, bağrına bas. Büyüt, yücelt, göklere çıkar. Üstüne bir de alıp vitrinine koy. Seni destekleyenlere "Bunu seçeceksin, bunu ödüllendireceksin" diye dayat.

Ne bu? Kabul edilebilir bir şey mi?

Bal gibi ilkesizlik!

Başka yerdeyken "FETÖ'cü" diye eleştirdiğin kişi, sana gelince FETÖ'cülükten kurtuluyor mu? Sırf bu sebeple başkasının atması, kapısının önüne koymasıyla aklanıyor mu? Sormazlar mı adama "Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu" diye?

Mesela bir kadını cinsel istismara gözlerini kapamakla suçlayacaksın. Söyleyip söylemediği belli olmayan "Bir kereden bir şey olmaz" ifadesi sebebiyle yerden yere vuracaksın. Yetmeyecek, bulunduğu partideki herkesi "istismarcı" olarak karalayacaksın. Sonra da sana gelecek, sarıp sarmalayacaksın. Alıp, seni temsil etmesi için milletvekili aday listesine yerleştireceksin.

Başkasında "kabahat" olarak gördüğün, senin için "hak" olacak!

Kısacası, başkalarının döküntülerini toplayacaksın, tezgâha yerleştirecek, seçmenlerine de "çözüm" olarak sunacaksın. "Sen ne yapıyorsun, böyle şey olur?" mu diyenleri de bozgunculuk ve ihanetle suçlayacaksın.

Bu arada kendi içindeki tartışmalı isimleri de milletvekili adaylığı ile taltif edeceksin.

Olacak iş mi bu?

***

Ortaya çıkan tepkiler yerinde ve tepki gösterenler de son derece haklı.

Ama tepki gösterenlerin, bağırıp çağıranların bütün bu yapılanlara ortaklık etmesi garip!

"Bitti, tamam buraya kadar, ben bu işin içinde yokum" demiyorlar. Kafalarını duvara vurup, kendilerini jiletlemekten bahsediyorlar. Gidip oy vererek, bu garabeti destekleme eğilimi ortaya koyuyorlar.

Peki...

Birbirinizden farkınız ne o zaman? Bunlara oy vererek desteklemek, yapılanın üzerine tüy dikmek değil mi?

<p> Endonezya'nın kuzeyinde bulunan Ruang Yanardağı'nda volkanik patlama meydana geldi.</p><p>Patlam

Ruang Yanardağı patladı! Binlerce kişi tahliye edilecek

Tokat'ta kırılmanın olduğu fay hattı görüntülendi

Ejder meyvesinin faydaları nelerdir? Nasıl tüketilmeli?

Filistinliler kıtlıkla sınanıyor!