• $8,1456
  • €9,6936
  • 452.904
  • 1366.42
03 Mart 2021 Çarşamba

İnsan hakları

Sabah, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi dinledik. TBMM'de partisinin grup toplantısında son derece kararlı ve net bir tutum sergiledi. HDP'nin kapatılmasının "acil, hayati ve gerekli" olduğunu söyledi.

Bu kadarla da kalmadı. Ayrıca, milletvekilleri hakkındaki fezlekeler Meclis'e geldiğinde gereğinin yapılacağını bildirdi.

Öğle saatlerinde de Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, hazırlanan İnsan Hakları Eylem Planı'nı kamuoyuna açıkladı. Vizyonlarının "Özgür birey, güçlü toplum, daha demokratik bir Türkiye" olduğunun altını çizdi.

Erdoğan ile Bahçeli ittifak ortağı. Ülkenin pek çok temel meselesi ile ilgili olarak aynı düşüncelere sahipler. Birlikte adım atıyor, birlikte mücadele veriyorlar.

Bahçeli "parti kapatmaktan" söz ederken, Erdoğan "daha demokratik bir Türkiye" diyor. Üstelik bunu Devlet Bey'in bizzat katılıp dinlediği bir toplantıda söylüyor. Bu sözleri Devlet Bahçeli tarafından da alkışlanıyor.

Belki bu tabloyu çarpıtmak, kirletmek isteyenler çıkabilir. Ancak, ortada bir çelişki yok. Her iki ismin de hedefi daha demokratik bir Türkiye.

Şimdi kimse "Ama Bahçeli, siyasi parti kapatılmasını istiyor" demesin. Evet, istiyor. Çünkü, HDP demokrasi kirletiliyor. PKK denilen terör örgütü ile birlikte yol yürüyor. Terör ise bir insanlık suçu! Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde teröre anlayış gösterilmez, terör destekçiliği yapılamaz.

Unutulmamalı ki, terörün olduğu bir ülkede demokrasi de sağlıklı işlemez!

Ayrıca, Erdoğan da Bahçeli'den farklı şeyler söylemedi...

Dün, "insanın onuruna, inancına, değerine, hayatına yönelen her türlü tehdide karşı vatandaşımızın yanında olmayı sürdüreceğiz" dedi.

İnsan onuru ve hayatı için en büyük tehdittir terör!

Cumhurbaşkanı ilaveten şu ifadeleri kullandı:

"Bir çiçeğe az su vermek onu kuruturken, fazla şu vermek de soldurur, gerçeği, adaletin kuyumcu titizliği ile uygulanmasını gerektiriyor. Ayrıca öyle her gördüğümüz çiçeğe de su vermeyeceğiz. Susuzluktan boynu bükülmüş bir çiçeğe su vermek adaleti yerine getirmek olurken, dikene su vermek zulüm anlamına gelebiliyor."

Aynen öyle.

Türkiye bir eylem planı hazırlıyor. Aksayan tarafları düzeltme iradesini ortaya koyuyor. Demokrasisi ve insan haklarını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Bu amaca ulaşmak için ise, demokrasi ve insan hakları düşmanları ile mücadele etmek gerekiyor. Devlet Bahçeli de "Mutfakta yangın var diyenler, vatandaki yangını ne zaman görecekler?" diyerek, işin o tarafına dikkati çekiyor.

Dün, Cumhurbaşkanı Erdoğan nihai hedefi de ortaya koydu ve ulaşılması planlanan noktanın yeni ve sivil bir anayasa olduğuna işaret etti. Başta siyasi partiler olmak üzere üniversiteler ve sivil toplum örgütlerini yeni anayasa yapım sürecine katılmaya davet etti.

30 küsur yıldır sözde herkesin hayali bu. Herkes "daha demokratik ve sivil bir anayasa" hedefinden bahsediyor. Ama sadece lafta kalıyor.

Siyasi manzaraya bakın göreceksiniz:

Bazı çevrelere terörün siyasi uzantılarına destek verip onların taleplerini omuzlamak daha öncelikli geliyor!

<p>Peki, kod 29 olarak bilinen fedih kodunun kaldırılması ne  anlam ifade ediyor? Çalışma hayatından

Kod 29'un kaldırılması ne anlam ifade ediyor?

Kaçak kazıda bulunan Roma dönemine ait 40 eser Çorum Müzesi'nde sergileniyor

Balıkesir'e yerleşen kadın girişimci, ağaç dallarını ekonomiye kazandırıyor

Uygarlık tarihine ışık tutan 12 bin yıllık kazı başlıyor