• $13,2362
  • €15,0335
  • 757.645
  • 1857.4
17 Eylül 2015 Perşembe

İnin, sokaklara dökülün…

Tarih: 11 Mart 2004… Yer: İspanya…
Bütün ülke 191 kişinin hayatını kaybettiği kanlı terör saldırısı ile sallandı. Bu, ETA saldırılarında bardağı taşıran son damlaydı.
13 Mart 2004’te İspanyollar sokaklara döküldü. Milyonlar, yakmadan, yıkmadan, vurmadan, kırmadan sessizce haykırdılar:
“Artık yeter.”

Bu sessiz yürüyüş, teröre karşı en büyük kitlesel eylem olarak tarihe geçti. Yankıları da büyük oldu…

İspanyol halkının ortaya koyduğu bu tavır, ETA’nın 2007’de ateşkes ilan etmesine, 2011’de de silahı tamamen bıraktığını açıklamasına yol açtı.
Halkın gücü bir ülkenin kaderini değiştirdi. İspanya sokak ve caddeleri bugün buram buram barış kokuyor!

Ocak 2015’te terör Paris’i salladı…
Bir dergiye yapılan kanlı saldırı sonunda 17 kişi hayatını kaybetti. Kameralara takılan olay, terörün çirkin yüzünü bütün dünyanın gözleri önüne serdi.
Ardından Fransızlar “yeter” diye haykırdı.
Paris’te 1,5 milyon insan toplandı. Dünya liderleri Fransa’ya aktı. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da katıldığı yürüyüşte kol kola 400 metre yürüdüler.
Bu, Nazi işgalinin ardından Fransa’da sergilenen en kapsamlı gösteriydi. Paris’ten bütün dünyaya “teröre hayır” mesajı verildi.

Türkiye ise, İspanya ve Fransa ile karşılaştırıldığında terör konusunda çok daha kadersiz bir ülke!
Öğrenciliğimiz “sağ-sol çatışmaları” içinde geçti. Okullara patlayan bombalar arasından geçerek gittik. Silah sesleri hayatın olağan akışı içinde yer aldı. Pek çok arkadaşımız yanımızda, kucağımızda can verdi.
Ardından 1984’teki Eruh ve Şemdinli baskınları geldi. PKK denilen tarihin en kanlı örgütlerinden biri karşımıza çıktı. O günden bu yana asker ve polisimizle birlikte binlerce masum insanımızın canına kıydı.
En vahim ve düşündürücü olanı da…

İspanya ve Fransa’nın aksine, aramızdan “demokrasi” ve “insan hakları” maskeleri takıp teröre destek verenler çıktı. Biz, “siyasetçi” adı ve görüntüsü altında terörü kutsayan insanlarla karşılaştık.
Olmadı, beceremedik. İspanyollar ve Fransızların ferasetini biz gösteremedik. Kan dökülüp ocaklar sönerken, toplum olarak üzerimize düşeni yapamadık. Bölücü, ırkçı, acımasız, insanlık düşmanı, taşeron PKK terörüne karşı güçlü bir ses veremedik:
“Edi bese.”

Geç kaldık belki, ama harekete geçtik…

Biz de teröre karşı sokaklara iniyoruz. Sivil toplum, bugün Ankara Sıhhiye Meydanı’nda bir araya geliyor. PKK terörüne karşı Türk Bayrakları ile toplanılacak ve “yeter artık” diye düdükler çalınacak.
Paralel Yapı’nın tepe isimleri ve Selahattin Demirtaş gibi “silahlar sussun” derken bile terörü kutsayanlar istisna, herkes orada olmalı. Türkü ve Kürdü, Alevisi ve Sünnisi, sağcısı ve solcusu ile biz de güçlü bir ses vermeliyiz. Biz de “yeter artık” diyebilmeyiyiz. Bugün o düdüklerin sesi, terör baronlarının kulaklarını sağır edecek kadar güçlü çıkmalı. O ses, terör ve teröristi ürkütmeli.

Herkes Sıhhiye Meydanı’nda olmalı.
Pazar günü de İstanbul Yenikapı’da milyonlar bir araya gelmeli. “Milyonlarca Nefes, Teröre Karşı Tek Ses” olmalı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Yılmaz ve Başbakan Davutoğlu ile birlikte herkes, ama herkes Yenikapı’ya koşmalı.
Çünkü, bu milli ve insani bir mesele!
Ben, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Bahçeli’den de destek açıklamaları bekliyorum. Sıhhiye ve Yenikapı’da olmasalar bile, tepkilerini ve gönüllerini ortaya koymalılar.
Onlar da “yeter artık” demeliler…

Eğer biz de İspanyollar ve Fransızların yaptığı gibi yaparsak… Eğer biz de hep birlikte kol kola girersek… Biz de ortak bir tavırla güçlü bir ses verebilirsek… Hiç şüpheniz olmasın, Kandil’e yağdırılan bombalardan çok daha etkili olacaktır!

<p> </p>

Ali Babacan casusluktan tutuklanan Metin Gürcan'ı nasıl savundu?

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı