• $9,6264
  • €11,1766
  • 558.154
  • 1492.93
29 Eylül 2021 Çarşamba

İllüzyonlar, illüzyonlar…

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Ben Cumhurbaşkanlığına aday değilim" dedi. Ardından da ekledi:

-Ben Başbakan olacağım.

Nasıl olacak bu iş?

Önce Millet İttifakı bir Cumhurbaşkanı Adayı belirleyecek. Sonra seçim yapılacak. Tutarsa, Erdoğan gidecek, o meçhul isim Türkiye Cumhuriyeti'nin Başkanı seçilecek. Sonra Meral Hanım düğmeye basacak. O adı belli olmayan "kukla" ya da "uzaktan kumandalı Başkan" istifa edecek. Arkasına aldığı onca halk desteğine rağmen makamını bırakacak, Meral Hanım'a "Buyur, sen gel" diyecek:

-Sana Başbakanlığı verdim gitti, al senin olsun.

Yani 2023'te biz Cumhurbaşkanı değil, Meral Akşener'in uzaktan kumanda ettiği, düğmeye basınca dilediği gibi yönlendirdiği bir kukla seçeceğiz. Öyle mi?

Tabii söyledikleri olursa!

Üstüne üstlük, meselenin çözümü bu kadar kolay değil. Bunun için bir anayasa değişikliği gerekiyor. O da bugünkü tabloya ve kamuoyu araştırmalarına bakınca imkânsız görünüyor. Millet İttifakı'nın, seçimde TBMM'de 400 milletvekilliği kazanması gerekiyor. Yetmez, anayasa değişikliğini Cumhurbaşkanı'nın da onaylaması lazım. Bir başka formül ise Meclis'te 360 milletvekilinin oyunu bulup, anayasa değişikliğini referanduma götürmek. O da imkânsız. Hadi bir mucize gerçekleşti ve sayı bulundu diyelim. Sonuçta kararı millet verecek. Milletin iradesi Meral Hanım'ın cebinde mi?

Bütün bunlara rağmen, bir hayal satılmaya çalışılıyor millete. İllüzyon sanatından çeşitli örnekler sergileniyor. Üstelik "demokratik parlamenter sisteme dönüş" denilen formülün içinde demokrasi de yok. Seçilmiş uzaktan kumandalı bir Cumhurbaşkanı ve "oy ver" deyince, istenilen oyu verecek seçmen kitlelerine dayanıyor!

Ne gariptir ki bu hayalin mebzul miktarda alıcısı var.

HHH

Bir başka orta oyunu ise, HDP'de ve HDP üzerinden oynanıyor. Açıklama yaptılar: Cumhurbaşkanlığı seçiminde HDP'nin bir ittifak arayışı yokmuş.

"Hadi oradan" derler adama...

Tablo ortada: HDP'siz bir Millet İttifakı ya da ittifaksız bir HDP koca bir hiç! Mecburlar, mahkûmlar, birlikte hareket etmek zorundalar.

Zaten uzun süredir bunun altyapısı oluşturuluyor. Kılıçdaroğlu, "Kürt Sorunu" ve "Çözümün adresi HDP" diyerek PKK'nın siyasi uzantısının değirmenine su taşıyor. HDP de sözde aba altından sopa göstererek pazarlık şansını yükseltmeye çalışıyor. Daha düne kadar HDP=PKK diyen Meral Akşener de suskun. Sonuç alabilmek için Türkiye'nin oy gerçeklerine teslim olmuş durumda.

Zaten garabet Türkiye'nin bir "Kürt Sorunu" varmışçasına yapılan açıklamalarla başladı. Ülkedeki Kürt vatandaşların sorunları başka, "Kürt Sorunu" başka! Kürt Sorunu'ndan bahsedildiği zaman bir statü arayışı akla geliyor. Millet İttifakı, 3-5 oy daha toplayıp, Erdoğan'ı devirmek uğruna, ülkenin üniter yapısını hedef alan son derece sıkıntılı söylemleri bile dillendirebiliyor!

Evet, bir orta oyunu bu: Son derece basit ama aynı zamanda oldukça tehlikeli bir oyun!

Millet İttifakı gözünü öyle karattı ki, başta ABD olmak üzere emperyalist güçler tarafından köpürtülen tarihi bir oyunu "sorun çıkaranlarla" çözmekten bahsedebiliyor artık!

Yazık, hem de çok yazık!

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Yer siyah gök beyaz! İşte Beşiktaş'ın Galatasaray galibiyetinden en özel kareler

Düzce'nin 1830 rakımlı Kardüz Yaylası'na kar yağdı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri