• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
22 Nisan 2016 Cuma

İğrenç

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Bugün ne terör, ne siyaset yazacağım. Dokunulmazlıklar ve yeni anayasa gibi konulara da girmek istemiyorum. Kapalı kapılar ardında yaşanan, çok yaygın ve içler acıtıcı bir yarayı deşeceğim bugün:

Adına “çocuk istismarı” deniliyor şimdilerde. Gün geçmiyor ki, değişik şekillerde karşımıza çıkmasın!
Yer: Mersin.
İsmi lazım değil, iğrençliğin sahibi Özbek bir anne. Biyolojik olarak “anne” ama aslında bir anne müsveddesi. Yine adı lazım değil, 3 yaşındaki çocuğuna uyguladığı muamele son derece iğrenç ve iç acıtıcı!
Şimdi sakın “Özbek” dediğim için farklı anlamlar çıkarılmasın. Bu iğrençliği yapan her etnik yapıdan insan var. Bu defa karşımıza O çıktı. Yarın kim bilir kiminle ve daha ne tür iğrençliklerle karşılaşacağız!
Kendi doğurduğu o 3 yaşındaki masum yavruya yaptıkları anlatılır gibi değil. Adını “haram çocuk” koymuş. “Seni deli edeceğim” diyor. Hızını alamayıp, “Seni öldürmem lazım” diye bağırıyor.
Sonra ağır küfürler ediyor…
Yetmiyor, vuruyor, itiyor, düşürüyor, sıkıştırıyor. Çocuk çığlıklar içinde bağırıyor; acı içinde kıvranıyor. “İşkenceci” olsa insafa gelir, ama o anne müsveddesi dur durak bilmiyor. Yavrusuna yapmadığını koymuyor.
Olay adalete intikal etmiş. Çocuk elinden alınmış, babaya verilmiş. Kadın hakkında dava açılmış. Muhtemelen yaptıklarının hesabını da verecek.
Ama çevremizde bu türden o kadar çok olay var ki!..
Hepsi kapalı kapılar ardında yaşanıyor. Çığlıklar çığlıklara karışıyor. Büyük bir bölümü ortaya, gün yüzüne çıkmıyor. Minicik yavrulara uygulanan zulüm devam edip gidiyor. Çoğu zaman şikâyet etseniz de sonuç alınmıyor. Toplumun bu konularda öylesine yanlış kabulleri var ki…
“Ne olacak canım, annedir yapacak tabii” türünden direnişler ortaya çıkıyor!
Hem de bunu devletin aylık verip, aile mahkemelerine yerleştirdiği sözde “uzmanlar” bile yapıyor. Yıllar yıllar öncesinde bu türden bir raporla karşılaşmıştım ve tüylerim diken diken olmuştu. Oğluna her türlü kötü muameleyi yapan anne ile ilgili olarak bir sözde “uzman” mahkemeye sunduğu rapora aynen şu ifadeleri koymuştu:
“Anadolu kültüründe çocuk terbiyesinde bu tür muameleler normal görülür. Çocuk annede kalmalı.”
Çıldırmış, iş edinmiş, şikâyet etmiş, uğraşmış, buna rağmen bir sonuç alamamıştım. Mahkeme tersi karar alıp çocuğu babaya vermesine rağmen, o uzmanla ilgili herhangi bir işlem yapılmamıştı.
* * *
Konu öylesine hassas ki…
Çocuk bu, yaşadıklarının farkında değil. Öyle vakalar biliyorum ki, cinsel istismara uğrayan çocuklar bile, kendisine bu muameleyi yapan yakınlarının yanından alınırken, boynuna sarılıyor. Bırakmak istemiyor; ağlıyor, bağırıp çağırıyor.
Niye mi?
Çünkü kendisine yapılan o iğrenç muamelenin “normal” olduğunu düşünüyor. Normali yaşamadığı için anormali normal görüyor. O mini mini yavrular, kendisine dayak atan, işkence yapan kişinin yanından alınırken bile boynuna sarılıyor.
Öylesine masumlar işte!
Maalesef biz toplum olarak bu masumları gerektiği gibi koruma görevini yapamıyoruz. Çoğu zaman “annedir” ya da “babadır” gibi birtakım savunmalarla yaşananların üzerini örtüyoruz.
Bu yaptığımızı da marifet sayıyoruz.
* * *
Birtakım dernekler bir “kadına yönelik şiddet” söylemi tutturmuş gidiyorlar…
Özellikle de kendilerine “feminist” adını veren gruplar, temcit pilavı gibi aynı sözleri tekrarlayıp duruyorlar. Doğrudur, itirazım yok. Kadına yönelik şiddet de bir başka iğrençlik. Ancak, bunu daha da genelleştirsek, “aile içi şiddet” desek olmaz mı?
O minicik yavrular da şiddet gören kadınlar gibi korunmaya muhtaç değil mi?
Üstelik o yavrular dertlerini anlatamıyorlar. Kaçamıyorlar, şiddet gördükleri ortamı terk edemiyorlar. Kimseye bir şey söyleyemedikleri gibi, telefonu çevirip polisi arayamıyorlar. Karakolun ya da savcılığın kapısını çalamıyorlar.
Şiddet, kime karşı uygulanırsa uygulansın, insanlık dışı iğrenç bir eylem. Hadi gelin değiştirelim artık söylemlerimizi. Çıkacaksak, şiddetin her türlüsüne karşı çıkıp, “aile işi şiddeti” telin edelim. Hem de güçlü bir sesle…

<p>Pendik'te drift yaparken iki sürücüden biri kaza yaptı, diğeri yoldakilerin üzerine aracını sürdü

İstanbul'da drift dehşeti! Otomobili vatandaşların üzerine sürdü

Yer siyah, gök beyaz; şampiyon Beşiktaş!

Filistinlilerin evleri yerle bir oldu

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı