• $8,3277
  • €10,109
  • 490.926
  • 1441.22
30 Aralık 2013 Pazartesi

Hocaefendi niye ABD’de

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Şimdi, ön yargıları bir tarafa bırakalım; eğri oturup doğru konuşalım. Türkiye’de son yaşanan kavganın Cemaat’e ne yararı oldu?
Bence hiç!
Tam tersine sıkıntıya girdi. Tartışılır hale geldi. Kirli çamaşırlar ortaya döküldü. Fethullah Gülen alabildiğine zedelendi. Kendisiyle ilgili algıların çoğu yıkıldı. Artık, dünden çok daha farklı bir “Hocaefendi” imajı var.
Üstelik tartışmalar yeni başladı. Herkes eteklerindeki taşı henüz dökmedi. Kavgada yumruk sayılmayacağı gibi, bu mücadelede de artık eskiden olduğu gibi hesaplı kitaplı davranılmayacak. Başbakan ne dedi:
-Kimin kimle işbirliği içinde olduğunu deşifre edeceğiz.
Demek ki, yeni şok dalgalarına hazırlıklı olmak gerekiyor! Öyle görünüyor ki, Cemaat, uzun vadede daha çok yıpranıp daha fazla zedelenecek.
***
Evet, Hükümet bir darbe aldı. Zaten bunu inkâr eden de yok. Ayrıca, bu defa Başbakan ya da Hükümet’e bir uyarı ateşi yapılmadı. Kurşun direkt kalbe sıkıldı.
Sonuç ortada: Atılan kurşun istenildiği gibi sonuç vermedi!
Şimdi kimse kalkıp son gelişmeleri dershane tartışmalarına bağlayıp bunun üzerinden “haklılık” devşirmeye kalkmasın. O tartışmada “Hükümet yanlış yapıyor” diyenlerin tezleri hep aynı noktada birleşiyordu:
“Yazık ediliyor bu ülkenin çocuklarına. En büyük zararı hali vakti yerinde olmayanların çocukları görecek.”
Tez doğru değildi; ama bir an için doğru olduğunu düşünelim! Bugün, o noktadan ülkenin ekonomik olarak 150 milyar zarara uğradığı bir tablonun içine düştük. En büyük darbeyi yiyenler de “fakir-fukara” denilen kesim!
Peki şimdi yazık olmadı mı bu ülkenin çocuklarına?
***
Akıllara takılan bir başka soru daha var…
Diyelim ki, Tayyip Erdoğan gitti. Yerine kim gelecek? Türkiye yoluna hangi isimlerle devam edecek? Kemal Kılıçdaroğlu ile mi? Yoksa Mustafa Sarıgül gibi büyütülmeye çalışılan bir isimle mi? Ya da mesela Devlet Bahçeli ile mi?
Olmaz ama oldu diyelim. İçlerinden biri geldi. Bu isimler, Cemaat’e daha mı yakın olacaklar? O kesime gönül vermiş insanları tatmin edebilecekler mi?
Sadece bunlar değil…
Benzeri pek çok konu Cemaat içinde de tartışılıyor. Boşa konuluyor, olmuyor; doluya konuluyor almıyor. Kuşkular, rahatsızlıklar, huzursuzluklar ve “acaba”lar her geçen gün daha da artıyor.
Zaman Gazetesi Yazarı Hüseyin Gülerce’nin paylaştığı twitler ortada. Gülerce, savcıların sergilediği davranışları “militanlık” olarak nitelendirdi. “Başbakan Erdoğan hakkında dışarıdan tertip yapılmasını bir millet evladı olarak hazmedemiyorum, kabul edemiyorum” dedi. Yetmedi, “Benim ülkemin Başbakanını yabancılar gönderemez. Demokrasi adına, insaf adına, vicdan adına tertiplere, provokasyonlara fırsat vermemeliyiz” ifadelerini kullandı.
Buna rağmen hiçbir şey değişmedi. Hamam da aynı tas da! Cemaat’in gazeteleri, Hükümet’e karşı atışa devam ediyor.
Çok ilginç; kendi içindeki rahatsızlıklar, eleştiriler ve taban kaybı, Cemaat’in frene basmasını sağlamıyor. Neden, neden, neden?
Bu, akılcı bir davranış değil!
***
Durum bu olunca insan ister istemez düşünmeden edemiyor…
Acaba, bütün kayıplarına rağmen, Cemaat’i “Durmak yok, yola devam” diyerek zorlayanlar mı var? Varsa bunlar kimler?
FBI, tam “uzlaşma sağlandı” derken, Cemaat’in ABD’deki varlığına yönelik operasyonu niçin düzenledi? “Yok öyle şey, bu aşamadan sonra duramazsınız” mesajı mı vermek istendi?
En önemlisi, Fethullah Gülen, ortada herhangi bir risk bulunmamasına rağmen niçin Türkiye’ye gelmiyor? Neden ABD’de yaşama ısrarını sürdürüyor?
Soru o kadar çok ki… Fethullah Gülen, ABD’de yaşamaya devam ettikçe de iyice artacağa benziyor!

<p>Astrolog Özlem Recep, 'Kadro bekleyenler alanları ile ilgili olumlu olan süreçlerin içerisindeyiz

11 Mayıs Boğa Burcu Yeniayı'nın burçlara etkisi

Define arar gibi aradılar! Yüksek fiyatlara alıcı buluyor

Sinovac'dan aşı açıklaması: Türkiye'ye üretim lisansı verdik

İşgalci İsrail, sivillerin yaşadığı 9 katlı binayı bombaladı