• $31,3879
  • €34,0706
  • 2100.98
  • 9097.15
7 Nisan 2022 Perşembe

Hiç mi işi yok?

Siyaset bu: Kimse "yoğurdum ekşi" demez! Her siyasi parti, "ben" diye öne çıkmaya çalışır. Belli söylemler üretir, propagandasını yapar. Onlar konuşur, biz de kendi penceremizden bakıp, değerlendirmesini yaparız.

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener de birkaç gün önce uzun uzun konuştu. Pek çok konuda açıklama yaptı. Gündemdeki en önemli gelişme olan Yavuz Ağıralioğlu ve Koray Aydın'la ilgili tasarrufundan başlayalım: Ağıralioğlu rahatsız, bunu da açıktan ilan etti. Meral Hanım ise, konuyu zaman mefhumuna bağladı. Yavuz Ağıralioğlu'nun milletvekili sıfatına işaret edip, Yurtdışı Türklerle ile ilgilenmek için "zamanı yok" değerlendirmesini yaptı.

Makul ve tatmin edici bir açıklama mı bu?

Değil tabii, hem de hiç değil.

Çünkü hemen ardından İyi Parti teşkilatlarını Koray Aydın'dan alıp kendisine bağlamasını, yeni bir düzenleme yapılacağı gerekçesini ile açıkladı.

Teşkilat deyince, her partide devasa bir yapı ve sorunlu bir alan akla gelir. Teşkilatlar, 81 vilayet, yüzlerce ilçe ve binlerce yöneticiden oluşan karmaşık bir oluşumdur!

Durum bu olunca, Akşener'e sormak gerekiyor:

İyi Parti'de Genel Başkan'ın işi Ağıralioğlu'ndan daha mı az da, bir de teşkilat yükünü sırtlıyor? Milletvekilleri zaman fukarası da Genel Başkan boş mu oturuyor?

Meral Hanım, kendi içinde çelişkiler yaşıyor. Ortaya koyduğu gerekçelerin ayakları yere basmıyor.

***

Konuyu kapatmak için, Başkanlık Divanı'nda tasarruf etme yetkisinin Genel Başkan'da olduğunu söylüyor. "Bütün partilerde bu değişikliklerin Genel Başkan'ın ataması ile yapıldığını" vurguluyor.

Eyvallah, buna kimsenin itirazı yok.

Yalnız ortada bir sıkıntı var ki, itiraz eden Meral Akşener'in bizatihi kendisi! Konu Başkanlık Sistemi'ne geldiğinde, "tek adam" vurgusu yapıyor. Sistemi yerden yere vuruyor. Parti yönetiminde ise "ben" deyip, dilediğini yapabileceğini söylüyor.

Bir de "Ülkücüler tasfiye ediliyor" iddiaları ile ilgili olarak, İyi Parti tarifi yapıyor: "Biz, Türkiye'de makulü, merkezi temsil eden bir partiyiz" diyor.

Bu söylemle, yine kendisin sıkıntıya sokuyor. Bu durumda, bize de sormak gibi bir görev yüklüyor:

Daha dün MHP içinde dillendirilen "Ülkücüleri iktidara taşıyacağız" ifadesi makul bir söylem değil miydi? Yoksa Meral Hanım'ın "makulü" duruma göre sürekli mi güncelleniyor?

***

Gelelim en önemli noktaya...

Akşener, HDP'yi eleştirir görünürken, aslında HDP güzellemesi yapıyor. İfade aynen şu:

"HDP'ye bağırayım, İyi Parti'yi zora sokayım diyerek, bu ülkenin has evladı Kürtlere hakaret etmek beni çok incitiyor."

Nereden çıktı şimdi bu? Kürtlere kim hakaret ediyor? Eleştirilen, Kürtlerin de kâbusu haline gelen PKK ve HDP. Yoksa Meral Hanım, HDP'yi Kürtlerin temsilcisi olarak mı görüyor? O yüzden mi Diyarbakır Annelerine gitmiyor?

Çok rahatsız edici ve üzerinde düşünülmesi gereken bir söylem bu!

HDP denilen yapı, PKK'nın siyasi uzantısı olduğu gerekçesiyle bugün Anayasa Mahkemesi'nde "kapatma" istemi ile yargılanıyor!

Fazla söze gerek yok: Meral Akşener'in sadece ortaya koyduğu bu söylem bile, İyi Parti'nin nereden nereye savrulduğunu açıkça gösteriyor!

<p>Manisa'nın Saruhanlı ilçesinde, refüjdeki aydınlatma direklerine çarparak devrilen kamyondaki sür

Manisa'da kamyon devrildi: 1 ölü 1 yaralı

İkinci el araba alacaklar dikkat: Bu otomobiller 50 bin TL ile 250 bin TL arası!

Sağlık çalışanları Filistin için ''sessiz yürüyüş'' yaptı

Hak mahrumiyeti cezası bulunan başkan kiraladığı yük asansöründe takımının maçını izledi