• $7,4756
  • €9,0534
  • 441.82
  • 1526.69
14 Ocak 2021 Perşembe

HDP'nin tehdidi

Türk siyasetinde bir gelenek halini almıştır. HDP tipi siyasi oluşumlar, sıkıştıkları zaman da, kendilerini çok güçlü gördükleri durumlarda da tehdit ederler. HEP, DEP ve HADEP’ten beri durum bu...

Kimi zaman aba altından sopa gösterip “Türkiye, Suriye’ye döner” dediler. Kimi gün tren garında patlatılan ve askeri okul öğrencilerinin canına mal olan kahpe bombalar için “Savaşta olur bunlar” ifadesini kullandılar. Hatta hızlarını alamayıp “PKK sizi tükürüğü ile boğar” dedikleri bile oldu.

Şimdi de HDP Genel Başkanı Mithat Sancar sıraya girdi. Daha düne kadar akademisyen unvanı ile televizyonlarda karşımıza çıkıp “insan hakları, barış, demokrasi havarisi” gibi davranırken, bugün tehdit dilinden yeni örnekler sunuyor. Aklınca 6-8 Ekim olayları yargılaması öncesi, iktidar, savcılar ve hakimlere gözdağı vermeye çalışıyor. “Adil karar vermezlerse, olaylarda yargılananlar iktidardakileri yargılayacak” diyebiliyor.

Tam bir militan üslubu!..

Yasa dışı terör örgütlerinin militanlarından yıllarca dinledik biz “Asıl siz yargılanacaksınız” tehditlerini. 40 yıldır üslup da söylem de değişmedi.

Türkiye’ye “diktatörlük” diye saldırıyorlar, saldırmaya da…

Avrupa’dan çok daha özgürüz biz bazı konularda. İspanya’da Yüksek Mahkeme’nin verdiği ve ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından onanan Herri Batasuna kararı ortada. Batasuna, sırf ETA Terör Örgütü’nü kınamadığı için kapatıldı. Bizdeki HDP ise PKK’ya övgüler düzüyor!

Bu görüntü ve HDP-PKK ilişkisi ciddi rahatsızlık kaynağı olduğu için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın harekete geçmesi ve HDP’nin kapatılması isteniyor.

Vatan Partisi, Başsavcılığa bu konuda 4 ayrı başvuru yaptı. HDP hakkında kapatma davası açılmasını istedi. TBMM’de grubu olmadığı için dikkate alınmadı. Şimdi aynı konuda MHP harekete geçmiş durumda. MHP de Başsavcılık tarafından dava açılıp HDP’nin kapatılmasını istiyor.

Şimdilik sadece çağrı yapılmış durumda. MHP, delil olarak da Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 6-8 Ekim Olayları iddianamesini gösteriyor. Parti sözcüleri, “O iddianamede HDP-PKK ilişkisine yönelik yeteri kadar delil var” diyorlar. Başsavcılığın harekete geçmesini bekliyorlar.

Aksi takdirde MHP adım atabilir. HDP’nin kapatılması talepli bir dilekçe ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunabilir. İşte o durumda Başsavcılık harekete geçmek zorunda kalır. Çünkü MHP’nin TBMM’de grubu var. İlgili kanuni düzenlemeler de TBMM’de grubu bulanan partilerin başvurmaları halinde davanın açılmasını şart koşuyor.

Peki dava açılırsa ne olur?..

PKK-HDP ilişkisine dair elde o kadar çok delil, beyan ve ikrar var ki, sonucun ne olacağını kestirmek güç değil.

Şimdi şöyle bir itiraz gelebilir:

“Daha önce de kapatma kararları alındı. Ama hiçbir işe yaramadı. Hemen bir yenisi kuruldu.”

Bir hukuk devletinde söylenmemesi gereken sözler bunlar. Hukuk devletlerinde bir suç varsa, gereği yerine getirilir. Göz göre göre işlenen suçların cezasız kaldığı bir yerde “hukuk” değil, “guguk”tan bahsedilebilir ancak.

<p>Peki, pandemi sürecinin psikolojimizi ve aile yapımıza olumlu ve olumsuz etkileri neler? Psikoter

Pandemi süreci aile yapımızı nasıl etkiledi?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sivas'taki Altınkale'de kar yağışının ardından güzel görüntüler oluştu

Başkan Erdoğan, Milli Saraylar Resim Müzesi Açılış Programı'na katıldı