• $8,4026
  • €10,0069
  • 489.16
  • 1408.81
23 Haziran 2021 Çarşamba

HDP nedir, ne değildir?

HDP hakkındaki iddianame Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edildi. Biz de günlerdir tartışıyoruz. Ama neyi tartıştığımızı anlayabilmiş değilim!

Genellikle cevabı aranan soru şu:

"HDP'nin kapatılması siyaseti nasıl etkiler? Dengeler nasıl değişir? Kim kazanır, kim kaybeder..."

Herkes kendine göre değerlendirmeler yapıyor. Kimi "kapatılmamalı" diyor, kimi kapatılması gerektiğini savunuyor. Hatta kapatılmasının "ciddi sıkıntılar doğuracağını" söyleyenler bile çıkıyor. Üstelik yorum yapanların arasında Anayasa Mahkemesi'ne akıl verenler dahi var.

Oysa, bir hukuk devletinde hiçbiri önemli değil bunların. Hukuk ne diyorsa o yapılır, delillere bakılır hukukun gereği yerine getirilir. Duruma ve şartlara göre tavır alınmaz. Muz cumhuriyeti ya da aşiret değil ki bu ülke!

İddianamenin hazırlanmasının ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yetkilileri ile görüştüm. Özet olarak, "Öyle bir tablo ile karşı karşıyayız ki" dediler:

-Adeta karşımızda teröre bulaşmamış, terörle ilişkisi olmayanların kapıdan sokulmadığı bir yapı var.

Esas hakkında mütalaasını verirken, sanıyorum Başsavcılık dile getirecek bunları.

Ama biz yine de "HDP kapatılmalı mı, kapatılmamalı mı?" sorusunu tartışıyoruz. Bunu yaparken de hukuku ayaklar altına alıyoruz. Garip, gerçekten son derece garip!

İddianamede, HDP'liler hakkında açılan yüzlerce kamu davası var. Bunlarla ilgili olanak binlerce farklı suçlamadan bahsediliyor. Hepsi de terörle ilişkili.

Zaten eski ve yeni parti yöneticileri saklamıyorlar durumu. Kimi "HDP'nin bir Öcalan projesi" olduğunu söyledi. Kimisi "Apo'nun heykelini dikmekten" bahsetti. Hızını alamayan yöneticiler de PKK'nın bizi "tükürüğü ile boğacağından" bahsetti. Vesaire, vesaire...

Ayrıca, ortada HDP'lilerin Kandil'deki terör baronları ile çektirdikleri albümler dolusu fotoğraf var.

Anayasa Mahkemesi, bunlara bakıp karar verecek. Ayrıca, bunlara bakıp karar vermek zorunda. "Şu olursa böyle olur, şöyle karar verirsek böyle bir sonuç ortaya çıkar" gibi bir değerlendirme yapamaz. Bu tür bir tavır hukuk katliamı olur.

Ama biz yine de tartışıyoruz...

Terör bir insanlık suçu! Bununla ilgili detaylara, katledilen on binlerle ilgili ayrıntılara girmeyeceğim. Bunu herkes biliyor zaten.

İlaveten, ortada bir başka insanlık dramı var. Bu ülkenin küçücük çocukları dağlara götürülüyor. Kiminin eline silah veriliyor; kimisi de terör baronlarının kucağında, onların hazlarını tatmin ediyor.

Başta Lice ve çevresi olmak üzere, pek çok bölgede Hint keneviri tarlaları ortaya çıkarılıyor. Tamamı PKK ile bağlantılı. Bu uyuşturucu ticaretinin hedefi ise, bizim çocuklarımız. Onlar zehirleniyor.

Terör ve adi suçlar birbirine geçmiş durumda. Sorumlusu PKK, destekçisi olduğu iddia edilen siyasi yapılanma da HDP. Arkasında ise yabancı güçler var.

Böyle bir tabloyu kim savunabilir? Olabilir mi böyle bir insanlık ayıbı? Ama oluyor, süslü laflarla bu yapının muhafaza edilmesi, sürdürülebilir olması savunuluyor işte!

Meselenin özü, Türkiye'nin ve hepimizin içinde bulunduğu durum budur efendim...

Gerisi sadece laf-ı güzaf!

<p>Türkiye'nin gurur kaynağıydı. Pek çok başarılı işe imza attı. Ama nasıl olduysa 'Türk Hava Kurumu

Türk Hava Kurumu nasıl batırıldı?

Orman yangınlarında yaralanan hayvanlar tedavi ediliyor

Uluabat Gölü, yeşile büründü

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Suver, Van'da incelemelerini sürdürüyor