• $9,3296
  • €10,8631
  • 532.447
  • 1429.85
7 Mayıs 2017 Pazar

Hayır partisi

Pastanın büyüklüğü belli: Tamamı yüzde 48,5. Buna karşılık talibi çok, önünde uzayıp giden ciddi bir kuyruk var…

Hepsi aç ve tamamı en büyük parçayı kapmaya çalışıyor! Hem itişip kakışıyorlar. Hem de “Biz bir blok oluşturduk, kavga içine girmeyelim. Birliğimizi muhafaza edelim” diyorlar. 2019 Yılı’na yönelik uzun vadeli planlar yapıyorlar. Nasıl olacaksa?

Biri Hint’te, diğeri Yemen’de! Birinin “a” dediğine, diğeri “b” diyor. Biri “ak” derken, diğeri “kara” diye karşı çıkıyor. Her biri bir başka alemin insanı. Farklı yollarda koşarken, bir anda kendilerini aynı kulvarda bulmuşlar.

Bakmayın “demokrasi” gibi bir takım değerlerin arkasına sığınmalarına; süslü süslü laflar etmelerine. Tek ortak özellikleri var. Hepsi Tayyip Erdoğan karşıtı. Bu karşıtlık bütün benliklerini esir almış durumda. “Rakibimin düşmanı benim dostumdur” düşüncesi ile birbirlerine sarılmışlar.

HDP’liler ve PKK’lılar ile sabık MHP’liler yan yana. Ateistle sözde İslam adına hareket ettiğini iddia eden FETÖ’cüsü kol kola. DHKP-C ile cami cemaati SP’liler aynı yolun yolcusu…

Bremen Mızıkacıları gibiler. Hepsi ayrı telden çalıyor. Tamamı “Biz buradan ne koparırız” hesabı yapıyor. Sonra da dönüp birbirlerine sarılıyor.

hhh

En başta kendini yüzde 48,5’in “büyük hissedarı” olarak gören CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu var. Ardından irili ufaklı paydaşlar geliyor. HDP “Biz de varız” diyor, Selahattin Demirtaş cezaevinden mesajlar gönderiyor. İşin içinde HDP olunca, PKK, PYD ve YPG gibi yapıları saymaya zaten gerek yok. Onlar HDP’nin, HDP onların tamamlayıcı parçaları. FETÖ, bu blokta önemli bir aktör; gücünün büyük bölümünü dışarıdan, batıdan alıyor. Onları “yama” diyebileceğimiz küçük parçalar tamamlıyor:

“Kurumsal kimliği ile Saadet Partisi, Meral Akşener, Sinan Ogan, Ümit Özdağ, Doğu Perinçek, DHKP-C ve diğerleri…”

Unutmadan söyleyeyim, bunlara bir de kenarda-köşede bekleyip, “Acaba bana da pay düşer mi?” düşüncesiyle hesap yapanları ekleyelim.

Kare tamamlanıyor!

***

“Hayırcı” bunlar. Ben söylemiyorum, kendileri bu ismi veriyorlar. Hatta Meral Akşener daha da ileri gidip, “Hayır Partisi kuruldu” bile dedi. Hızını alamayıp, SP ile DP’ye teşekkür ziyaretlerine dahi gitti.

Kökleri oldukça eskilere dayanıyor bunların…

Çok gerilere gitmeyip, size yakın tarihten bir örnek vereyim. 3 Eylül 1968’de İlhan Selçuk Cumhuriyet’te bir yazı yazmıştı. “Hayır” diyerek, ilk Boğaz Köprüsü’nün yapımına karşı çıkmıştı:

“Boğaz Köprüsü, kel başa şimşir taraktır.”

Yetmemiş, bitmemiş, Boğaz Köprüsü’nü “Memleketin geleceği için zararlı” bile ilan etmişti.

Biliyorsunuz, sonra İlhan Selçuk’u, “hayır” diyerek otoyollara, köprülere, barajlara, enerji tesislerine, kısacası atılan her türlü ileri adıma karşı çıkanlar izledi. Bunlar da o eski akımın yeni temsilcileri.

***

Meral Akşener, “Hayır Partisi kuruldu” der demez, “Dur, bir dakika” itirazı yükseldi. Meral Hanım’a “geç kaldın” uyarısı geldi.

Çünkü, bir “Hayır Partisi” var zaten bu memlekette. Resmi hüviyeti bulunuyor mu bilemem, ama kurmuşlar. Üstüne Facebook ve twitter hesapları bile açmışlar. Üstelik, o partinin Genel Başkan Danışmanı bir açıklama bile yaptı.

“Rejime karşı mücadele ettiklerinden” bahsetti:

-Biz, herkesin ortak bir itiraz hareketiyiz.

İşte bu! Tam da oturdu: İtiraz hareketi!

Biz de zaten halk oylaması kampanyası süresince bir “itiraz hareketi” ile karşı karıya kaldık. İçi boş itirazlardan başka bir şey dinlemedik. Düzenlemenin her maddesine karşı çıkmak için bir bahane bulundu. Bu “itiraz hareketi” öylesine büyüdü ve gelişti ki, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “demokrasiye itirazına” kadar dönüştü. Kemal Bey hızını alamayıp, sandıktan çıkan milli iradeye dahi itiraz etti.

“Hayır Partisi”nin itiraz etmediği tek nokta var, o da körü kürüne Tayyip Erdoğan düşmanlığı! Cumhurbaşkanı ağzı ile kuş tutsa, hepsi karşısına dikilip, bağıracak bir ruh hali içinde:

-Olmadı, kabul etmeyiz. Elin yok mu senin?

İşte bu yüzden, bu “hayırcıların” arkasındaki asıl iradeyi tebrik etmek lazım. Geçici de olsa başardı, imkânsızı gerçekleştirdi, kurt ile kuzuyu birleştirdi. Bugün kol kola yürüyenlere bakın, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız!

<p>Sosyal medyada toplumsal algıyı manipüle etmek için birçok yalan servis ediliyor. Bazı yayın orga

Hepsi teker teker deşifre edildi... İşte haftanın yalanları

İstanbul'da sabah saatlerinde trafik yoğunluğu yaşanıyor

İstanbul'da muhteşem dolunay manzarası

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi