• $12,9048
  • €14,5581
  • 740.321
  • 1808.79
27 Eylül 2013 Cuma

Hançer operasyonu

Kol kola vermişler, sanki aynı Genel Yayın Müdürü tarafından yönetiliyorlar. Hepsi birbirinin fotokopisi gibi; tamamı aynı yolun yolcusu. Bir “direniş” edebiyatıdır tutturmuş gidiyorlar… 
Üç-beş kişi bir araya gelip herhangi bir olayı protesto mu ediyor? Bunlar hemen manşetlerine taşıyorlar: 
“7’den 70’e direniş!” 
Üstelik bazılarının neye direndikleri bile belli değil. Hatta içlerinde demokrasiye direnenler bile var. Dün, 9 yaşındaki bir ilkokul öğrencisinin çocukça değerlendirmesini dahi tam sayfa yayımladılar. 
Çocuk, sınıftaki başkanlık seçiminde “Seçim olsa ne olacak? Başbakan da seçimle geldi. Ama ağaçları kesiyor, su sıkıyor, gaz sıkıyor” demiş. Öğretmeni de seçimi savunup “olur mu öyle şey” diye çocuğu uyarmış. Ardından annesine şikâyet etmiş. 
Sen misin bunu yapan? Anne savcılığa koşmuş. Gazete olaya neredeyse birinci sayfasının tamamını ayırmış. 
Oysa öğretmenin yaptığı uyarı doğru! 
Ailenin savcılığa koşması, gazetenin de anne ve çocuğun fotoğraflarını yayımlayarak olayı kamuoyuna duyurması kaba bir çocuk istismarı! 
***
Garip bir şekilde sürekli savaş halindeler. Ellerinde bir büyüteç, gerekçesi ne olursa olsun Türkiye sathında eylem arıyorlar. Eylemin ve gösterinin sebebi, katılan sayısı hiç önemli değil. Yeter ki eylem yapılsın… 
Üzerine atlıyor, başına ve sonuna bir “diren” kelimesi ekliyorlar. Gazetenin en mutena köşesinden “haber” diye yayımlıyorlar. 
Hele bir de polis müdahalesi olursa ballı börek! Hemen, 30-40 yıllık bildik sloganlara sarılıyorlar: 
-Kahrolsun polis, faşizme geçit yok… 
Hep çiğnene çiğnene çürümüş, son kullanma tarihi çoktan geçmiş artık sakızları çiğniyorlar. 
***
Sporu kullanıyorlar; Beşiktaş gibi şanlı geçmişi olan bir spor kulübümüzü istismar etmeye çalışıyorlar. Emperyalizme mücadele tarihi bayraklaşmış, işgal üzerine renklerini siyah beyaza döndürmüş Beşiktaş’a haksızlık ediyorlar. Beşiktaş formasını giyip, Gezi olaylarını çarpıtmaya çalışan dış çevrelerin bayrağını sallıyorlar. 
Tıpkı, geçmişlerinin “emperyalizmle mücadele” ile geçtiğini söyleyen ODTÜ’lülerin, dün “emperyalist” diye suçladıkları çevrelerle bugün kol kola girmesi gibi! 
Neler yapmıyorlar ki… 
Mesela, Türk Hava Kurumu’nu istismar ediyorlar. Kurumun deri ve bağırsak toplama tekeli kalktığı için ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Bu düzenlemeye “Atatürk düşmanlığı” adını takıp toplumun önüne koyuyorlar. 
THK Başkanı emekli paşa Osman Yıldırım, “Biz artık kurban derisiyle birlikte anılmak istemiyoruz” diyor. Kurban derisi toplama görevinin kendilerini sıkıntıya soktuğunu söylüyor. Gözünü gökyüzüne dikmiş, uçaktan ve uzaydan bahsediyor. Kurum, büyük projelerle, Havacılık ve Uzay Üniversitesi ile uğraşıyor. 
Bunlar hâlâ “deri ve bağırsak” edebiyatı yapıyor! 
***
Biri, ellerinde pankartla gösteri yapan 50-100 kişilik grubu fotoğraflıyor. Hemen birinci sayfasına taşıyor: 
“Gezi bile kıskandı.” 
Diğeri, terör örgütü KCK Davası dosyasında yer alan BDP Siyaset Akademisi’nde verilen dersleri gündeme getirip başlık atıyor: 
“Diren kuantum.” 
Bir başkası da Sovyet döneminin Pravda Gazetesi’ni geride bırakırcasına Türkiye’ye saldırıyor. Adeta Moskova’dan yayın yapar gibi başlıklar atıyor: 
“AKP sanık sandalyesinde: Rus Dışişleri Bakanlığı’na göre, Suriye’deki kimyasal saldırı konusunda Türkiye’nin de suçlanabileceğine dair veriler artıyor.” 
Tayyip Erdoğan düşmanlığı bunları öylesine esir almış ki, sırf Başbakan’a zarar verebilmek için ellerinde hançer Türkiye’yi vuruyorlar! 

<p> </p>

Sergen Yalçın'ın istifasına ret kararı

Uşak'ta dere yatağında patlamamış top mermisi bulundu

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (29 Kasım 2021)

Kuvvetli lodos hayatı olumsuz etkiliyor