• $7,4374
  • €9,0196
  • 421.707
  • 1473.49
19 Ocak 2021 Salı

Halk düşmanı

Hikâye uzun, neredeyse 10 yıla yakın bir geçmişi var. Türkiye’nin şartlarının bugünkünden çok farklı olduğu bir dönemde başladı ve bugüne kadar geldi.

Ama halen çözülemedi.

Çok geri gitmeden 2008’den itibaren ele alalım. Mehmet Acet’in Ülke TV’de hazırlayıp sunduğu Gazeteciler isimli programın konuklarından biriydim. Ergenekon bahsi açılınca, “Doğrularla yanlışların karışımı” değerlendirmesini yaptım. Zaman Gazetesi’nin Ankara Temsilcisi Mustafa Ünal ile Today’s Zaman’ın Temsilcisi Abdullah Bozkurt tepki gösterdi. Her ikisi birden “Ergenekon bir çetedir” diye atılınca, “Türkiye’de çetelerin mücadelesi var, o durumda” cevabını verdim.

En güçlü olduğu dönemde üstü kapalı da olsa “Cemaat” denilen yapıya “Çete” demenin bedelini de ödedim. Çalıştığım Bugün Gazetesi’ni satın alan FETÖ’cü Akın İpek tarafından işten çıkarıldım. Hem de pek çok hakkım gasp edilerek; “Müslümanım” iddiasında bulunanlar tarafından “kul hakkı” ayaklar altına alınarak!

Yargı yolu ile söke söke aldım tabii onları.

Bir süre sonra Takvim Gazetesi’nde yazmaya başladım. Dershaneler konusundaki tartışmalardan itibaren, o dönemde “Cemaat” adı verilen FETÖ’cü yapının saldırılarına uğradım. Haklarında ne yazarsam yazayım, hatta matufiyet bile olmasa Cumhuriyet Savcısı’nın karşısında buldum kendimi. Her seferinde Fetullah Gülen adına avukatı Nurullah Albayrak tarafından suç duyurusunda bulunuldu. Tabii tamamı hakkında takipsizlik kararı verildi. Zaten amaç da baskı uygulamak, ürkütmek ve haklarında yazamaz hale getirmekti.

Ama Türk Ceza Kanunu’na göre suçtu yaptıkları.

Hem de dinen haram sayılan “iftira” suçu kapsamına giriyordu. Takipsizlik kararlarını aldıktan sonra karşı atağa geçtim ve Gülen hakkında “iftiradan” suç duyurusunda bulundum. Dosya hangi savcıya gittiyse kaçmak için bir bahane buldu. Kimi “görevsizlik”, kimi “yetkisizlik” gibi bahanelerle dava açmadı. Dosyayı sıkı takip ettiğim için Gülen’i de aklayabilen çıkmadı. Nihayet Cevat İşlek adında korkusuz bir savcı gerekeni yaptı. Gülen hakkında “iftira” suçundan dava açtı.

Bu arada, şikâyetim üzerine Avukatı Nurullah Albayrak hakkında da bir başka dava açıldı. Her iki dava yıllardır sürüyor. Her iki isim de kaçak olduğu için bir işlem yapılamıyor.

Geçen duruşmada CMK 248. Madde gereğince, mahkemeden F. Gülen hakkında tutuklama kararı vermesini istedik. Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesi süre istedi. 25 Ocak’taki celsede kararı verecek.

Şimdi sakın “Adam kaçak, mahkeme tutuklama kararı verse ne olur?” demeyin.

Kazın ayağı öyle değil çünkü. Gülen hakkında tutuklama kararları var, ama devlete karşı işlenmiş suçlardan dolayı. Yanına bir de millete karşı işlenmiş, iftira gibi iğrenç ve alçak bir suç eklenirse kötü mü olur?

Ayrıca…

Keşke zamanında benim gibi bu adamın saldırı ve baskılarına maruz kalan herkes gereğini yapsaydı. Bugün, devlete karşı işlediği suçlarla birlikte millet düşmanlığı da belgelenmiş olurdu.

Gülen hakkındaki iade sürecinde rahatça “Bu adam aynı zamanda bir halk düşmanıdır” diyebilirdik! 

<p>ABD Başkanı Joe Biden'ın talimatı ile Suriye'deki İran destekli gruplara hava saldırısı düzenlend

ABD'den Suriye'ye hava saldırısı: Suriye'deki İran destekli gruplar vuruldu

Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nde son durum havadan görüntülendi

Dünyanın en büyük tam panoramik müzesi 1 milyon ziyaretçi ağırladı

Mavi vatan nöbetinde geçen yıl 12 bin 655 hayat kurtarıldı