• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
24 Mayıs 2015 Pazar

Güvercin mi, atmaca mı?

Adam çiftçi, toprağa bağlı yaşıyor. Memur olsa tayin isteyebilir, esnaf olsa dükkanını taşıyabilir. Çaresizliği çiftçi olmasından, kaçacak, gidecek yeri yok.

Bir gece silahlı insanlar kapısını çalıyorlar…
“Senin AK Parti’de ne işin var” diyorlar:
-İstifa edeceksin. İstifa ederken de bu metni okuyacaksın.
Bakıyor, metinde “Erdoğan diktatörlüğe kaydı. O yüzden AK Parti belediye meclis üyeliğinden istifa ediyorum, HDP’ye geçiyorum” yazılı.
“Yapamam, ben bunları söyleyemem” diyor:
-Öldürün beni.
Öldürmüyorlar, kendisine düşünme süresi verip gidiyorlar. Ardından akrabaları gelmeye başlıyor. “Senin yüzünden hayatımız tehlikede” diye söze giriyorlar:
-Senin yüzünden bizi öldürecekler. Senin yüzünden çocuklarımızı kaçıracaklar. Kendinle birlikte bizi de tehlikeye attın. Niye direniyorsun? Annenin karnından belediye meclis üyesi olarak mı doğdun?
Çaresiz “tamam” diyor:
-Sizin için istifa ederim ama o metni okumam.
Silahlı grup tekrar kapısını çalıyor. Kendisine dayatılan metni okumadığı için 50 bin lira ceza kestiklerini söylüyorlar. Sonra da kapıyı vurup gidiyorlar.
Ortada bir “ceza” var; ancak itiraz etme hakkı da, ödeme gücü de yok. Bu defa akrabalar devreye giriyorlar. Terör örgütünün adamları ile konuşuyorlar. Yalvarıyor, yakarıyor, cezayı 30 bin liraya indiriyorlar.
Olay, gazetelere şöyle intikal ediyor:
“AK Parti’den bir fire daha!”
* * *
Taktik değiştirdiler. Vurmuyorlar, kırmıyorlar, taşkınlık da yapmıyorlar. Şu günlerde Diyarbakır en sakin illerden biri! Cuma günü oradaydım; sokaklarda HDP’nin bir propaganda aracını bile görmedim. Hüda Par’ın bağımsız adayları ile AK Partililer çalışıyordu.
HDP’liler, kırsalı ve köyleri ablukaya almışlar. Şehirde de gece 21:00’den sonra ortaya çıkıyorlarmış. “Anket yapıyoruz” diyerek kapıları çalıyorlarmış:
-Hangi partiye oy vereceksin?
Gece yarısı anket! Saat 22:00 – 23:00’te kapının çalınması bile yeterli. Ayrıca bir baskıya ve tehdide gerek var mı?
Sokaklar sakin; ama pek çok iş yerinde hareket var. İş yerlerinin kapısı çalınıyor, esnafın dükkanına giriliyor. Önceden miktarı belirlenen “haraçlar” toplanıyor. Yetmez, bir de talimat veriliyor:
-Bak, bu arkadaş Kobanili. Ona iş vereceksin, gerekirse ortak yapacaksın. Artık o sana emanet.
Herkes rahatsız, ne olup bittiğini bilmeyen yok; ama şehirde bir korku imparatorluğu hakim. Kimse resmi makamlara gidip şikayetçi olamıyor. Sandıkta tepkisini gösterecek; ama orada da ölüm tehdidi var.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, “Bunlar batıda güvercin, buralarda ise atmaca” diyor:
-Seçim günü köylerde ölüye de, hapisteki, askerdeki insana da, doğum yapan kadına da oy kullandırıyorlar. Olağanüstü bir baskı var.
Ardından ekliyor:
-Diyarbakır için söylüyorum. Burada HDP’nin aldığı oyların kafadan yüzde 10’u hırsızlık!
Eronat böyle diyor ama…
HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş kürsüye çıkıp, “Seçimde hile yapacaklar. Oyları çalacaklar” diye bağırıyor!
* * *
Oya Eronat, “Selahattin Demirtaş’ın o yumurta kırma sahnesini her görüşümde, katledilen çocuklarımız aklıma geliyor” diyor.
Diyarbakır’da Eronat gibi düşünenlerin sayısı az değil. 6-7 Ekim olaylarında çocukları öldürülen analar da haykırıyorlar. Çocuklarının Demirtaş’ın çağrısının ardından sokaklara dökülenler tarafından katledildiğini açıkça söylüyorlar.
HDP’liler ise, bir “barış” ve “Türkiye partisi olacağız” türküsü tutturmuş gidiyorlar… Demirtaş da “şirinlik” gösterileri yapıyor…
Öyle bir iki yüzlülük ve aldatmaca hakim ki!.. Bu ikiyüzlülüğü ve oynanan oyunu görmek isteyen herkesin bölgeye gitmesini, insanları dinlemesini tavsiye ederim!

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi