• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
07 Haziran 2014 Cumartesi

Gübreden çıkan etik değer

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Yaşayan neler görüyormuş meğer! Nihayet bunu da gördük; hayvan pisliği (gübre-tezek) ile etik (ahlak) arasında ne kadar önemli bir bağ varmış öğrendik!
Bitmedi, dahası var: Hele hele bu gübre “sıvılaştırılmış” olunca, etik değerler bir başka anlam kazanıyormuş! Öyle diyor, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu. Bakın, TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz’ın “gübre istifası” ile ilgili olarak neler söylüyor:
-Muharrem Bey’in etik değerlere duyduğu saygı dolayısıyla TÜSİAD Başkanlığı’ndan ayrılmasını saygıyla karşılamamız gerekiyor.
CHP Genel Başkanı’nın gübre istifasını bir tek alkışlamadığı kalıyor!
***
Şimdi olayın geçmişine kısaca bir bakalım…
Muharrem Yılmaz’ın, Karacabey’deki fabrikasında işçiler greve başlıyor. Aradan bir ay geçiyor, işçilerin eylem yaptığı alana sıvılaştırılmış gübre dökülüyor. Önce dört bir yanı ağır bir koku, sonra da sinekler sarıyor.
Grevci işçiler alanı terk etmek zorunda kalıyor. Sendika yetkililerinin söylediklerine göre, durum korkunç bir hal alıyor. Bu arada, işçileri sendikasızlaştırma iddiaları da sosyal medyaya yansıyor.
AKŞAM Gazetesi gelişmeleri yazıyor…
Olaylar ortaya çıkınca, fabrika sahibi Muharrem Yılmaz, TÜSİAD Başkanlığı’ndan istifa ediyor. Ardından bazı çevrelerde bir alkış tufanı kopuyor. Olaya kimi “itibar istifası” adını koyuyor; Kılıçdaroğlu gibi kimileri de “etik değerlere saygıdan” bahsediyor.
Şaka gibi değil mi?
***
Son derece garip bir durumla karşı karşıyayız. Bazı gazetelerin Muharrem Yılmaz’a niye destek verdiklerini anlayabilirim. Vardır mutlaka bir sebebi. Mesela, TÜSİAD üyelerinden alınan reklam ilişkisi gibi!
Buna karşılık, Kemal Kılıçdaroğlu’nun tavrının anlaşılır bir tarafı yok…
Çünkü CHP, sosyal demokrat olduğunu iddia eden bir siyasi parti. Üstelik, işçi sınıfı partilerinin oluşturduğu Sosyalist Enternasyonal’in üyesi.
Buna rağmen, “işçi sınıfının” değil, “burjuvazinin” temsilcisi gibi davranıyor. Eylem alanına gübre dökülen işçilerin yanında yer almak yerine, Muharrem Yılmaz’ın istifasını alkışlamakla uğraşıyor!
İşçileri sendikasızlaştırmak için baskı yapıldığı iddialarını da göz önüne alırsak, CHP açısından daha da ağır bir durum ortaya çıkıyor.
Normal değil bu. Garip ve anlaşılmaz bir tutum!
***
Medyada ve parti içinde “Yeni CHP”den bahsediliyor ama…
Ortada “yeni” görüntüsünden çok, geriye, 1950’lere doğru giden, asker, sivil bürokratların partisi CHP görüntüsü var.
Aynı kafa devam ediyor…
1950’de iktidardaki Demokrat Parti, sendika ve grev yasası gibi düzenlemeler getirmeye çalıştığında, en büyük tepkiyi CHP’den görmüştü. CHP’nin eski Çalışma Bakanlarından Sadi Irmak, “Olmaz böyle şey” diye itiraz etmişti.
Aradan 64 yıl geçti…
Kılıçdaroğlu’nun tavrına ve yaptığı açıklamalara bakılırsa, CHP’de bir ilerleme yok. Halen aynı yerde duruyor.
Belki üzerime düşmez ama CHP gerçekten gelişmek ve ilerlemek istiyorsa, önce kendini ve izlediği politikaları sorgulamalı!
***
Tabii ki sorun sadece CHP’de de değil. Bakıyorum da eski Marksistlerin bir bölümü de aynı yolun yolcusu. Onlar da farklı tavırlar içinde değiller.
Sosyal medyada Muharrem Yılmaz’ın “saygın” ve “itibarlı” istifasından söz ediyorlar. TÜSİAD Başkanı’nı yere göğe sığdıramıyorlar. İçlerinde işçilere ve onların sorunlarına dönüp bakan yok.
Hırsları ve düşmanlıkları, akılları ve bugüne kadar savunduklarını iddia ettikleri bütün değerlerin önünde!
“Düşmanımın düşmanı benim dostumdur” diyorlar. Geniş kitleleri ve yapılan haksızlıkları bir tarafa bırakıp TÜSİAD savunuculuğu yapıyorlar. O yüzden de bir türlü bellerini doğrultamıyorlar!

<p>Bedir Acar: </p><p>'Kur'an'da iki yerde geçen ve Hz. Ya'kūb'un ikinci adı veya lakabı olan İ

Vicdan öldüğünde geriye ne kalır?

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi